Counter

22 Nisan 2014 Salı

2 Yaş Bebesinin Tahammül Sınırlarını Zorlayan 'Şirinliği' ve Ebeveynlerinin Derin Çaresizliği Üzerine Kontrolsüz Bir Analiz

Oyumuzu verdik boyumuzun ölçüsünü aldık. Hakkımızda hayırlısı. Tamam bu konu bu kadar.

Ebet, Terrible two ile hayırlısı ile tanıştık. Fevkalade enteresan duygular içindeyim. Lara kasırgası nereden eserse ebeveyn yerleşkesi oralardan reaksiyon vermek zorunda esasen ama kimi zaman da o kadar mutedil ve şepşeker ki şaşırtıyor. Önlem alamıyorsun, kendini hazırlayamıyorsun ve daima hazırlıksız yakalanıyorsun. Yani kim kimi idare ediyor kim kimi büyütüyor herşey ortada.

Bir kere bildiğin konuşuyor, herşeyi anlatıyor, ciddi ezberliyor, en olmadık zamanlarda da kullanıyor. Daha bu öğlen uyku saati gelmiş bir kez denemişiz beraber, olmamış dönmüşüz salona. Aradan bir saat geçmiş yorulmuş esniyor, hadi gidelim de biraz uyuyalım diyorum, tabi ki önce "hayııı" diyor sonrasında başlıyor şamata, "aa oooda Laya göödüm, aaa ooda büfafa vaaamışdı" filan, bakıyor olmuyor "uyuyim o zaman" diyor. Söylediği fazladan her kelime ile şaşırtıyor işte. Yan yana yatarken bile aklıma geldikçe püskürmemek için zor tuttum kendimi.


Ne söyleseniz önce hayır diyor hem de kaşlarını çatıp filan.
Mesela en sevdiği şey parka gitmek kumda kova kürek oynamak, hadi parka gidelim dendiğinde cevap, üstüne basa basa "hayıı paaka gitmiyceeek"; peki gitmeyelim o zaman diyorsunuz "hayıı paaaka gidelim".
Peki hadi eşofmanını ayakkabını  giyelim "hayıı giymiycek". Şunu mu giyelim bunu mu diye soruyorum çünkü şunu giyelim desem direk hayır gelecek ama o yine de "hayıı munu giymiycek" diyor ikisini de gösterip.
Sürekli anlat anlat dilim şişiyor yaw. Bak evladım, güzel çocuum ayakkabı giymezsen dışarı çıkamazsın patik evde giyilir, dışarı çıkarken ayakkabı giyilir bıdı bıdı bıdı.... Konuşmadan anlatmadan ikna etmeden adım atamıyoruz. Bilmediğinden değil, uğraştırmayı seviyor sanki.

Bottan ayakkabıya geçiş de sancılı oldu. Anlat anlat işte yaz geldi artık falan filan en sonunda bunlarla daha rahat koşarsın ama deyip biraz da zorla giydirdim spor ayakkabıları. O gün bu gündür ne zaman giydirsem "daha rahat koşarım" diyor giyerken; eskaza giyerken söylemeyi unuttuysa başka bıdılar bıdılarken; apartman merdivenlerinden inerken "bak daha rahat koşuyo bak" diye telafi ediyor.

Evet çok eğleniyoruz, çok da gülüyoruz ama kimi zaman da Allahım sana geliyorum dedirtiyor en alasından ve insanın kendiyle sorgusu hiç bitmiyor.

