Counter

4 Kasım 2013 Pazartesi

Çok gezen çok mu bilir çok mu yorulur, çok okuyan ne zaman gezerse daha çok bilir? :)

Artık ne kadar zaman geçtiyse bilgisayarı açmayalı bir buçuk saattir yüz küsur güncelleme yaptırdı bana makine. Aç kapa yeniden başlat vs ancak gelebildim bu sayfaya o da arkada devam ediyor. Lara 20:00 itibari ile banyosunu da yapmış olarak uyudu ve ben görevini yerine getirmenin huzuru ile oturdum iki laf edeyim diye, şükür :)

Çekiliş hazırlıkları devam ediyor, sanmayın ki atla deve (at ile deve şeklinde bir deyim var ya o manada, yani matah bir şey değil) ama üç hediye olsun istedim çoktan seçmeli ya da hepsi bir kişiye emin değilim, o nedenle de süreç uzadı; ikisi hazırdı ama üçüncüsü oyaladı beni. İp seç ör sök olmadı baştan ör filan, bir parçası bitti, ikincisi de şişte yani yolda o da bitsin kış bitmeden(!) çekiliş yapılsın diye uğraşıyorum Allah sizi inandırsın.


Bu yaz çok gezdim demiştim değil mi? Üşenmedim saydım, 103 günde 30 gün nedir arkadaş? Hele benim gibi bir ev kedisi için. Neredeyse 3,5 ayın 1 ayı evden uzak geçmiş parça pinçik. Denizli, İstanbul, Tekirdağ (aslında Silivri) ve yine İstanbul ve Denizli. Oy oy oy... Aralarda İstanbul' da da iki ayrı adres var. Ama çok şükür döndük dolaştık geldik evimize ve bu kış hayırlısı ile çıkmayı da pek düşünmüyorum artık. 

Bu arada her ne kadar sürekli şikayet etsem de alışmışım demek ki bu şehrin sıcağına, aslında hepimiz alışmışız. Ne zaman evden çıksak hasta döndük ailecek. Evde iyileştik sonraki seyahatten yine hasta döndük. An itibariyle babamızın bademcikleri de normale dönerse rahatlayıp bu kış bir daha hasta olmayalım diye her türlü tedbiri almak dışında yapacak bir şey yok. 

Lara 20 ayı tamamladı iki yaşa doğru koşar adım ilerliyor. O kadar hızlı değişiyor ve gelişiyor ki hayretler içinde kalıyorum bir çok zaman. O yarım yamalak kelimeler, enteresan danslar, el kol hareketleri, numaralar, rol kesmeler, cilveler nazlar yığınla. Mümkün olduğunca yazmaya çalışıyorum kelimeleri ama her gün yeni bir şeyler çıkıyor artık, onlar gelince eskiler unutuluyor haliyle. Bütün çocuklar gibi makarnaya bayılıyor adı da ma-ka. Heceleyerek söylüyor, tıpkı mandalina gibi o da man-ga :) Bugün de su demeye başladı fu fu fu şeklinde.  

En güzel söylediği kelime 'anne', zaten söylemeye başlayınca susmuyor durmuyor. Efendim tatlım, efendim yavrum, efendim annem, söyle lokumum, ne var annecim, sonrasında susuyorum ben, o devam :) Baba, teyze ve dede de güzel söylediklerinden. Asıl tatlı yapan bu kelimeleri sesindeki tonlama tabi. Tarif edemem ama kaydedip saklamak istiyorum kendisi de duyabilsin yıllar sonra diye. Kelimeleri birleştirmiyor mu daha derseniz geçenlerde arabada gidiyoruz, sürekli anne anne anne şeklinde en son dedim ki efendimler kar etmeyince. "Lara' cım şu anda araba kullanıyorum, seninle ilgilenemem, ne istiyorsan söyle kızım sürekli anne deyip durma lütfen" bu son lütfen bir es ardından hafif sert çıkmış olabilir ama cümlenin genelinde son derece normaldi sesim. Sustu bir an sonra da anne mama dedi bir kez. Budur. Sizce sayılmaz mı :)) Ayrıca bu bir diyalog değil mi ve artık konuşarak da anlaşabildiğimizin resmi :)

