Counter

20 Aralık 2012 Perşembe

Yağmur, yine Yağmur, hep Yağmur Yarabbi şükür

Bu memleketi bilen bilir, yağmurlar başladı mı durmaz. Günlerce yağar, yağar, yağar... Hava delice kapalıdır, kapkaranlık. Sonra saçma sapan bir rüzgar çıkar, bulutlar dağılacak da yağmur duracak diye sevinirsiniz, bir umut, ama yok o saçma rüzgar fırtınaya çevirir, çatıları uçurur, camları patlatır, gece uykunuzu kaçırır. Artık teslim olursunuz, hiç bitmeyecek hiç diyerek. Sonra bir anda, günler geceler sonra hala delice yağarken yine aniden güneş görünür, bulutlar deli gibi sağa sola kaçışır ve hava açar. Hepsi üç dakikada.... Şaşırıp kalırsınız. Ama açtığı gibi anında kapatabilir de... Aman işte eserli bir iklim, ne zaman ne yapacağı belli olmayan bulutlar, depresyonlu bir güneş, her dem haklı olarak şikayetçi insanoğlu.... 

Pazar gecesinden beri durum budur. En azından şehrin bu tarafında budur. Belki diğer tarafında tam tersi olabilir, arada hepi topu 50 -60 km var ama olsun olabilir. Ama buna da şükür diyoruz, çünkü en azıdan fırtınaya çevirmedi rüzgar. Geçen hafta pazar akşamı artık akıllandığımızdan kapatarak uyuduğumuz modem yine de pöfleyince üç gün internet bağlantımız yoktu ki vakitsizlikten kullanamasam bile yokluktan kullanasım geldi. Kimseyi okuyamadım, arkadaşlarımla konuşamadım, et suyunu nasıl hazırlayacağıma iç güdülerimle karar vermek zorunda kaldım, "Oktay Usta" sız... Sefalete bakın. 

Havanın yarın açabileceğine dair zayıf bir umudum var, umut fakirin ekmeği işte... Ama gerçekten açsa iyi olur çünkü hadi ben anlıyorum alıştım artık 5 senedir de bebe anlamıyor... Dışarı çıkmak istiyor ve neden çıkamadığını anlamıyor. Dolayısıyla sıkılıyor, daralıyor; bu durumda ben de sıkılıyorum, başlıyoruz karşılıklı çığlıklaşmaya mesela. Denemeler yapıyoruz kendi çapımızda birbirimizi taklit ediyoruz. Oyalanmaya çalışıyoruz... 

Ben oyalanmak adına örgüye de dadandım geceleri, en yarayışlı terapidir ya. Allahtan geçen hafta Lara ile yürüyüşe çıktığımızda mahalledeki yüncüden 4 renk yün almıştım, kırmızı, beyaz, pembe, gri. Niyetim Lara' ya hediye olarak gelen ve artık küçülen ama çok sevdiğim için hala ısrarla kullandığım sarı patiklerden örmekti. Evde seksen tane patik olması tabi ki bana engel değildi. Ben o sarı patikleri sevdim.

Nasıl örüleceği konusunda hiç bir fikrim yoktu, tecrübem de yoktu, kazak örmüşlüğüm vardı ama deneyimim ancak bu kadardı... Neden 4 çile ip aldığımı ise hiç sormayın. İçime doğmuş evde mahsur kalacağımız demek ki...

Çalışmalara yağmurla başladım işte. Akşam kızı uyuttum, elime aldım patiği, evirdim çevirdim, çekiştirdim, esnettim, anlar gibi oldum ama anlamadım. Dikiş yerlerini buldum söktüm, eh işte dedim. En azından nereden başlayacağımı anladım. Başlasam gelir devamı dedim ve hakikaten de geldi. O gece bitti ve devamı da geldi işte yağmurla, üçledim. Şimdi tecrübeli patikçiler bumuymuş diyebilir ama bu benim ilk patiğim :) mazur görün. 


Önce bu kırmızıyı yaptım.


Ardından gri-beyaz ve ayılar geldi. 

 
Sonraki akşam ör sök bere tarifi arıyordum. Nazan ve Marifetli Peri' nin tariflerinden öğrendim. Ördüm bitti. 
Şimdilik çıkarmayı (beceremediği hatta) düşünemediği için başında tutuyor. 

 En son da pembe-gri patik ve yeşil saç bandı geldi.  
Çiçeklerle de süsledim, oldu bitti.. 

