Counter

örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2014 Pazartesi

Nasılsınız görüşmeyeli?

Aradan çook zaman geçti. Benimki blog yazarlığı boyutundan, hep aklında olduğu halde zaman zaman aranıp hal hatır sorulan arkadaşla hoşbeş kıvamına geleli çok oldu. Eski bol vakitli günler yeniden gelir de ben hobilere dalıp dalıp sizlere göstermek için her gün kapı çalar mıyım bilmem ama şimdilik durum bu.

Görüşmeyeli Lara iki yaşını doldurdu, konuşmaya, şarkı söylemeye, dansetmeye ve hatta posta koymaya bile başladı. Kelimeler hemen hemen düzgün ve tam çıkıyor ama bazı kelimeler var ki bir içim su, gülmemek için zor tutuyorum kendimi. Mesela:
bebese (domates), köbese(köstebek), kebebe(kurabiye), ke-be(kalem), ababa(araba), bıssık(fındık), apiti (uğur böceği) şinana (şirinler) gibi. Kimi harfler çok zor tabi -r, -z, -s. Özellikle kelimenin başı -z veya -s ise o -b oluyor, büfafa(zürafa), bisit(simit) gibi. Ama kelime içinde geçiyorsa sorun yok.


8 Şubat 2012 Çarşamba

Son ürünler...

Hatırlarsınız yapılacak işler listemdeki işler bittikçe paylaşıyorum işte bir bir; en sona boyunluk kalmıştı bir de eşimin bisiklet çantasına kırmızı yağmur kılıfı. Kılıf hala yok ama boyunluk nihayet bitti. 

İncecik bir ip ve incecik bir şiş ile sürekli saç örgüsü yaptım ya daral geldi. Uzunca bir süre ip ve örgü görmek istemiyorum :) 

Ama sonuç güzel oldu, ben beğendim, eşim de beğendi, sorun yok. İki gündür boynundan çıkarmıyor. 

16 Ocak 2012 Pazartesi

Ben bunu yine sökerim bence...

Battaganı iftiharla sundum ama bu sefer kazın ayağı öyle değil. 

Şu dut ip kabusu... Hani paspas diye ördüğüm... Kabusu dedim çünkü benim bu ipi kaçıncı söküşüm artık bilmiyorum... Bir süre önce bu örüp-sökme döngüsünden sıkılmış olacağım ki kaldırmışım işte, çok mu lazımdı onu dolapta bulup "amanın pek de çirkinmiş, kullanılmıyor da e ben bunu yeniden öreyim" işgüzarlığı içinde tekrar iş edinmem ve tekrar sökmem... Ne oldu, yine kaldıracağım sonra yine unutup aylar sonra aynı döngüye yine gireceğim. Atsam da kurtulsam, atamam da... 

Ben bu ipi sevmemişim meğer, örmesi neyse de bitirmesi pek çileliymiş, bana göre değilmiş meğer... Neyse uzatmayalım, hiç de güzel olmuş filan demeyin, geçmiş olsun deyin ben anlarım. Az fotoğraf koyuyorum hem de gece çekimi, gündüz görselinden ne hayır gördüm ki gecesinden göreyim, farketmez dedim koydum onları da... 

Yamuk yumuk şekilsiz... 

5 Ocak 2012 Perşembe

Yeni Yapılacaklar Listesi

Bol sohbetli, kahkahalı, keyifli bir yılbaşı gecesinin ardından 2 Ocak Pazartesi sabahın kör karanlığında ablamı gönderdik, işine yetişti. Ardından "Eee şimdi ne olacak?" hissi içinde kaldım. Neden? Annemlerin gelip gitmesinden sonraki hedef yılbaşı gecesi ve ablamın gelişi idi, o da bitince. Sırada ne var şeklinde kalakaldım. Bu psikoloji içinde kendimi işlere verdim ve kitaplara. 




Biliyorsunuz bitiremediğim bir battaniyem var, malzemesizlikten. Annemin getirdiği kumaşları uyduramadığım için gittim krem polar ve elyaf aldım yorganlama yapmak için. Yani battaniye artık pek de battaniye değil, biter bitmez paylaşacağım. Bir o var elimde... 




25 Aralık 2011 Pazar

Örgüler bitti...

Geçen hafta yoğun ve tatlı idi. Annem ve babam yanımda idiler, alışverişlere gidildi; yürüyüşler yapıldı; gezildi tozuldu, yemekler yenildi, çok güzel bir hafta idi özetle...

Beraber aşure, elmalı turta, saç böreği yaptık. Hepsinden azıcık yedim, gerçekten... Fotoğraflamak hiç aklıma gelmedi ki...