Yine geçenlerde PTT de bir işim var ve o gün halletmek zorundayım. Evden çıkarmak yaklaşık bir buçuk saatimizi almış, kapandı kapanacak PTT; gittik arabayı parketti baba, geldik PTT nin önüne yok girmek istemiyor, Allah allah e dışarda kal baba ile yok benim girmeme de izin vermiyor. Eee ikna çalışmaları çözüm getirmiyor mecburum giriyorum. Dışarda bas bas bağırıyor ama öyle ki o esnada olaya tanık olan herkes için biz ebeveynlerin yüzkarası; küçük hanım da mağdurların biricik temsilcisi. PTT memuresi hanımefendi ile ilk sorgulamamı yaşıyorum yaşanana dair :
- Uykusu var galiba, ?
- Yok yeni uyandı daha.
- Alamamış uykusunu o zaman.
- Yoo her zamanki kadar uyudu.
- Karnı mı aç?
- Yok yemek de yedi uyandıktan sonra.
- Ee neden ağlıyor? 
- Bilsem ağlatır mıyım? Bilmiyorum. 
- Allah allah nazar olmuş çocuk okuyun siz onu. 
- Tamam siz bir an evvel işlemimi yapın ben gideyim. 
- Sistem kapalı bekleyeceğiz. 
- Tamam dışarda bekliyorum o zaman... 

Dışarı çıktım Lara ağlamaya devam. En sonunda daha önce itiraz ettiği krakere evet deyip burnunu çekerek yemeye başlıyor ama tekrar içeri girmem gerekiyor ve yine aynı sahne, içeri de girmem, seni de bırakmam durumu.
Malesef çarem yok giriyorum yine ve babayı bırakıyorum Lara kucağında ter ter tepinirken. Bu kez bir başkası sorguya çekiyor beni ama şişmişim zaten. En sonunda kabak yargılayan bakışlarla"çocuk mahvoldu ağlamaktan" diyen bir abinin başına patlıyor. "Ben sizin kadar düşünemiyorum çünkü çocuğumu ne yapayım. Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dilerim" diyorum barut fıçısıyım. Bu arada işlem bitiyor çıkıyorum; Lara' yı kucağıma alıyorum ve uzaklaşıyoruz. Baba def, ben def ama küçük hanım bir melek. Nasıl bıcır bıcır, nasıl şen şakrak. Arabaya bindiğimizde anlatmaya çalışıyorum o ağlayınca nasıl hissettiğimizi ama yok, tek reaksiyon "Yaaya aaaaladı" o kadar. Neden ağladı sorularım tabi ki cevapsız.

Neyse siz boşverin bizi de ne olacak bu memleketin hali ondan haber verin diyeceğim ama yok o konu pek beter. Ben en azından Lara' nın bu döneminin geçeceğini biliyorum. Üstelik bu tarz krizler dışında şeker gibi evladım çok şükür. Memeyi ikna ile arızasız bir şekilde bıraktık (yine çok şükür) mesela ki çok zor olacağını düşünüyordum. Bir iki aya yayıldı süreç ama içimize sindi ikimizin de. Hala ara ara meme diyor sırıtarak en şirin hali ile ama biliyor çoktan bittiğini; sadece tepkimi ölçüyor kendince. Bakalım ben de biliyor muyum diye deniyor :) Şimdi bezden kurtulmaya geldi sıra ama hala temkinli yanaşıyor konuya, kitapları okuyoruz, lazımlıkla da kesişiyoruz sürekli ama bezi çıkaralım mı Lara deyince hayııııı....

Sonra çok fazla tutturmuyor genelde. İkna edilebiliyor bir çok zaman. Uyumlu olduğu zamanlar tadından yenmez, yemek konusunda da çok sıkıntımız yok, yani şükür işte. Bu terrible two dönemi de bitecek eninde sonunda. Tamam arkasından daha beterleri de gelebilir biliyorum ama olsun. Evlat neticede can, da bu memleketin hali ne olacak, asıl konu o....

Bu ara nefis kitaplar okudum(özellikle Paul Aster' in son kitabı); keyifli minik el işleri yaptım boşluklarda ama Lara kadar anlatılası değil hiç bir şey işte ebeveyn psikolojisi. Anlatmadan duramıyorsun. Daha anlatılacak bir sürü güzel hali varken niye bu deli hallerini anlatıyorum onu da bilmiyorum ama beni asıl geren memleketin hali bilesiniz...


