Counter

20 Kasım 2014 Perşembe

Yüz Güldüren Gelişmeler

İtiraf ediyorum: Biraz pimpirikli, biraz titiz, biraz da mükemmeliyetçi olduğum doğrudur. Ayrıca fazla hassas ve buluttan nem kapan bir tarafım da var, tamam. Kimi zaman işime yarasa da bu özellikler kimi zaman beni bunaltıyor belki etrafımdakileri de. Beni de böyle sevin ne diyeyim :)

Lara' nın kreş günlüğüne devam edelim, çok şükür olumlu gelişmelerle. Bu hafta başından beri Lara sanıyorum son öğretmenini de sevmeye başladığı için daha rahat ayrılıyor kapıda benden. Bu da benim eve daha huzurlu dönmem demek ve kafamın daha rahat olması.. Dolayısıyla benden yansıyan enerji de pozitif olunca Lara da daha iyi oluyor ve silsile olarak iyilik devam ediyor.

Salı günü öğretmeni, kreş sahibesi ve ben buluştuk okulda Lara' nın uyku saatinde. Uzun uzun konuştuk gelişmeleri, karşılıklı taleplerimizi; bu görüşmeleri aylık olarak tekrarlamaya karar verdik. Lara' nın sabahki ve akşamki tavırlarından zaten belliydi öğretmenini sevmeye ve alışmaya başladığı ama öğretmeninin ağzından da destekler sözler durmak beni mutlu etti. Evet yine ağlıyor ama kapıda kaçmaya çalışmıyor artık; öğretmeninin kucağına atlıyor Şeyda' lı günlerindeki gibi. Çok şükür.. Ayrıca okuldaki arkadaşlarını evde anlatmaya başlaması ve okuldan keyifle bahsetmesi de iyi gelişmeler. En samimi arkadaşları Ela ve Türkay' mış. En çok onlarla oynuyormuş. Öğretmenini paylaşmak istemiyormuş kimi zaman ama bu da benimsediğinin bir göstergesi ki bence bu aşamada kötü değil, hatta tam tersi. Etkinliklere katılmaya başlamış daha çok ve artık daha hareketliymiş sınıfta.

Evdeki muhtelif Winne' ler
Aslında bence bu süreci kolaylaştıran en önemli desteklerden biri de Winnie. Geçen hafta cuma gününden bu yana Winnie ile gidiyor okula. Bu Winnie Lara' nın odasında uzun zamandır dekor olarak duran bir ayıcık. Çok da oynamazdı aslında onunla ama cuma günü oyuncak günü olduğundan çantasına atıvermiştim, bizimki seçmek istemeyince hiç bir oyuncağını. O günden beri de Winnie hep çantaya konuyor sabahları ve okulda da dayanak oldu sanırım ona. Genelde kucağında. Ben de görüyorum izlediğim zamanlarda, öğretmeni de söylüyor. Hatta kimi zaman sadece Winnie ile oynuyor diye serzenişte bulundu öğretmeni. Ben de bu aşamada onun okula ve öğretmenine ısınmasını kolaylaştıracak her şeye izin verelim Winnie' yi sevelim kollayalım dedim. Bağımlılık geliştirebilir mi acaba dedi öğretmeni; hiç sanmıyorum dedim ben ne uğraştım o bebekken bir güven nesnesi edinsin diye ama olmadı. Sizi iyice benimsediğinde Winnie' yi unutacaktır, ki eve döndüğünde atıyor bir kenara ve hiç ilgilenmiyor zaten.

Bir de kafamdaki tüm soru işaretlerini dağıtmak için ilk başta kreşe başlamaya uygun mu halimiz diye danıştığım pedagoga gittim dün. Anlattım kafamda içimde ne varsa ve en kafamı kurcalayan soruyu da sordum tabi ki, başlamamız için doğru zaman olduğunu söylemiştiniz ama erken mi acaba yine de, çok mu uzun ayrı kalıyoruz Lara ile?