Dün annemle babamı otobüse bindirdikten sonra bir mahzunluk çökmedi değil ama hayat... Bloglarınıza gelemedim, gezemedim, vakit ayıramadım ancak bugün oturdum makinemin başına :)

17 Aralık 2011 Cumartesi

Yılbaşı hediyeleri için deneysel çalışmalar

Öncelikle bu yılbaşı gecesinde birlikte olacağımız ablam ve sevgili arkadaşım D için hediyeler yapıyorum, sonra annelerim için babam için eşim için falan filan, uzar gider ama işin içinden bir türlü çıkamıyorum. 

Bir kere söz verdim kendime, bu yıl hediye için her ne istiyorsam kendim yapacağım, daha özel olacak, ayrıcalıklı; rengarenk paketlenecek; ağacın altına konulacak; üzerine kurdeleler, isimler vs.vs. Sahne gözümün önünde, ama bir türlü işin içinden çıkamadım... Neden? Çünkü mükemmel olsun istiyorum, bir sürü olsun istiyorum, tam bitti artık zannetsinler 'hey bakın burada bir kaç paket daha var bunlar kimin acaba' diyeyim, yine sevinsinler filan istiyorum...  

Öncelikle herkese özel mektuplarımı yazdım, el yazısı, zarfladım, onlar hazır. Sonra herkese başka hiç bir yerlerde bulamayacakları çerçevelerini de yaptım. Sonra istedim ki güzel boyunluklar öreyim. İşte orda takıldım. Bu kaçıncı söküşüm bilemedim. 

İstedim ki bu tarz bir şey olsun. 


22 Kasım 2011 Salı

Terliğin dönüşümü :)

Bir zamanlar sakin, huzurlu bir evin terlik dolabının alt raflarında, eskisi kadar ilgi görmeyen, emektar bir terlik yaşarmış. Artık kimse tercih etmiyormuş onu. Ne evin erkeği, ne de misafirleri. Ama evin kadını atmaya da kıyamıyormuş çünkü hala kullanılabilir durumda imiş.

Derken derken bir gün evin kadını M&S mağazasını gezerken çok güzel pembe bir terlik görmüş ve bilin bakalım ne olmuş :)

Emektar terlik, evde bulduğu bir iple birleşmiş ve evin kadınının ayaklarını ısıtmaya başlamış:



21 Kasım 2011 Pazartesi

Ben de denedim :))

Banu abla denemiş geçen cuma günü. Görür görmez bayıldım. O da  Fikir Vermesi Adına  adlı blogdan esinlenmiş. Bende bu halkalardan bolca var. Biliyorsunuz bir ara fular askısı yapmıştım, sonra başka bir 'şey' daha yaptım ama bir şeye benzetemediğim için kullanamadım.

Cuma günü Banu ablada görünce yine elimdeki işi bırakıp aldım elime halkayı ve meşhur kahve-mavi kalın yünü ve yaptım. Sanırım Banu abla altını da birlikte örmüş ama ben banyo sepetlerindeki sistemle ayrıca ördüm ve mutlulukla işinin başına koydum yeni ürünümü. İşe yarar bir şey yapmanın mutluluğu gibisi yok :))

İşte vestiyerdeki yeni bozuk para sepeti :)
(Fotoğraflarımın kusuruna bakmayın. Telefonla çekmek zorunda kaldım ve üzerinde oynama da yapamadım nedense olmadı. Kaydedemedim filan. İlginç...) 


22 Eylül 2011 Perşembe

Yağmur, bebek hırkası ve bir çekiliş

Ne başlık atacağımı bilemedim, heyecan yaptım, hepsini yazdım :)

Ben yağmuru (genellikle) çok severim. Berekettir, ferahlıktır, umuttur, bitkilere candır. Meslek hayatım boyunca sulama işinden kaytarabilmek, oradaki iş gücünü farklı işlerde değerlendirebilmekti ayrıca. Genellikle severim dedim ya, işte o genelliklenin açılımı da şu: İşte fön çektirmişsindir şemsiyen yoktur, üstün incedir, ayakkabın açıktır ya da şantiyede acil yetiştirmen gereken işler vardır, beton dökeceksindir planın aksar, işveren yağmura değil sana bozuk atar, rögarlar tıkanır taşar falan filan; sudan sebepler yani :) Bir süredir evdeyim zaten bana ne şantiyedelerdeki işten güçten dimi?

20 Eylül 2011 Salı

Bebek kazağı...

Bebekler için bir şeyler hazırlamak, uğraşmak hep çok tatlıdır. Benim çerçeve projelerim de öyle çıktı ortaya zaten. Bebeklere özel yumuşak bir çerçeve nasıl olur diyerek...