Yani yağmurlu günlerin envanteri budur :Üç patik, bir bere, bir saç bandı, hafif örselenmiş ses telleri, hafif örselenmiş sinirler...

Yarın da yağarsa başladığım ikinci bereyi de bitirip üçüncüye başlamaktan korkarım; ancak iplerim biterse felaketim olur ağlarım. Yarın dursun artık dimi... 

Daha aklı başında ve faydalı bir konum da var aslında. Atma paylaş ve Elektronik atık meseleleri. 

Bu ya çok ıslak ya çok sıcak memleketin çalışkan Büyükşehir Belediyesinin takdir edilesi sosyal hizmetlerinden biri atma paylaş. Arıyorsunuz gelip alıyorlar kullanmadığınız giysilerinizi ve değerlendiriyorlar. Geçen hafta benim için en büyük iş kalemi idi, kışlıklar çıkarıldı yazlıklar kaldırıldı ve bu arada ailecek ebatlarımız değiştiği için üzerimize olmayan giysiler ayrıldı. Ayrıca bir asırdır sadece askı işgal eden giysiler de. Bir nevi gardırop detoksu. Yıkadım, ütüledim, poşetledim teslim ettim. Gardıroplar hafifledi ben de hafifledim valla. 

Diğer güzel hizmet alo atık hattı, aklınıza gelebilecek her türlü değerlendirebilir atığı alıyorlar, yine evden.  Her belediyenin bu tarz hizmetleri var mı bilmiyorum ama olmalı. Tüketim toplumunun en büyük hastalığı değil mi atmak. Al at al at... Nereye kadar... Bozulduğu için uzun zamandır kenarda duran, darlanmaya müsait ruhumu daha da daraltan, tamirine kendinden çok para istedikleri ama ne yapacağımızı bilemediğimiz atsan atılmaz satsan satılmaz printer artık onların. Kendi imkanları ile tamir edip değerlendireceklermiş. Ayrıca bozuk bir blender, artık kullanmadığım bir mikser, bir sürü pil ve iki tane pöflemiş modem de kendilerini bekliyor... 

Yine çok darmadağın ve zıplamalı bir yazı oldu biliyorum ama günlerdir yazmaya çalışıp seksen kere niyetlenip yetmişdokuz kere vazgeçtiğim için tekrar vazgeçmeden yayınlamak niyetindeyim. Yıl bitti ben hala iki satır yazı yazamadım diye de klişe bir espri daha yapmadan, uzattım uzatacağım kadar zaten de cümlenin başını unutmadan. 

Yaptım ettim yazdım çizdim,sosyal mesaj bile verdim. E daha ne? 

Haydi selametle, 

40 yorum:

  1. bunlar pek şekermiş.kız çocuğum olmasını sırf böyle şeyler giydirebileyim diye istiyorum işte ben:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Ebru :) Ben de annemlere kızıyordum sürekli örüyorlar diye ama zevkliymiş yahu.

      Sil
  2. Çok şeker şeyler, elinize sağlık.
    Et suyunu yaptığımda, buz poşetlerine koyup dondurucuda saklıyorum, koparıp koparıp kullanıyorum.
    Sağlıcakla:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Elif, ben de minik saklama kaplarında dondurdum ama bir kısmının içine de biraz bulgur koydum. İçine o günün sebzesini koyduğunda pratik hazır yemek işte :)

      Sil
  3. Gerçekten Antalya'da hava çok kararsız..Rabbim sağlık versin napalım..patikler bere hepsi hepsii harika olmuşlar gerçekten değmiş emeğine..iyiki bilgilendirdin araştırmalı seçmeli ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalı eskileri,,Ayrıca biraz stresli hissettim bugün seni,,havanın azizliği sanırım..Dilerim en kısa zamanda atlatırsın.Sevgiler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Huzur' cum , bu sabah açık havayı görünce ayarım düzeldi biraz. Yoksa gerçekten daralmıştım karanlıktan. Yani atlattım sağolasın :)