"Eğer okulda uzun süreler ağlıyor, yemiyor, uyumuyor ve okuldan mutsuz dönüyor deseydiniz evet erken olmuş, bir kaç ay evde kalın beraber, sonra tekrar deneyin derdim ama bu bahsettiğiniz gelişmeler son derece olumlu, devam etmenizde fayda var" dedi. "Hatta mutlaka devam edin çünkü annenin çocuğa çocuğun da anneye yapışması çok daha sağlıksız bu aşamada. Onun yaşıtları ile sosyalleşmeye ihtiyacı var ve bu konudaki gelişmelerinden de bahsediyorsunuz. Adaptasyon süreci 6 aya kadar uzayabilir kimi durumlarda ki sık öğretmen değişimi bu durumu körüklemiş, Lara' nın tepkileri son derece normal. Winnie de yanında olmaya devam etsin bir süre, hiç bir sakıncası yok. Destekleyin, teşvik edin, yüreklendirin ve ayrı vakit geçirmeye devam edin. Hatta evde de sürekli onun istekleri olmasın. Sizin de ayrı bir birey olduğunuzu, taleplerinizin önemli olduğunu öğrensin. Seçim şansı tanıyın belirli çerçeve dahilinde ama tüm kararları da onunla almayın. Mesela bir oyun alanına veya parka gitmeyi planladınız iki seçenek sunun şuraya mı buraya mı şeklinde. Bu aşamada sizden aldığı sevgi ve güven kadar 'ayrışma' yı da yaşaması ve öğrenmesi lazım yoksa ilerde sürekli ilgi ve onay bekleyen bir birey olur ki daha çok yıpranır o zaman. Zamanında ve sağlıklı ayrışamamış bireyler yetişkinlikte hemen her durumla başetmekte zorlanır, mutsuzluğa daha yatkın olur. "dedi ki bence de çok önemli bu konu.

Mutluluğun anahtarı bir yerde hatta. Kendi kendine yetebilen, duygusal olarak tamamlanmış, başka birilerine mutlak ihtiyacı olmadan, sürekli onaylanma ve desteklenme ihtiyacı duymadan, bağımsız ve özgür ruhlu bir birey olması ve buna bağlı sağlıklı ilişkiler kurabilmesi her anlamda.

Doğru yolda olduğumu hissediyordum ama yine de işin uzmanından bu konuda olumlu yanıtlar almak içimi rahatlattı çokça.

Bu arada bu elbiseyi de ben yaptım :) Eski bir hamilelik kazağımdan. Kolları tayt oldu Lara' ya yine. Kalıp da Lara' nın eski bir elbisesi. Kol, etek ve yaka uçları coton dantel ve keçeden çiçek. Güzel olmuş değil mi :))

Daha pozitif ve güzel gelişmelerle dolu yazılar yazayım artık inşallah. Kreş bal, Lara mis ben de tam istediğim gibi bir iş buldum diyeyim misal.

Sevgiler, güzellikler hepimize. 

12 yorum:

  1. İnşallah, İnşallah, İnşallah..

    Çok sevindim olumlu gelişmeler olduğuna zaten başka türlü olacağını da düşünmüyordum. Her çocuk farklı sonuçta süreç de doğal olarak farklılıklar gösterir. Sizin için demek ki doğru zaman buymuş.

    Ayrıca elbiseye bayıldım, bayıldım aynısından vallahi yaşıma başıma bakmadan giyerdim anla ne kadar beğendiğimi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ayla' cım. Öğreniyoruz işte birlikte Lara' yla. Yalnız bir kez daha gördüm ki bu çocuk yetiştirme hadiselerinde hiç bir şey stabil değil. Herşey sürekli değişiyor her an her dakika bir devinim. Çok şeyin farkında olmak da işi zorluyor genellikle. Bazen daha az detaycı olabilsem keşke diyorum :)
      Bu elbise bende de aynı hisleri uyandırıyor Ayla' cım. Demek ki giyim kuşam zevklerimiz de örtüşüyor seninle :) Teşekkür ederim. Ola ki görürsem bir yerlerde benzerini haber ederim sana da :))

