Counter

4 Şubat 2013 Pazartesi

Lara' nın oyuncakları ve...

Her yazımda yazamıyorum artık diye ağlamaktan vazgeçiyorum, yazamıyorsam yazamıyorum canım ne yapalım, çok geçerli nedenlerim var da demeyeceğim, durum budur, beğenmeyen google adsense, programına almasın kardeşim diyerek serzenişte bulunacağımı sanıyorsanız çoook yanılıyorsunuz. Kaç kere tıklandığım değil, kimler tarafından tıklandığım ile ilgilenmeye devam ediyorum. Sakin sakin giriyorum konuya, herkes müsterih olsun(!?!).

Enteresan bir oyuncak zevki var Lara' nın. Her oyuncağı beğenmiyor tamam kabul ama ona sunulmayan her hangi bir 'şey' her türlü oyuncağın önüne geçebiliyor. Önüne oyuncakçı dükkanını ser, sonra da bir çay tabağı uzat ikinciyi tercih eder. Bütün çocuklar böyle midir bilmiyorum ama ben her seferinde şaşırıyorum. 


Cep telefonları ve bilimum kumandadan bahsetmeyeceğim çünkü onlara her çocuk bayılıyor bildiğim kadarıyla.

Başlangıçta her anne baba gibi elimizden geldiğince, aklımızın erdiğince bilinçli ve seçici davrandık oyuncak konusunda. Her dikkatimizi çeken oyuncağı almadık, temizlenebilirliği, parçalarının büyüklüğü, kalitesi ve fiyatı, renkleri, dokusu, ağırlığı, boyutları hep değerlendirildi, ince elendi sık dokundu ve bu aya gelene kadar aşağıdaki varlığa ulaşıldı. Aralarında bizim almadıklarımız da var ama gördüğünüz üzere çeşit bol. Bence bol en azından, hatta o kadar ki dönem dönem kimisini kaldırıp unutturup yeniymiş gibi çıkarıyorum yeniden ilgilenmeye başlasın diye. Özellikle de tek fotoğrafta topladım hepsini ki ilk kez okuyan biri görgüsüz materyalistin teki  sanmasın beni :)

Ama gelin görün ki bunların hepsi bir yana tabak, fincan, tencere, tava, hele ki kaşık deyince bizim kızda akan sular duruyor. 

Misal 'güven nesnesi' denen bir hadise var biliyorsunuz. Kitabi açıklamasını yapamayacağım ama yaşama alışırken hep yanlarında istedikleri, onunla kendilerini rahat ve güvende hissettikleri, hatta uykuya geçişlerini kolaylaştıran, rahatlıkla kavrayabilecekleri, onlara zarar vermeyecek yumuşak, yeterince minik bir 'şey'. Ki genelde bu nesne yumuşak bir oyuncak oluyor. Yaklaşık 4 ay civarı seçiyorlar ama ne süreyle anlamını koruyor henüz bilmiyorum. Biz de bu amaçla küçük hanıma aşağıdaki karede mahzun mahzun oturan oyuncakları aldık. Bu karakterleri seçmemizin nedeni de renkleri ve dokularının uygunluğu yanısıra, kolaylıkla bulunabilmeleri, kaybolma veya kullanılmaz hale gelmeleri durumunda zora düşmeden yeniden alınabilecek olmaları idi. Hani çok sever elinden düşüremezse yedeklerini de mutlaka almalı ki çocuğun güven duygusu sarsılmasın, güvensiz kalmasın Allah muhafaza.



Önce Eeyore' yi  aldık, ki kendileri uyuşuk mavi eşekciktir. Çocukluğunda babasının da varmış bir eşeği, karakter sevimli, mavi renk dikkat de çeker, kesin sever dedik, yüzüne bile bakmadı.

Sonra Winnie' yi çıkardık karşısına. Onunla ilgilendi aslında, sevdi mi bilmiyorum tabi ama en azından atmadı, itmedi. Ama o da olmadı anladık. Sonrasında çok ısrar etmedik illa ki bir şey bulalım diye, zamanla alışır bunlardan birine diye bekledik. Ama hayır. O hep bunca oyuncağın arasında şu aşağıda gördüğünüz karedeki uyduruk, adına oyuncak bile diyemeyeceğimiz bir takım zerzevatı tercih etti.