24 yorum:

  1. İnsan neden zorlayan hallerini anlatıyoruz diye üzülüyor ; ben de öyle hissediyorum, biraz toplumsal bir özellik, can sıkıcıyı anlatmaya eğilim var ama terrible two, hakkaten terrible:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Tubanne hoşgeldiniz :) biliyorsunuz ya annelik zor zanaat, ve hiç bitmiyor kendini sorgulama hali, sürekli özeleştiriden şişiyorum bazen işte öyle zamanlarda sanki "ama o da bunları bunları yaptı yani haksız da sayılmam sinirlenmekte" diye kendimi savunuyorum kendime :))
      Oysa o ne yapsa haklı pozisyon itibariyle :) Sevgiler ve bol sabır size de. Dilerim bu yaz hep beraber sakinlikle şu tuvalet eğitimi kısmını da hallederiz.

      Sil
  2. Amaaan bi de bloody six var ki önünüzde o pek beter pek. Sevgiler korkunç 2 yaş cimcimesine :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Sis teşekkürler acıma katıldığınız için :)) Bu terrible, horrible, .. şeklinde uzuyor ama asıl mesele ne zaman bitiyor. Bloody son mudur? Kesin mi? :))

      Sil
  3. Ülker ben bu hikayeleri bir yerden hatırlıyorum :) Bizimki de hayır diyemezdi Ahii derdi. Ayy gına gelmişti bu kelimeden. İnşallah bu dönem geçecek bildiğin gibi başka dönemler başlayacak, ömür dediğin şeyde böyle törpülenecek. Olsun sağlıkları yerinde olsunda...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ayla' cım herkesin aynı yollardan geçtiğini bilmek rahatlatıyor ama hakkaten kendimi aşıyorum bazen sabır konusunda. Sürekli Allah' ım sabır ver şeklinde :)) Geçenlerde 500. kez aynı şeyi anlatıyordum bla bla bla dedim sonunda daralıp o kadar anlattığım şey gitti bla bla bla dedi ya bana :))) Sağlık olsun ne edelim :)

      Sil
  4. :)) Bizimki 4'e yol alalan bir bücür ve çoktaaaan geçtik biz o teribbbbbleeee two ları şekerim, ziyadesiyle üzgünüm senim için, kendim için de peeeek mutlu :))) Şaka yapıyorum yav, bizde de rezaletti, çok uzun sürmedi Allahtan ama o nasıl bir direnç göstermedir çocuklardaki, deve inadı gibi maaşallah inatları! Ali Deniz de beni köyden Yalova'ya indirmemişti, çıkmadı evden, misafir gelecek, söz vermişim, saat gelmiş ama beyefendinin hareket için keyfi gelmemiş... Neyse Ülkercim yaa, Lara'nın bu krizleri geçip gidecek ama sahi ne olacak bu memleketin hali??? Misal Yalova'nın lüzumsuz yere yenilenen seçimleri ne olacak sence, lütfen ama lütfen üç-beş olmasın bu kez fark :((
    Not: Bez için de sıkıştırma çocuğu, vakti saati gelince gör bak nasıl da kolaycacık hallolacak ;)
    Öperim çok...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Alçak köfte :))sen atlattın terrible kısmını ama dört yaştaki tabiri biliyorsun dimi :)))
      Doğurduk takip edicez Esen' cim ne yapalım...

      Yalova konusunda da Hatay konusunda da gerginlik had safhada. Artık bu hep bana hep bana durumları içimizi şişirdi dimi...
      Bez konusunda hiç sıkıştırmıyorum dediğin gibi çünkü bunca itiraz ve çatışma arasında bir de o konuyu halletmek yürek ister ki o da bende yok :) Ben sadece her gün sakince sormaya devam ediyorum lazımlığa yapmak ister misin diye o da klasik hayır diyor sen bilirsin diyorum, ben biliyim diyor konu kapanıyor. Ardından Bay bay bezim kitabını okuyoruz günde 3 posta ki ezberledi çoktan ve kendi istiyor sürekli okumayı zaten. Ama kitabı kaldırınca sen de ister misin lazımlık kullanmayı diyorum hayı diyor eyvallah diyorum yine konu kapanıyor. Ne zaman tamam evet derse sorucam 3 kez daha emin misin diye öyle girişeceğim o işe :)) Ben de öperim çok.