      Sil
    2. Bayılırım ben elbiselere, eteklere hele de ciciliyse :))

      Sil
    3. Ben yeni yeni bayılmaya başladım. Oldum bittim pantoloncuydum oysa; ne büyük yanılgıymış. Elbise gibisi var mı :))

      Sil
  2. Oh çok şükür Ülkerim.
    İş de olur inşallah. Elbise mikemmel. yani modeliyle rengiyle tasarımıyla çok ama çok güzel. Ellerine sağlık. Mankenin hakkını yememek lazım.

    Şimdi gelelim kreşe. Biz Ece yi zamansız gönderdik hala içimde sızıdır. İlk iki sene gerçekten ikimiz de hazır değildik. Ama mecburduk. Dediğin silsile mutluluk çok önemli. Çünkü mutlu anne=mutlu çocuk.
    "Hatta evde de sürekli onun istekleri olmasın. Sizin de ayrı bir birey olduğunuzu, taleplerinizin önemli olduğunu öğrensin."
    Ece hala buna müsaade etmez. Sabah uyanır uyanmaz Anneee diye seslenir. Efendim dersin, geeeeeel der. Öylesine. Hep yanımda durmak ister. Odadan çıkacağım zaman kolumu ya da kazağımı tutmak ister. Nereye diye sorar. Hala çalışmamı istemez.. Okulda mutlu, arkadaşlarını seviyor ama yalnızken hep beni istiyor.
    Halbuki kız çocukları babacı olmaz mıydı yahu?
    İşimi sevmiyorum ama inan kafamı dinliyorum ben işyerinde.
    Öperim cnm

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok şükür Nilhan' cım. İnşallah daha da iyiye gider bu sürecimiz de rahat ederiz bu konuyla ilgili.
      Lara da sanırım benim fazla müsamahalı yaklaşımım yüzünden her daim onun emrine amade olduğumu hissediyor bir süredir. Hani etrafımızda bizden başka ilgilenen ve şımartan yok diye biraz fazla toleranslı davranabiliyorum farkında olarak veya olmayarak. Bu durum ilerde zorlar bizi de diye düşünerek şimdilerde daha kurallı olmaya çalışıyorum zaten ama kolay olmuyor. Sevgisiz hissetmemesi de çok önemli. Yani bu işte de doz önemli işte şekerim, her konuda olduğu gibi fazla doz zehir :)
      Ece' nin sana daha düşkün olduğunu daha önce de konuşmuştuk sanırım hatırladım. Belki de bahsettiğin kreşe hazır olmama halidir buna sebep, olabilir mi? Lara' da durum babaya hayranlık ve aşk boyutunda ama anne Sebastiyan daha çok.
      Evde gözünü arkada koymayacak bir yardımcı olduktan sonra işte kafanı dinlemen de normal bence Nilhan' ım. Hele iki çocuktan sonra.
      Kolay gelsin sana da çok çok.