Bunlar tarafımdan dezenfekte edilip içine bilimum bakliyat atılmış bir pet şişe, 
bir 2013 ajandası, 
bir melamin kase(ananenin evinden alınmış), 
boşaldıktan sonra (dolusunu rahat bıraksın diye yine tarafımdan kırklanmış bir) bebe yağı şişesi, 
kırmızı bir kahve fincanı, 
bir emzik kutusu,
boşalan bir deodorant kutusu
hasır bir bardak altlığı,
bir minik notluk kılıfı
ve iki adet, kullanışsız bulduğum için atmayı düşündüğüm ama elimizdeki kaşıklara saldırmasın diye idareten eline tutuşturduğum silikon kaşıklar.  

Ve sıkı durun, iki gün önce farkettim ki bu iki kaşık bizimkinin güven nesnesi olmuş da bizim ruhumuz duymamış. Şöyle ki ne zaman daralsa, ağlasa bir şekilde bu kaşıklar dikkatini çekmiş ve onu sakinleştirmiş. Bizim beğenmeyip kullanımdan kaldırdığımız kaşıklar... Ummadık taş baş yarar işte, atalarım ne güzel söylemiş. Yani ilk andan itibaren hayatında önemliymiş bu kaşıklar. 

Haklı tabi çocuk dişlerini de onlarla kaşıdı, sağa sola vurup müzik de yaptı,  bize yemek yedirmeye çalıştı, hatta onları kullanarak uzağındaki bazı şeyleri yakınına çekmeye çalıştı ama anlamamışız işte. 

Bu aralar ısrarla gelemeyen ve çocuğa hayatı dar eden acımasız dişler nedeni ile uyumakta çok çok zorlanıyor. Sık uyanıyor, her uyanışta emmek istiyor ve geceler uzuyor da uzuyor. 

Geçen gece uykuya gelirken salondan elinde bu kaşıklardan biriyle gelmiş ve kaşık yatakta kalmış o uyuyunca. Gece uyandı seslendi gittim, kaşığı gördüm, alıyordum yataktan vazgeçtim eline verdim, aldı eline baktı kaşığa ve kapadı gözlerini. Allah allah, oturdum koltuğa beni göremeyeceği bir mesafeye ve bekledim, hayır bir daha seslenmedi ve daldı uykuya. Her seferinde aynı etkiyi yapmasa da, artık bu kaşıklardan biri hep yatakta. Hatta kullanışsız olduklarından üretimden kalkmadan iki tane daha alıp stoklasak mı diye düşünmüyor değiliz. 

Böyle... 

39 yorum:

  1. :)))))))))))))))evet malesef oğlum doğduğundan beri oyuncak almayacağım deyip bir sürü aldık ve hiçbirinin yüzne bakılmayıp evdeki benim mutfak malzemelerime ortak oldu ta ki 3 yaşına kadar ,gerçi yumurta fırçası ,spatula veya kurabiye kalıplarıma ilgisi var ama artık oyuncaklarıyla daha ilgili.Yani demem o ki boşuna oyuncaklara para veriyoruz tabi ilk çocuğun handikapı bu olsa gerek ikinci çocuğum olsun,( çok istiyorum) çok daha temkinli olacağımı biliyorum:)
    sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle inşallah ikinci bebek istediğin zaman hayırlısıyla gelsin. İkinciler hep daha şanslı oluyor her açıdan. Kısmet diyelim sizin için de. Anladım ki bu bebeler oyuncak olmayan zerzevatla daha ilgili. Belki bizimki de 3-4 yaşına geldiğinde oyuncakları ile daha çok ilgilenmeye başlar. Sevgiler. ..

      Sil
  2. Neyseki bir güven nesnesi bulmuş küçükhanım. Ben ve iki çocuğum da bu konuda pek bir muzdariptik.
    Bir arkadaşımın kardeşi, bebeğine kendi saten geceligini koyarmis. Hem yumusak hem de kendi kokusu oldugu icin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Eda'cim neyse ki bir güven nesnesi seçti bizimki. Kaşık da olsa :)
      ilk zamanlar ben de denedim kokumun sindiği minik havlu tülbent vs.ama bizimki onlara da pek hürmet etmedi.
      Teşekkürler, sevgiler