Ayrıca sürekli konuşuyor kendi kendine, bizimle ve oyuncakları ile. Yine o tonlamalar bitiriyor beni. Dergiler karıştırılırken bu sefer yazılar da soruluyor, olmadı kendisi parmağı ile yazıların üzerinden geçip okuyor kendince. En sevdiği kitabı sanırım Günün çorbasında görüp edindiğim Süpürgede Yer Var mı?. Ben ezberledim kitabı, aslında kendisi de muhtemelen çünkü oradaki hayvanların seslerini benden önce o çıkarıyor yeri geldiğinde. Henüz tamamını bir arada okumak mümkün olmadı ama o seçiyor sayfayı ordan başlıyoruz işte, nereye kadar gidebilirsek. 

Seyahatlere alıştı çok şükür, kalabalıklara da; hiç sorun yaşamadık sadece bayramda Denizli' deyken son köpek dişini de çıkarmaya çalışıyordu muhtemelen, ara ara ufak tefek arızalar yaşadık ama döndüğümüzde 22 Ekim itibari ile o diş de yani 16. diş de çıktı ve geriye sadece 4 büyük azı dişi kaldı. Onlar daha kolay çıkar dimi; bence kesin öyle :) Enteresandır ilk dişi de geçen yıl 22 Ekimde çıkmıştı. Böylece 16 diş tam bir yılda tamamlanmış oldu. Evet anne sütüne şimdilik devam ama bu 16. dişi ve eve dönmeyi bekledim açıkçası. Niyetlenmem an meselesi, hakkaten yaw :)) 

Son zamanlarda öğle uykularından dertli olduğumu da söyleyip Lara konusuna ara vereyim. Yaklaşık bir hafta on gündür öğle uykuları yalan oldu.  Evde uyumuyor, denemeler, iki üç sonra pes ediyorum tabi ama kimi zaman babası ile akşam üstü bisiklete çıktığında uyuyor. Kafası düşe düşe boynu yamula yamula yarım saat. O yüzden de iki gündür uyku saatinde pusette çıkarıyorum parkta uyuyor kısa da olsa. Mis gibi yatak dururken şu hallerine bakın... 


Son dedim ama bunu da göstermeden bitirmek istemedim, bugün sabah ben şiddetli başağrısından muzdarip evde yatarken babası ile parka çıkan küçük hanımın keyfine bakar mısınız? Ben de şimdi gördüm de pek hoşuma gitti. 

Daha daha ne haber derseniz fotoğrafın da etkisi ile güzel dağıldım kitaplar filan sonraya kalsın derim. Sadece şu aralar okuduğum Anne Faktörü sayesinde anneliğimi feci sorguladığımı, yaptığım ve yapmadığım her şey için kendime ayar çekmeye çalışırken ayarlarımı hepten bozduğumu bilin yeter. Öyle bir anlatıyor ki amcalar(iki psikolog amca) hayatımız boyunca kurduğumuz tüm ilişkilerin sağlığı hatta varlığı annemiz ile kurduğumuz o ilk ilişki üzerine kurulu. Hayır tamam baştan beri biliyorum besle doyur uyut değil olay da bu kadarı da ağır mı geldi nedir? Neyse dediğim gibi bu akşamlık hazır keyfim de yerindeyken vedalaşayım. 

En kısa zamanda çekiliş duyurusu bile buradayım. Ciddiyim, son kararım. 

14 yorum:

  1. Boşver sen o amcaları, yoksa hepimizi hasta edecekler :) Ben annemin yöntemiyle kendi yöntemim arasında bir yerlerdeyim çocuk yetiştirme konusunda, benim doğrum bu-şimdilik-
    Lara kuzusu çok tatlı yine, maşallah ona ve artık inşallah kalan dişleri kolaycacık çıksın ;)
    Öpüyorum ikinizi de, bir de çok merak ettim, şu iki parçalı son hediye çalışmanı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esen' cim bu kitap gerçekten etkiledi beni. Kişisel gelişim kitaplarını okumaktan vazgeçtim bir süredir ama bu kitap annem ile ilişkim üzerinden kendimi anlama yolunda önemliydi. Hala da okuyorum. Bir göz gezdir fırsat bulabilirsen belki ilgini çeker.
      Çok teşekkürler, yayınladım çekilişi bir bak bakalım :)