      Sil
  4. selamaetle:))antalyanın yağmurunu iyi bilirim:)saçlarım omuzlarım tüm bedenim çok nasibini almıştır.o depresyonlu günşi o bulutlu simsiyah havayı:( ayy senin yerine ben daralıyorum ama bu arada ankaranında kalır yanı yok.sisli puslu kapkara bi şehir işte.sık dişini canım azıcık:)
    patikler ne kadar şirin bere ve saç bandıda öyle ama benim gözüm o taombul bacaklarda kaldı.tam sıkııştırmalık.öp yerime kokla emi..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dolunay' cım o selametle de nerden geldi : Yazıyı yazarken iki kez 'g' ve 'ğ' tuşları nasıl olduysa basılı kaldı ve tüm yazı silindi. Hem de iki kez, kapatıp açmak zorunda kaldım makineyi sinirlerim hepten zıpladı. Salimen bitirip yolladım sonunda.
      Aslında şikayet etmemem lazım en azından güneşli günlerimiz de oluyor ama hep karanlık olunca da daralıyor insan.
      Çok teşekkürler, siparişin alındı değerlendirildi :))

      Sil
  5. Süpersiniz her ikinizde. Ellerine sağlık Kısçende keyif ve sağlıkla kullansın patişlerini.

    YanıtlayınSil
  6. Ülkerim sen sadece bir kere kazak ördün ve bunları mı yaptın? ben kazak ördüm, atkı ördüm bere ördüm yelek ördüm ama yine de patik öremiyorum. Bunlara bayıldım ben. Hele o lokumun minnak ayaklarına ne çok yakışmışlar maşallah. Bere mikemmel. ben çok istiyorum böyle bol bere örmeyi. ama fotoğrafa baktım baktım baktım hiç bişey anlamadım Ülkerim. Bu da mı iki şişle?

    Ve keşke bizim belediyede de böyle hizmetler olsa. öyle işime yarar ki. Ev pilden geçilmiyor. Eski formumuza kavuşmamız imkansız artık gonca ile. Dolaplara el atmalı.

    Bizim de yağmurlarımız meşhurdur , sabah yedim nasibimi :D
    Öperim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nilhan' ım çok kolay ama bunların hepsi inan. Karşıdan zor görünüyor ama hele bere. Bütün blog sahibeleri ördü bu berelerden. Hem iki şişle hem de çok çok kolay.
      Sabah ıslandıysan dikkat et de üşütme bu arada.

      Sil
  7. Ülkercim sadece bir kazak örgüsü yapmışsın tecrüben bu ama yaptıklarına bak bir de tecrüben olsa neler yapacaksın kim bilir, üstelik ince eleyip sık dokumuş patiği de örnekten çıkarmışsın, seni öper minik kuzuyu iyice bir kucaklayıp bağrıma basar, kafasındaki bereyi çıkartıp öperim. Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fadiş' cim çok sağol. Senin yerine de öpüp kokladım kuzuyu :) Sevgiler bizden.

      Sil
  8. Ooo, neler yapmışsın sen yahu, kuzunun kışlık kreasyonunu tamamlamışsın üç günlük yağmurla :) Tebrik ediyorum valla, ellerine sağlık, çok yakışmış da ayrıca mankene :)
    Bence de kullanmadıklarımızı tez elden tedavülden kaldırmalı, pilleri uzun zamandır geri dönüşüm kutularına atıyorum ben de ;)
    Güzel yazı olmuş vesselam, hem güzel hem de faideli :)
    Haydi selametle ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esen' cim sağol, sabah hava açıktı yine çıktık doooğru yüncüye :) Daha yapıcaz bunlardan, isteyen isteyene :))
      Çok teşekkürler :)

      Sil
    2. https://www.facebook.com/#!/photo.php?fbid=453233974724337&set=a.249725201741883.55766.116401258407612&type=1
      Ülkercim yukarıdaki linkte çok güzel patik örnekleri gördüm, açamazsan, mail adresini yaz bana, resmi yollarım sana :)
      esen.can@bahcesehir.edu.tr

      Sil
    3. Hepsi birbirinden şekermiş. Çok teşekkürler Esen' cim.

      Sil
    4. :) Rica ederim Ülkercim..

      Sil
  9. Antalya'ya bu kadar yağmur yağması ve böylesine soğuk olması şaşırtıcı dimi Rengim? ben sanıyorum ki kışında ılıman olur.

    Örgü terapidir cidden en azından benim için öyle. Patikleri söküp, hiç bilmeden örmen çok iyi, ben o kadarını beceremiyorum daha :) ama sonuçlara baktığımda öyle güzel olmuşlar ve Lara'ma öyle yakışmışlar ki ne diyeyim ellerine sağlık.