      Sil
  3. benim oğlum cep telefonunu seçti güven nesnesi olarak:((uzun bir süre cep telefonundan müzik dinleyerek ve ona sarılarak uyudu.çok tehlikeli olduğunu bilmemize rağmen uyuyuncaya kadar izin vermekten başka çaremiz kalmıyordu.neyseki büyüdükçe mp3playera,cdçalara falan alıştırdık da artık müziğini onlardan dinliyor ve ebatları büyük olduğu için eline almaya yeltenmiyor:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cep teletonuna bayılıyorlar zaten hepsi. Sürekli elimizde gördüklerinden midir nedir?
      Sıkıntılı olmuş başlarda sizin için ama neyseki yerine bir şeyler koyabilmişsiniz. Çünkü sadece eline almakla da kalmayıp tadına da bakmak istiyor bu kuzular.
      Kolaylıklar sana da...

      Sil
  4. Ne zor konuşamamak, ve ne çok zor onun ne istediğini anlamak. Çözdüklerimiz tamam. Ya çözemediklerimiz? Çok şükür ki kaşığın farkına varmışsın. En tehlikesiz şeylerden biri. Artık çok emin olduğum bir şey var ki, bebekler oyuncak sevmiyor. Anne-babalarının ilgilendikleri eşyalar onlara daha yakın geliyor. Bu yüzden kumandalar ve mutfak eşyaları daha cazip oluyor sanırım. Benim kızlarım mutfakta yere oturur ve ters çevirdiğim bir tencereye kaşıkla vurarak oynarlardı. Böylece ben bulaşıklarımı kolayca yıkayabilirdim. Beni 30 yıl öncesine götürdün valla... İşin kötüsü aynaya baksam o yıllardaki Gülsüm'le karşılaşacağımı sanacağım şimdi. İnsan yaşlandıkça en çok kendi alıştığı yüzünü özlüyormuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yine çok güzel ifade etmişsin Gülsüm abla. Lara ile ilgili çözemediklerim benim için daha önemli her zaman ve merak konusu. Kimi zaman ciddi ciddi dakıyor uzaklara ya da bariz bir şey düşünüyor sanki hissediyorsun ama anlamak mümkün degil. Oyuncaklardan çok bizim eşyalarımıza ilgi duymalarının nedeni de öğrenme büyüme telaşı belki. Bakalım daha neler öğreneceğim ben de Lara ile...
      İnsan gün be gün değişiyor hem görsel hem duygusal anlsmda aslında ben de cildimin gençlik ışıltısını özlüyorum itiraf edeyim.
      Sevgiler ve çok teşekkürler tekrar. ..

      Sil
  5. her sabah kalktığımda ki erken kalkmama rağmen kızımı mutfakta tencerelerimin kek kalıplarımın arasında bulurdum.baktım olmayacak ufak tencere tava setleri aldım onlarla gerçek yemek bile yaptı ve uzun yıllar sürdü bu:)) mübağalasız bir salonu dolduracak oyuncaklarımız vardı halada var ki kendi koleksiyonumu saymıyorum bile:)) oyuncaklarla da çok oynarlardı ama illaki tencere tava yada makyaj malzemeleri gibi nesneler hep öncelikli oldu.kızımın güven nesnesi daha o doğmadan aldığım bebeği ayşegül oldu:) ama oğlumun ki yastıkdı.yolculuk yastığı:) ve son olarak birlikte çok oyuncak yaptık çocuklarımla.zarasız kolay yapılabilen şeyler ve onlarla vakit geçirmek hep zevk oldu.o yüzden şu an her ikiside çok yaratıcı.sen çok bilinçli bir annesin.her şeyinde doğrusunu yapacağından eminim.sadece büyürken bir bakıyorsunki "o" nun tercihleri var ve sen önüne geçemiyorsun:) doğru yönlendirme yapmak dışında..sevgiler.öpüyorum prensesi ve seni..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dolunay'cım geçenlerde okumuştum 'aslında bütün çocuklar aynıdır farkli olan ebeveynlerdir' diye. Ki ne kadar doğru olduğunu bir kez daha idrak ettim. Bu bebeler oyuncak değil bir an once hayata karışmak istiyorlar demek ki bir dönem. .. çok teşekkürler değerli yorumun için. Dilerim doğru tercihler yapar evlatlarimiz kendilerini mutluluğa tasirken kimseyi incitmeden kırmadan dokmeden...
      Bizden de sevgiler.