      Sil
  2. Son fotoğrafı görünce uçtu gitti yazacaklarım.
    Harbiden amma gezmişsiniz Ülkerim. İnsan valiz hazırlamaktan yıkamaktan toplamaktan yorulur. Helal vallahi iyi idare etmişsin.
    Bence Lara kesinlikle seninle diyaloğa girmiş :D
    Kitabı merak ettim. Annem çok dominant bir kadındır. onu eleştirdiğim çoğu şeyi eminim ben de yapıyorumdur.
    Öperim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nilhan' ım evde olmak hele ki bu kadar gezdikten sonra pek güzel. Evde iş bitmiyor biliyorsun sen de zaten ama olsun evim güzel evim işte.
      Benim annem de dominanttır ve etkilerini de görüyorum hayatımın her alanında kitabı okudukça da şaşırıyorum bu da mı bu nedenle şeklinde bağlantılar kura kura... Çok teşekkürler taze gebe. :))

      Sil
  3. esen cana katılıyorum bir kere yazar yabancı yani başka kültürden.elin oğlu ne bilecek senin ülkeni adetlerini örflerini alışkanlıkları mevsimini gelirini giderini vs vs ayrıldığımız çok nokta var onlarla ve bu konuda içgügülere önem veriyorum en çok.eğer çocuğunda bir hata yaparsan ( davranış olarak zaten o meşhur güdü devreye girip hemen bir değerlendirme yapıyor ceza kesiyor ve doğru budur diyor :))
    lara muhteşem bir çocuk tıpki diğer tüm çocuklar gibi.hem bir mucize hem sürekli okumak isteyeceğin ama bazende seni çok yoracak bir kitap.hep söylüyorum yine söyleyeceğim tadını çıkar :) (amann ukalayım biliyorum) her ikinizide çoook öpüyorum.çekilişide duyurduğunda ilk aday ben olicimm:)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Alanay' cım. İçgüdüler bir çok zaman yol gösteriyor ama insan okuduklarından da etkileniyor çokça. Çok çok çok sağol her zaman fazla fazla motive ediyorsun beni annelik konusunda da. Sevgiler ve hadi koş çekilişe :)))

      Sil
  4. son fotoğraf çok güzel :)

    konuşan çocuk iyidir derler. Kızımda çokk konuşur sağolsun :) ama bu durum iyimidir bilemedim ben :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Bence de konuşan çocuk iyidir. Çok teşekkürler :))

      Sil
  5. Ay kil oldum..acayip uzun bir yorum yazdim..hata verdi.. ;( simdi nasil yazcam ben onu yine? ;(

    YanıtlayınSil

  6. Lara pek tatli olmus...tütütüü masallah yavruya... Daha dün gibi dogacak diye posta attigin..ne sevinmistim senin icin...simdi konusuyor minik melek...




    Okudugun kitaplara gelince... ;) o pis-koloji kitaplarini takma fazla kafana... Ben bu tür kitaplarda insanlari zorla bir takim cekmecelere koymaya calismalarina kil oluyorum... Tamam diyelim cok iyi bir kitap.. 50 cekmece acmis .. Ama ya sen orada olmayan 51.cekmeceye uyuyorsan.. Düsün, o zaman zorla kendine, o 50 olasiliktan birine girmek zorundaymis gibi baski yapacaksin.. Corap cekmecesine zorla sokulmaya calisilan, iyi kalite kasmir kazak gibi.. Olmaz kardes..uymaz o oraya.;) .. Yani ben, insanlari kaliplara sokmaya calisan, bazi tür ;) kitaplara kil oluyorum. Tek dogru yoktur.. Mükemmelin, iyiyin düsmani olmasina izin verme... ( son cümle Minimalist Parenting kitabindan bir alintidir.. )
    evet yeniden yazmay calistim.. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler tekrar vakit ayırıp uzun uzun yazdığın için Narçiçeğim. Konuştuk zaten konu üzerine seninle. Bir de sen bak bakalım şu kitaba :) Sevgiler güzel Bezelye ve Börülce' ne de :)

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...