      Sil
  3. Oh oh ne güzel haberler:)) Devamı da böyle olsun, hiç dertlenme.
    Pedagog öyle haklı ki, bir yandan okudum bir yandan onayladım. Etrafımız gelişimini tamamlamamış bireylerle dolu. Bir bak bakalım, neden falanca arkadaş en ufak bir sıkıntıda ailesini arıyor diye. Ben çok dikkat ederim böyle şeylere. Biraz daha tanıdığımda da yetiştirme tarzından kaynaklandığını anlarım. Bazıları var ki benim tahammülüm gerçekten yok. Sanki anne-babası onun çocuğuna bakmak zorunda, ona maddi destek sağlamak zorunda ya da onun için koşturmak zorunda. "Beni doğurmasaydı o zaman" yaklaşımı. İyi de kardeşim seni doğurmuş, büyütmüş, okutmuş, yeter. Artık kendini birey olarak görme zamanı gelmedi mi diyesim geliyor:)
    Kimse kusura bakmasın ama bu tür yaklaşım bizde çok. Yabancılar neden böyle diye bir bakmak lazım. Neden kendilerine daha çok güveniyorlar, neden 18 yaşında evden ayrılabiliyorlar vs. Sebebi basit; bebek doğduğu andan itibaren, "benim prensim, prensesim" yoktur, o bir bireydir ve ismiyle hitap edilir. Odasının rengine, perdesinin rengine vs, üzerine giyeceği kıyafete (iki seçenek sunarak) kendi kadar verir. Her şey nedenleriyle açıklanır, çocuğa ait zamanda cep telefonu dahil her şey kapatılır vs.
    O kadar çok şey var ki ve tüm bu ufak tefek şeyler bir çocuğun birey olması için çok çok önemli.
    Sendeki gelişmelerin olumlu yönde haberlerini bekliyorum:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çocuk yetiştirmede en önemli konulardan biri bu kendine yetebilecek çocuklar yetiştirmek. Kolay değil ama şart. Özgüven kazandırmak ama onu da abartmadan. Öğrenmenin sonu yok bu süreçte. Çocuklar bizim onlara bakışlarımızdan bile bir sürü mesaj alırken. Kimi zaman endişeli bakışlar bile tehlike sinyali onlar için. Bu konuda kendime çok söz var söylenecek ama öğreniyorum işte. Sağol desteğin için Semi' cim.

      Sil
  4. Haberler süper, hadi inşallah "işe girdim" diye de yaz da müjdele bize güzel haberi :)
    Çok sevindim Ülkercim, sıkıntılarının geçmesine, gör bak daha da güzel olacak inşallah her şey ;) Aslında galiba sabır ile sebat ile her şey çözülüyor. Zannediyoruz ki geçmeyecek sıkıntılar ama zamanla, yavaş yavaş tek tek çözülüyor, geçiyor. Bundan sonrası hep güzel olsun kuzu için, hep çok sevsin okulunu, öğretmenlerini...
    Yalnız o elbiseye bittim ben ve çok da şaşırdım kazaktan elbise yapmana, aferin sana şekerim, bana diyorsun ama terzilik zor iş, asıl sana "helal olsun" :)) Güle güle giysin kuzu ;) Bi de o keçe çiçek ne güzel olmuş öyle, keçe konusunda da gelecek var sende çekirge, yap yeni yeni şeyler yine e mi :)
    Öperim çok çok.....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyin bir zamanı var Esen' cim haklısın zamanla oturuyor bütün taşlar yerine. Sabır ve hoşgörü. Bazen kendi karakterinden de ödün vermek ve çocuğun da kendi karakterini oluşturmasına yardım ve rehberlik etmek. Her şey yine denge üzerine kurulu işte.
      Teşekkürler güzel satırların için. Elbiseyi ben de beğendim bu kez. Dikiş dikmeyi seviyorum sanırım. Keçeyi de seviyorum :) Senin kadar olmasa da. Yeni fikirler yeni üretimler beni de heyecanlandırmaya başladı kafam sakinleştikçe. Motivasyon kaynağım benim 💜

      Sil
  5. ne güzel haberler! bu olumlu gelişmeler sen oldukça ve böyle sağlıklı yaklaştıkça artarak devam edecek biliyorum.kendini tamamlamamış çocukları ilk farkediyoruz okulda.zaten davranış ve başarı grafikleriyle kendilerini ele veriyorlar. yetişkin hayatlarında bile devam ediyor maalesef.
    elbiseye hayran oldum.ne becerikli hatunsun sen.maşallah sana.laraya çok yakışmıştır eminim.güle güle giysin kuzum.öpüyorum her ikinizde.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyi tam yapmak tam anlamıyla içine sinen tavırlar içinde olup doğru hareket ettiğinden emin olmak ne zor ama. Kafandaki sorular hiç bitmiyor ki ve acabalar..
      Sağol canım öperim seni çok.

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...