Counter

değerlendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
değerlendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Sıcak-Ivır-Zıvır

Sıcak yüzünden eve tıkılıp kaldık. 

Aslına bakarsanız geçen yıl da böyleydi. Hamileliğim de evde dinlenerek geçti mecburen ama bir şekilde oyalamıştım işte kendimi hobilerle... Ama bu yıl Lara var ve o da sıcaktan en az benim kadar rahatsız. Tüm gün de güneş evin içinde olunca güneşi kovalar vaziyette panjurları açıp kapayarak takılıyoruz birlikte. Şarkılar söylüyoruz, oyunlar oynuyoruz ama evde hapis olunca daralıyor bebe... Gündüz uykuları da azaldı iyice, kurulu saat gibi günde 3 kez tamı tamına 30 dakika uyuyor ve uyanıyor. Gün içindeki zamanına kendi karar veriyor ama süre şaşmıyor 3 kere 30 dakika. 

3 Temmuz 2012 Salı

Yaptıklarım yapacaklarımın teminatı mıdır? Nedir?

Yapacağım dedim yaptım diye de devam ederim :) Daha geçen gün, bir önceki yazımda dedimdi hobili anne blogu olacağım elbet bir gün diye. Ben olmuşum aslında da yazmayı unutmuşum desem anlarsınız dimi? Kafa dağınıklığı işte.

Lara tüm ailenin tek torunu olduğu için ona adeta giysi yağdı. Henüz doğmasına aylar varken anneler başladı alışverişe, örgülere, oysa baba ve ben hep temkinliydik hiç bir şey almadık doğuma bir ay kalana dek. Listeler yaptık, evet vitrin de baktık ama almadık. Hatta annelere de durun almayın, acıyın bize, bizim de ilk çocuğumuz bize de alacak birşeyler bırakın dedik ama dinleyen oldu mu, tabi ki hayır. Üstüne bi de fırça yedik. Ne demek efendim, tabi ki de biz alacağız, asıl siz sonra alırsınız hatta almayıverin gibi gibi... 

27 Haziran 2012 Çarşamba

Yıldönümü


Neyin mi?

İnanmazsınız Cebimdeki Renkler (muhteşem, görkemli, süper ötesi...) yayın hayatına(!) başlayalı tam bir yıl olmuş bugün. 

Tesadüfen farkettim dün. O zamanlar taze işsiz, aslında hamile ama durumdan habersiz, sadece umutlu, evde sürekli kimi insanların sadece ıvır zıvır diyebileceği şeylerle uğraşan bir hatun idim. 

O kadar heyecanlı başlamışım ki bloga aynı gün tam 13 yayın yapmışım. İnanılmaz değil mi :) 

22 Kasım 2011 Salı

Terliğin dönüşümü :)

Bir zamanlar sakin, huzurlu bir evin terlik dolabının alt raflarında, eskisi kadar ilgi görmeyen, emektar bir terlik yaşarmış. Artık kimse tercih etmiyormuş onu. Ne evin erkeği, ne de misafirleri. Ama evin kadını atmaya da kıyamıyormuş çünkü hala kullanılabilir durumda imiş.

Derken derken bir gün evin kadını M&S mağazasını gezerken çok güzel pembe bir terlik görmüş ve bilin bakalım ne olmuş :)

Emektar terlik, evde bulduğu bir iple birleşmiş ve evin kadınının ayaklarını ısıtmaya başlamış:



2 Kasım 2011 Çarşamba

Ne yapsam olmuyor :(

Bugünlerde bir yeteneksizlik, bir beceriksizlik anlamak mümkün değil. Ne yapsam beğenemiyorum. Yani idare eder tamam da güzel olmuyor. Genelde beğenirim yaptıklarımı ama Sezar' ın hakkı Sezar' a, olmayınca olmuyor işte. Ne olur alkış beklediğim için böyle konuştuğumu düşünmeyin, ama bugün niyetim yapamadıklarımı(!) paylaşmak.

Boş durmuyorum bir şeyler yapmaya çalışıyorum ama içime sinmedi diye paylaşmazlık etmiim dedim. Bunlar deneysel oldu, daha iyilerini yapacağım inşallah ama demek ki bugünlerde değil.

Bereket kuşlarından yapmak istedim iki gündür uğraş uğraş bir türlü tutturamadım kuşların şeklini, yine de en güzelini paylaştım aşağıda. Sonra bugün sabah ablam için bir poşet çay kutusu yapayım dedim o da bu kadar oldu zaten verilecek gibi değil. Bir tane daha yapıcam bu durumda, bakalım ne zaman. En iyisi yarın etamine başliim ben :)


28 Eylül 2011 Çarşamba

Eski çay kutusu yeni ne(?) kutusu ?

Aslında bu sabah niyetim bu kutuyu değerlendirmek değil, kocaman bir karton kutuyu keçe ile kaplamak ardından bu kutuya takım küçük kutucuklar yapmak idi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Keçeleri döktüm ortaya sonra diğer malzemeleri toplarken dolabın içinden bu kutu gözüme çarptı, boyarım diye ayırmışım hobi dolabına. Hani hiç bir şeyi atmıyoruz ve değerlendiriyoruz ya, atmadığım o kadar çok ıvır zıvır var ki, kurcalarken elimde kalınca bu kutu vardır bunda da bir keramet deyip boyaları çıkardım bu kez :)

Ama o kadar zor oldu ki zemini açık renk ile kapatmak, kaç kat boyadım hatırlamıyorum. Pek sıkıldım boyarken. Antalya güneşi işe yaradı bu kez ve çabuk kurudu şükür ki. Kutu boyandı, peçete de fikslendi, alt kısmı ince organze kurdele ile kapağı da kalın kurdele ile süslendi de sonuçta ne oldu bilmiyorum. Yani ne işe yarar nerede kullanılır hiç bir fikrim yok. Şimdi yeni hali ile dolaptaki eski yerini alacak. Keçe kutuları da hafta sonuna yetiştiririm sanırsam.




Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...