      Sil
  6. Larammm ne yaptın sen yaa kök söktürmüşsün anneye güven nesnesi diye diye... Ben oyuncaklarını sevdim çok yaratıcı geldi üstelik, diğer oyuncaklar biriksin nasılsa daha oynayacak onlarla çok zamanın var:))
    Her çocuk bence kendi deneyini tecrübesini yaşayıp anne babayı eğitiyor sonunda:))Ben de çocuk yok ama çevremde çok ve tümünüz aynısınız mesela kumanda aletlerine algınız ne kadar açık 1.6 yaşında izlemek istediği kanalı açacak kadar.Bir de o güzel annene söyle güven nesneni yedeklemeye kalkmasın, o ne yaparsa yapsın eskisini elinden alamayacaktır.Biz aynı sorunu İtalyadan alınan ve arkadaşımın kızının güven bebeği ile yaşadık öyleki onunla yatıp onunla kalkıyordu ve yıkanmak için bile bırakmıyordu elinden, rica minnet fabrikaya yazdık resimleri gönderdik bebeğin yenisini herşeyiyle aynısını getirttik, öyle akıllıyız ki çaktırmadan değiştiririz sandık ama o da nee bugün o kız 13 yaşında ve evlenip bir gün onun çocuğu olursa oynasın dye alınan bebeği saklıyoruz:) Diğer bebek ise hırpani saçları dökük bir vaziyette halen odasında:)) İşte böyle can ikinizi de öpüyorum ben seni öpeyim sen de tüm şirinliğinle git anneyi ıslak ıslak öp benim için:)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Fiamma'cım biz onları eğittiğimizi sanırken aslında onlar bizi eğitiyor belki. Hepsi aynı bu bebelerin. :)
      Anlattığın gibi çok fazla yaşanmışlık dinledim güven nesnesi ile ilgili o nedenle yedeklemek istiyorum zaten ya kaybederse...
      Kaşık ama bunlar ya ne bileyim eğer üzerine bir işaret filan atmadıysa kuzu anlamaz değiştiğini gibi geliyor bana. Kaybedersek yandık çünkü parka bile onunla gidiyoruz artık.
      Hoş sen şimdiden Lara'yı muhatap almaya başlamışsın benim yerime ama o beni öpemiyor daha. Ben senin için onu öpüp koklasam olur mu? :))))

      Sil
  7. Rengim çocuklar bir acaip, benim yeğenimin dünya kadar oyuncağı var. Gerçi onuda tasvip etmiyorum pek. Çocuk yinede tutup tas-tava ile oynuyor :) galiba çocuklar hep kendi bildikleriyle tanıdık nesnelerle olmak istiyorlar.
    Eh o kaşıklar can simidi olmuş :)
    Öpüyorum Lara'mı çok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Aslı 'cim bu modeller böyleymiş demek. Yorumları okudukça gördüm ki oyuncak seven yok nerdeyse. Ama oyuncağın da zamanı gelecek sonra... Bakalım gorecegiz...
      Bu arada haklısın fazla oyuncağa ben de karşıyım.
      Çok teşekkürler ben de öpüyorum sizi :)

      Sil
  8. Benim de göbeğim çatlamıştı bizim kuzular bişeye alışsın ve o alıştıkları şey, misal bir battaniye, bir örtü, mendil ya da bir uyku arkadaşı olsun da onunla güven ve huzur içinde kendi kendilerine uykuya dalsınlar diye ama nafile, biz de başarılı olamadık :( Ali Deniz'in yatağının içinde dönüp durdu biri anıran minik eşek ve diğeri de minik bir mendil büyüklüğünde köpekli bi kumaş parçası-ki bunların ikisinin de adı uyku arkadaşıydı. Bizim bücür bunları kendine uyku arkadaşı etmediği gibi yüzlerine bakmadı bile :(
    Ama Lara için sevindim valla, hadi inşallah, kaşık da olsa güven nesnesi, sana da rahat ettirsin ;)
    Oyuncak almamalı bunlara yaaa, dayamalı önlerine her seferinde böyle acayip şeyleri, bitik ambalajları, kutuları, pet şişeleri :)))
    Bi de son birşey "Battaniyelerden naber"
    Sevgiler (Aaaa, unuttum ya ben sana örnek maillemeyi, tüh bana, dur yarın sabah ilk işim o olsun :)
    Öp kuzuyu kaşık tutan parmaklarından :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Esen'cim. Biz şanslıyız sanırım neticede bir şey seçti.
      Allah seni inandırsın kullandığım diğer battaniye hala sağlam ve tamir ettiğim de zaten. :))
      Mailini aldım cooook teşekkürler ve sevgiler. Biz de sizi öpüyoruz.