    Bizde de aynı uygulama var, senin yaptığın gibi hazırladık ve evden gelip teslim aldılar. Bir yerlerde birilerinin kullanacağını bilmek çok huzur verici. Öpüyorum seni ve Lara'mı...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Aslı' cım burada yağmurlar özellikle iddialı. O kadar da hızlı yağar ki bir anda sel olur sokaklar.
      O kadar basit ki bu patikler iki şişle bir kaç saatte bitiyor, belki de zor göründüğü için girişmediğimizden böyle düşünüyorsun sen de. BEn de yapamam sanıyordum çünkü.
      Çok teşekkürler, biz de öperiz :)

      Sil
  10. Ya ben sana inanamıyorum valla inan bana:) Hiç bilmediğin halde patik örmeyi o şahane seyleri mi çıkardın ortaya..Helal olsun diyorum ki idolumsün...Ne çok heves ediyorum örgüye bir bilsen..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ayla' cım vallahi çok da kolaylar. Sen alasını yaparsın inan... Çok teşekkürler :)

      Sil
  11. İstanbul'da bugün kara uyandı,aralıksız yağıyor ve ben çocuklar gibi şenim:))
    Patikler de Lara'da şahane,onları yaratan eller daha da şahane:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gülden Hanım çok teşekkür ederim. Şımarıyorum aleni :))

      Sil
  12. Kardeşim sen dalga mı geçiyorsun be, evirmiş çevirmiş anlamamış, iyi bari anlasan ortaya daha ne çıkacaktı acep ?
    Ben evde kapalı kalsam, totumu büyütürüm anca...
    Bırak bu işleri, telefona oyun yükle onu oyna :P
    Bere çoook yakışmış kızıma. O gri beyaz patikler resmen süper olmuş...

    Yalnız bu posta bir ara çok korktum empati yapınca, Oktay Ustasız kalmak ...ha kıyamet kopmuş ha internet yokmuş...

    Öperim seni ,sabah sabah beni gülümseten postundan ve her daim dostluğundan ötürü:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sonradan anladım işte kardeşim :)) Anladım da yaptım.
      Ayrıca telefonumda sudoku var onu çözüyorum çok daralınca. Yalnız gerçek kabus gerçekten kullanmasan da ihtiyacın olduğunda kullanabileceğini bilmek. Annemlerde de yok internet orada bir hafta kaldım ya bu kadar farketmemiştim yokluğunu ama yalnız kalınca işte :)
      Sen yeter ki gül şekerim :)

      Sil
  13. Bosver yagmuru! Ortaya cikan isler sahane!
    Ben anlamam tabii yünden/örgüden ama gözüm öyle görüyor:))
    Belediye hizmetini bir arastirayim. Gerci benim evdekileri ben senede birkac kez ayiklayip dagitiyorum. Cok cikmaz ama elektronik esyalar cikabilir. Özellikle bir kablo, modem yigini var ki sorma:)
    Pilleri okula gönderiyorum, pil kutulari var orada.
    Lara'ya cok yakismis hepsi. Bir süre sonra istemeyebilir o ayri:))
    Sevgiler Ülker'cim:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Semi'cim. Anlamadığın bir tek örgü var demek. Aman o da eksik kalsın boşver :)
      Bizden de sevgiler,

      Sil
  14. Yine harikalar yaratmışsın, hepsi çok güzel ama bu seferki favorim gri beyazlı patikler. Güle güle kullansın peri kızı hepsini ve dert görmesin annesinin elleri.
    Ben de benzer temizlik içindeyim son zamanlarda, yılardır biriktirdiğim ne varsa koyuyorum kapıya, sizinki gibi bir hizmet duymadım hiç burda ama kıyafetleri zaten ihtiyacı olanlara veriyorum, diğer eşyaları da evin çöplerine karıştırmadan ayrı atıyorum ki, çöplerin toplandığı yerden belki bir alan olur diye.
    Daha bol güneşli bir kış diliyorum Ülkerim size.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esra' cım çok sağol.
      Ben de evdeki fazlalıklardan kurtuldukça rahatlıyorum. Ev zaten küçük fazla eşya üstüme üstüme geliyor adeta. Sizin muhteşem (!)belediye başkanınız da yapıyordur eminim bu tarz sosyal çalışmalar. Ama çöpün yanına koymak da çözüm. Mutlaka birileri alıyor. Lara' nın odasını açarken bir sürü ayakkabı ile bu yolla vedalaşmıştım :)

