Counter

12 Temmuz 2011 Salı

Banyoya sepet, ler ler ler

Hani hemen herkesin banyosundaki demirbaşlardan olan IKEA sepetleri var ya, artık Mudolarda da var sanırım. İşte ben yıllar önce o sepetlerden almış idim 2 büyük 2 küçük. O zamandan beri de kullanırım keyifle. Ama bu yıl nereden aklıma geldiyse (işsizlikten olmasın :)) çevremdeki insanların benden sık sık duydukları klasikleşen cümlelerimden birini sarf ettim onlara bakarak kendi kendime "ben bunlardan yaparım ki..." 


Evde yeterince var gerçi ama olsun hediye ederim dedim bir iki tane öreyim; ama hızımı alamayıp, kendimi tutamayıp ördüm de ördüm. Sonuncusunu da bu akşam tamamlayıp gece gece kötü ışığa rağmen fotoğrafladım. Banu ablanın sabırsızlığından bende de var bolca. İşte sepetler. IKEA nınkiler kadar düzgün olmayabilir ama kesinlikle daha renkli. 
Malzeme koton makrome ipliği ve 3,5 numara tığ. Buyrun : 


Bu hepinizin tanıdığı çalışmaya ilham veren klasik IKEA sepeti. Asil, mağrur ve ciddi 

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Kuş yuvası

Bizim meşhur balkonun en son aksesuarı da tamamlandı asılmak üzere hazır. Klima ünitesinin altına asılacak sanırım. Astıktan sonra da paylaşırım sizlerle. 


Bu arada boyamayı da sonucunu da en sevdiğim ahşap işi oldu bu yuva. Bir de gerçek bir misafiri olursa değmeyin keyfime :))

8 Temmuz 2011 Cuma

Sizce bu nedir; ne işe yarar? Aslında derdim başka da...

E madem ne işe yarayacağını bilmiyorsun, yani ne yaptığını bilmiyorsun neden yaptın be kadın demezler mi insana :)  Derler... Ama durum bundan ibaret. Ben bu plastik halkalarla bir şeyler yapmayı kafama koydum ama fular askısı sonrasında tıkandım. Uzun uzun da uğraştım bu fotoğraflarını gördüğünüz "şey" ile. Hatta yapılış aşamalarını da fotoğrafladım, çok önemli bir ürün ya, belki yapmak istersiniz diyerekten. 


Gelgelelim ulaştığım sonuç beni çaresizce düşüncelere gark etti. Bu nedir ve ne işe yarar? Yani ben işe yaramaz saçma sapan bir şey mi yaptım? Yaptım da ne oldu?  Neden yaptım ben bunu yahu? 

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Ahşap kutularım

İtiraf edeyim ahşap boyama en sevdiğim çalışma değil :) Keçe ve bilimum kumaş türevi ile her şeyi deniyorum ve bayılıyorum da ama nedense ahşap ile aram pek hoş değil yine de ısrarcıyım vazgeçmiyorum ve deniyorum her şekilde. 


Mesela bu küçük kutuları boyamak, zımparalamak ve boyamak ve tekrar zımparalamak vs  gerçekten çok vakit alıyor. Sonra ufacık bir hatada, bir boya kaçıyor bir tarafa mesela ya da yanlış bir fırça hareketi. Telafisi zor oluyor; bir de ben orada o hatayı her şekilde gördüğüm ve bildiğim için diğer çalışmalarımda olduğu kadar içime sinmiyor. 


Keçe öyle mi ya :) Ben keçeye bayılıyorum. Ama şimdi ahşabın da hakkını yememek lazım, o da bana bayılmıyor muhtemelen. İşimi zorlaştırmak için ne lazımsa yapıyor. Mesela ilk transfer deneyimimde tepsiyi atmak zorunda kaldım her türlü kurtarma çalışmasına rağmen. Şöyle ki fotokopim kalitesizmiş arkadaşlarım anladı onu da. Yapıştırdım bir gün bekledim son derece nazik davrandım ama yok tüm renkler birbirine karıştı ve ne yapsam soyamadım tertemiz. Ne yapayım da sökeyim diye akıl istedim bilenlerden onlar da sıcak su ile yıka dediler :) Yıkadım da ama olmadı, suyun içinde beklettim biraz olmadı. Neyse kuruttum kazımaya çalıştım olmadı ama ne zaman ki üstüne bir  kat daha boya süreyim de kapansın o zaman dedim, boya ile beraber kabardı ama sadece bazı yerleri... E siz olsanız ne yapardınız? Attım tabi tepsiyi :)

1 Temmuz 2011 Cuma

Bizim Meşhuuuur Klima Ünitesi

Öncelikle mahallede meşhur. Çoğunluk bizim klima ünitesini adres tariflerinde cami ve okullardan çok kullanıyor. :) Hani şu klimalı ev var ya işte ondan sağa dön, sola dön vs. Geçen yıl yaz başında minicik balkonumuzda görüntüsü gözümüzü rahatsız ettiği için nasıl kamufle ederiz diye düşündük eşimle. Önce evde asacak yer bulamadığımız kuşlar yetişti imdadımıza. Bir arkadaşımızın ev hediyesi idi metalden kuşlar. Çok güzeldi ama evin konseptine uymuyordu. Acaba klima ünitesini kamufle eder mi dedik, denedik. Eh işte dedik ama eksikti işte... 
Boyasak mı dedi eşim, boyanır mı, neyle boyanır derken kendimizi yapı markette bulduk. Akrilik esaslı sprey boyalar aldık ve işe koyulduk. Öncelikle söktük ızgaralı kısımları ve gazete ile kapladık hayati iç organları ki boya gelmesin. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. Sonra boyadık gördüğünüz şekilde ve kuşları da misina ile bir çok noktadan bağladık. Boş kalan tarafı için de mukavvadan kalıplar hazırlayıp sprey beyaz boya ile yeniden boyadık kalıpların içini. İşte böyle : 

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...