      Sil
  9. En işlevselini seçmiş Lara.
    Akıllı kızım benim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Tülin abla. Kaşık seçtiğine göre aşçı mı olacak yemeyi mi sevecek acaba ? :)
      Sevgiler

      Sil
  10. Gülümseyerek okudum, Berk de aynılarını yapıyordu. Şimdi ise o sakladığım bebeklik oyuncakları çok kıymetli..

    Veeeee Ayı Winnie ve arkadaşlarına bayıldım, bunun hepsini mi siz aldınız, bu kadar olur siz de mi, kolleksiyon delisisiniz ?? :))) ay hiç bilmiyooduum :P

    Onları çok iyi sakla, ve tek tek çıkarıp ver çünkü bu seriyi izleyeceği günler gelecek.Ben kaçıyorum resmen ayı winnieden malum renkleri beni itiyor, çok şükür şimdilerde çok moda olmadıklarından şimdilik gözümüze de çarpmıyor ama bu set Berk de olsa deli olurdu. Lara da bayılacak dediydi dersin.

    O pigleti annem iki ay aramıştı Melis istedi diye :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Önce küçük boyları aldık bir dönence üstünde. Sonra Eeyore ve Winnienin büyük boylarını. Donence işlevini yitirince daha doğrusu bizimki onu cekistirmeye başlayınca küçükleri de indirdik dönenceden ve serdik önüne...
      Bak koleksiyoncu olduğumuzun ben de farkında değildim aslında. Sen söyleyince farkettim araba güneşliği de winnie ve arkadaşları ile süslü.
      Evet saklamak lazım bunları çizgi filmini izleyeceği zamanlar için

      Sil
  11. Ha bu arada oyuncakların zemini örtü mü , neyse bana deli gibi çikolatalı pastayı çağrıştırdı şu an yutkunuyorum o derece :)) zaten sen çikolatalı dondurmamdın ondan mı çağrışım yaptı bilmiyorum ben o herneyse yemek istiyorum :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ÖIdürdün beni Nil'im gülmekten. :)))Zemin puf. Yani parça derilerle kaplı bir puf işte. Yinmez o yinmez... Beni ye daha iyi valla:)

      Sil
    2. O nasıl puftur kardeşim o puf evde olsa ben durmadan tatlı yemek isterim, gerçi ben sürekli tatlı yemek istiyorum o da ayrı :P

      Sil
    3. Acaba ben o sebepten mi sürekli çikolata yemek istiyorum diyerek aydınlandım :)
      Hakkaten ya??

      Sil
    4. İyi ama ben de aynı şeyi düşündüm. üzerine çikolata rendelenmiş pasta gibi duruyor.

      Sil
    5. Sayenizde artık benim için de o bir pasta :(

      Sil
  12. Cocuklar kendi istedikleri seyi güven nesnesi olarak seciyor..istersen sen önlerine 20 güzel oyuncak getir koy..
    Benimki minicik eline kolayca giren annemin ona mevlit örtülerinden yaptigi beyaz mendilleri sectiydi..
    5 yasina girecek.. Her gece yataginda mendili duruyor..
    Bebekkende onu koklaya koklaya uyurdu.. 10 tane falan var.. Ama yikaninca kokusu gidince kabul etmezdi.. Onun icin yenisini vereceksem bir hafta önceden digerini yikamadan ikisini bir eline tutusturmam gerekirdi.. Hani yenisine kokusu gecsin diye beklerdik krleneni yikayabilmek icin... Ve halaaaaaaaaaaa öyle.... ;))))))))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Narçiçeğim. Kendileri tercih ediyolar haklısın. Neticede seçti önemli olan da bu aslında dimi :)
      Senin tatlı bezelyeyi de öp benim için.
      Çok az kaldı senin doğumuna da dimi? Heyecanlısındir.
      Hayırlısı kuzucum. Vaktiyle sağlıkla al kucağına yeni bezelyeni de...