Örgü benim en sevdiğim uğraşlardan biri. Öğrenciyken bütün kazaklarımı kendim örerdim. O zamanlar Ankara' daydım zaten ve örgü kalın kazaklar içinde kaybolmak çok büyük bir keyifti ama sonra İzmir, Fethiye, Antalya derken yeni kazak ihtiyacım olmadığı gibi eski kalın kazaklarımı bile taşımadım bu şehirlere. Ama özlemişim örgü örmeyi. Geçenlerde dolapta bulduğum cici renkli yünlerle henüz bir yaşına bile gelmemiş bir bebeğe ki daha önce de kendisine bir elbise örmüştüm, bir kazak öreyim dedim. Kız diye hep pembe mi giyecek değil mi? Bir günde de bitti malum minicik. Düğmelerini de yine yünden yaptım, azıcık da süsledim ama çok değil :)


21 Temmuz 2011 Perşembe

İşte o çanta :)

Hani makrome ipleri ile ip fazlalığı yüzünden örülmeye niyet edilmiş çanta var ya işte o çanta daha önce fotoğraf çerçevesi yapmak maksadıyla alınmış bambu saplarla birleşerek tamamlandı ve "çanta" oldu :
 
Bu çantanın önü, kırmızı çizgili

12 Temmuz 2011 Salı

Banyoya sepet, ler ler ler

Hani hemen herkesin banyosundaki demirbaşlardan olan IKEA sepetleri var ya, artık Mudolarda da var sanırım. İşte ben yıllar önce o sepetlerden almış idim 2 büyük 2 küçük. O zamandan beri de kullanırım keyifle. Ama bu yıl nereden aklıma geldiyse (işsizlikten olmasın :)) çevremdeki insanların benden sık sık duydukları klasikleşen cümlelerimden birini sarf ettim onlara bakarak kendi kendime "ben bunlardan yaparım ki..." 


Evde yeterince var gerçi ama olsun hediye ederim dedim bir iki tane öreyim; ama hızımı alamayıp, kendimi tutamayıp ördüm de ördüm. Sonuncusunu da bu akşam tamamlayıp gece gece kötü ışığa rağmen fotoğrafladım. Banu ablanın sabırsızlığından bende de var bolca. İşte sepetler. IKEA nınkiler kadar düzgün olmayabilir ama kesinlikle daha renkli. 
Malzeme koton makrome ipliği ve 3,5 numara tığ. Buyrun : 


Bu hepinizin tanıdığı çalışmaya ilham veren klasik IKEA sepeti. Asil, mağrur ve ciddi 

8 Temmuz 2011 Cuma

Sizce bu nedir; ne işe yarar? Aslında derdim başka da...

E madem ne işe yarayacağını bilmiyorsun, yani ne yaptığını bilmiyorsun neden yaptın be kadın demezler mi insana :)  Derler... Ama durum bundan ibaret. Ben bu plastik halkalarla bir şeyler yapmayı kafama koydum ama fular askısı sonrasında tıkandım. Uzun uzun da uğraştım bu fotoğraflarını gördüğünüz "şey" ile. Hatta yapılış aşamalarını da fotoğrafladım, çok önemli bir ürün ya, belki yapmak istersiniz diyerekten. 


Gelgelelim ulaştığım sonuç beni çaresizce düşüncelere gark etti. Bu nedir ve ne işe yarar? Yani ben işe yaramaz saçma sapan bir şey mi yaptım? Yaptım da ne oldu?  Neden yaptım ben bunu yahu? 

30 Haziran 2011 Perşembe

Fular askısı veya duvar süsü veya siz ne derseniz :)

Plastik halkalar ve yünler.... Olay bunlardan ibaret. Bu halkaları aldığımda ne yapacağımı çok da bilmiyordum aslında. Elbet bir işe yarar dedim kendimce, çok da ucuzdu, bir sürü aldım. Sonrasında ilk aklıma gelen minik fotoğraf çerçevesi şeklinde magnetler yapmaktı.  Magnetleri seviyoruz ya ailecek. Sonrasında örüp kenara koyduğumda baktım ki bir arada pek de güzel durdular, e birleştireyim bari dedim ve derken derken bunlar çıktı ortaya :) 



27 Haziran 2011 Pazartesi

Sonra...

Keçelerle çalışmaya devam ederken bir de örgü mü örsem dedim ve derken bir arkadaşımın çok tatlı bir kızı oldu ve dedim ki fırsat bu fırsat: Ör ör ör ör.... 
İşte örgüde son nokta çizgili elbise ve saç bandı :) 

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...