      Sil
  15. Daldan dala yazmışsın ama ne iyi geldi bana, atlaya zıplaya okudum yazını yüzümde koca bir gülümsemeyle... Öncelikle internete nasıl alışmışız bilmeden varlığı bir dert yokluğu bir dert, eskiden her şeyi ona sormadan yapardım şimdi acaba daha iyisini biliyormudur diye onsuz ben de yapamaz oldum:) Gelelim patikleri enfes olmuş hepsi hem de cadı kolay çıkaramaz ayaklarından. Bade giyiyordu ama Buse ularından tutup gözüne baka baka çıkarıyor hem patiği hem de çorabı. Bizimkilere kilotlu çorap giydiriyorlar yanlız bu kere de altı kaydırmazlı bulamadık kilotlu çorapların onlara çözüm arayıp duruyoruz. Vallahi sen yağmurdan şikayetçisin belki Lara da çok sıkılıyor ama üretim had safhada bereler, bantlar kokoş olacak bu kız kokoş:)) Yünlerin şeritlerini atma eşinden rica edersen alır olmadı biz gönderiririz. Yine de ülke olarak halimize iklimlerimiz ve çeşitliliği konusunda şükredelim, yaa hep gece olsaydı, ya hep aylarca yaz olsaydı, ya da Londra gibi sisli ki biz herhalde daha çok bunalıma girerdik damarlarımızdaki akdeniz kanı yüzünden... Hamd olsun RAbbimize... Öpüyorum ikinizi de yanaklarınızdan haa bu arada bir ısırık rica edeceğim o ayak parmaklarından fazla acıtmadan:)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fiamma' cım sen de daldan dala yazmışsın konsepte uyarak :)
      Yeni modem geldi şükür de bundan sonraki fırtınalarda fişi çektiğimiz gibi telefonu da kesicez ki tekrar pöflemesin inşallah.
      Bizim kız da kurdelaları itina ile çekip açıyor ayağından da çıkıyor böylece patik. Bilinçli yapmıyor ama yapıyor işte. Külotlu çorabın altına silikon tabancası ile noktalar koyabilirsiniz aslında hele ki renkli silikon kullanırsanız al sana kaydırmaz. Olmaz mı?
      Yağmur daralttı aslında durmadan yağınca ama yine de çok şükür kar kış kıyamet sizin oralar biz yağmur durunca çıkabiliyoruz hiç değilse ama karda daha zor olur sanırım.
      Çok teşekkürler, öperim ben de hepinizi.

      Sil
  16. Yağmur güzeldir herşeye rağmen. Barajlar dolar, susuzluk ihtimali kalkar ortadan ama elektrisiszlik.. İşte bu dayanılacak gibi değil. Elimi neye atsam elektrikle çalışıyor. Bizim buralarda da kesinti hiç bitmez. Sonunda eşim minik bir jeneratör aldı. Balkona koyduk. En azından küçük ev aletlerini çalıştırabiliyorum. Meğer jeneratör ne büyük özgürlükmüş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Lara'nın patikleri bir harika. Anne emeği bebeğe farklı bir enerji katıyor. Sevgiyi giyinmek bu olsa gerek. Üstelik bir patiği söküp nasıl örüldüğünü bulmak pratik zeka işi anacığım. Helal sana.

      Sil
    2. Paylaştığın linklere gelince. Gerçekten de Antalya Belediyesini kutlamak gerek. Bursa Belediyesi ne yapıyor hiç bilmiyorum. Bir araştırayım. Bizimkilerde evden allıyorlar mı acaba?
      Hihi.. Konular zıp zıp olunca yorumu da 3 parça halinde yazdım. İyi etmiş miyim?

      Sil
    3. :) Hoşgeldin Gülsüm abla :)
      Jeneratör iyi fikir aslında ama çok gürültü yapar bizim burada sanırım. Üstelik yer de kaplar minicik balkon zaten nereye koyarız ki onu. Sizin için ideal olmalı.
      Patik örmek gerçekten zevkli imiş, çabucak da şekilleniyor bitiveriyor daha da zevkli oluyor finale hızlı ulaşınca. Çok teşekkür ederim övgülerin için inat edince oluyor işte.
      Tekrar tekrar teşekkürler, sevgier,

      Sil
  17. hiç de acemi işi değil yaptıkların,
    eline sağlık...
    ve mutlu yıllar:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar incesiniz Sevgili Cep Aynası. Daha dün akşam sizin harika paylaşımlarınızı dolaştım readerdan bu sabah da paylaştığınız güzellikler için teşekkür etmeye gelecektim. Siz daha erkenci davranmışsınız.
      Size de mutlu yıllar, sevgiler...

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...