      Sil
  13. Ülker'cim biz Erol'la bu konuyu hep konusuyoruz ve aldığımız bazı oyuncaklardan çok pişmanız:) Hep diyoruz ki eray'a iki tencere br tava bir de çaydnalık alsak daha makbule geçermiş...Hala onlarla oynamaya bayılır...Bu arada bir uyku arkadaşı var ondan hiç vazgeçmedi ona birsey olacak dıye ödüm kopar evladım gibi bakarım ayıya:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Doğru demiş Erol kardeşim.
      Ama bak Eray en azından içlerinden birin seçmiş sizi kırmamış.:))
      Ne zaman vazgeciyorlar acaba bunlardan. Bak 13 yasinda hala odasında saklayan 5 yasinda hala onunla uyuyanlar var...

      Sil
  14. Hiç şaşırmadım:)))
    Oyuncak konusu hep aynı anlayacağın.
    Benimkilere de mutfakta bir tencere, içine birkaç tahta kaşık yetiyordu:)
    Oyuncak seçiminde 1.oğlan da hep yaşına uygun olsun, el becerisi vs. hep dikkat ettim.
    2.olunca zaten 1.nin oyuncakları etrafta olduğundan çok dikkat edemedim haliyle.
    Gene 1.de şekerli şeyleri 3 yaşına kadar hiç vermezken 2. daha erken başladı.
    Hani derler ya 2.çocuk daha rahat diye. Birazda mecburen oluyor aslında. İstesen de dikkat edemiyorsun çünkü, 1.deki diken üstündeki durum olmuyor:)

    Sonunda Lara da bir güven nesnesi bulmuş kendisine:) Seni de çok yormuş tabii:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O nedenle de sanki ikinci çocuklar daha rahat daha problemsiz mi oluyor acaba diye düşündüm bir kez daha.
      Oyuncak konusu da bütün çocuklarda aynıymış meğer. Ben uzun süredir çocuk görmediğim için şaşırmışım ilkin oysa bütün çocuklar aynıymış Semi' cim sağol

      Sil
  15. hihi, bir takım zerzevata geldiğimde kahkaha patlattım valla.
    :)
    güven kaşıkları ile güvenli uyku.
    :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen şimdilik habersizsin bu işlerden tabi:))
      Güven çoook önemli.

      Sil
  16. Ne çok özlemişim senin yazılarını okumayı :))
    Hele şu başlangıç satırların var ya, bayılıyorum onlara :)
    Yaa evinizin en değerli eşyaları şu 2 kaşık oldu yani öyle mi :)
    Yazık o sevimli oyuncaklara, Lara bari arada göz kırpsa onlara hepten boşa gitmeseler :))
    Bizde böyle sahneler çok yaşadık, şimdi büyüdü yeğenim ama çok tecrübeli olduk, mesela ben çok yakınlarımın bebeklerine hediye olarak eli ayağı düzgün bir oyuncak almıyorum, antika eşyalar satılan dükkanlar oluyor ya, oradan mesela sapında 3 tane yuvarlak tahta halkası olan bir tahta kaşık, yada küçük bir kavanoz-bardak, bu tip bir sürü şey bulup alıyorum :) Başta anneler komiklik yaptığımı düşünüyorlar ama sonra o kıytırık gözüyle baktıkları eşyalar en değerli "oyuncağı" oluyor çocuklarının :))

    O iki kaşığınıza (aman Allah korusun tabii de) bir şey olursa eğer bana haber verin ben bulurum size aynılarından :))

    YanıtlayınSil
  17. Zeynep' cim ben de seni her gördüğümde mutlu oluyorum. Cok tesekkurler. Kaşiklarimiz pek kıymetli aman bir sey olmasın onlara dediğin gibi ama güven veren sözlerin için de sagol ;))

    YanıtlayınSil
  18. Ülkerim Ece hiç oyuncakla oynamadı, hala da oynamıyor. . Bütün peluş oyuncaklar bir oyuncak sepetinde kaldırılmış şekilde duruyorlar.
    Varsa yoksa mutfak.
    Güven nesnesi olmasını hiç düşünmemiştim. ama çok mantıklı. belki ikincide ben de bu konu üzerinde kafa patlatırım.
    Kaşık tutan köfte parmaklarını öperim kuzumun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nihan'cım bütün bebeler aynıymış gerçekten. Hiç biri mi sevmez oyuncak ;))
      Öperim ben de sizi.

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...