      Sil
  5. :))) bu hikayeleri lara büyüyünce okuyacak eh belkim o zaman şundan ağladıydım diye açıklama yapar :)) benim çoktan unuttuğum ve şimdide şirin bulduğum haller :)) -biliyorum biliyorum uzaktan davulun sesi meselesi :)-
    bunlar cidden güzel dönemler bilesin ::))
    memlekete gelince malum memleketi yeniden kesip biçiyorlar bizde bööle seyrediyoruz işte.Rabbim sonumuzu hayır eylesin :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah okur Dolunay' cım da açıklama mı yapar, yargılar mı Allah bilir. :)
      Sonradan ben de şirin buluyorum ama yaşarken bildiğin terrible :)) Ya çok hızlı büyüyor çocuklar ve haklısın bebekliğini bile özlüyorum işte. Oturup sohbet etmenin ya da sokakta sohbet ederek elele dolaşmanın tadı zaten tartışılamaz.
      Memleketim ah memleketim... Ne enteresan şeyler ne kadar normal gelmeye başladı son zamanlarda bize bile değil mi... Amin sonumuz hayır olsun inşallah. Öpüyorum seni :)

      Sil
  6. Maşallah Rengim allah nazarlardan saklasın. Ama yine de demeden edemeyeceğim. Bunlar en iyi günleriiiiiiiin. Moralin bozulmasııııııın. Benimki de bu yıl 18 yaşına girdiya bizde bu sendromdayız anlayacağın. Çok öpüyorum ikinizi de sevgiyle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizimki ön ergenlik sizinki ergenlik :) Allah hepimize bütün ebeveynlere dayanma gücü versin Dilek' cim. Biz de öperiz sizi çok :)

      Sil
  7. 2 yaşına kadar melek gibi olan çocuğunuzun bir anda chucky e dönüştüğü döneme hoşgeldiniz ülker hanım.. maalesef ki artık hayırlar, olmazlar hava da uçuşacak. sebepsiz ağlamalar, küsmeler.. ooooo.. şirin tatlı konuşmalar, annecim çok güzelsinler.. seni çok seviyorumlar da.. en güzel en tatlı dönemler.. allah sağlıktan ayırmasın..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Sevgi Hanım çok haklısınız. Bugün yürüyoruz beraber kucak istedi niye yoruldun mu annecim dedim ama inatlasmadim da malum eğitti bize küçük hanım aldım kucağıma bir sarıldı ki sormayın sonra da babasına dönüp "sebiyom" dedi benim için; sonra babasına gitti kucağımdan bir de ona sarıldı ve geri döndü kucağıma. Eridim bittim :) Çok da tatlı çok :)
      Sevgiler, amin güzel duanız için de. Allah evlatlarimizdan ayırmasın.

      Sil
  8. ülker ben iki yaş da hüngür hüngür ağladığımı bilirim o derece:)Sonrasında ince ayarı buldum asla istediğim şeyi değil de istemediğimi söyler ,hayır diyerek tersini yapmasını beklerdim ve çoğu zamn bingo işe yarardı.Evden çıkmalar ve eve girmelerde krizler ömür törpüsüydü.Çıkarken ayrı eve girerken önce ben niye girmedim ben niye açmadım kapıyı vs diye bitmeyen krizleri şimdi hatırlayınca ne çabuk geçmiş diyorum.Ama çok güzel zamnlardı o ayrı.Memleket halini son 20 gündür tv açmayarak,twitter'e girmeyerek yani görmeyerek okumayarak ruh sağlığımı korumaya çalışıyorum zira bir ara hasta olacağımdan korkmaya başladım o derece düşünüyordum ne olacak bu memleketin halini.
    Güzel günler dilerim size sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim de ağlamak istediğim anlar oluyor çokça ama sakinlestirmeye çalışıyorum kendimi. Lara'da ters psikoloji işe yaramıyor Sezobigo' cum. Ben yarışiyorum onunla. Ben yapcam ben yapcam diyerek. O da her zaman işe yaramıyor da işte. ..
      Ya takip etmiim diyorum onu da beceremiyorum. Allah sonumuzu hayır etsin deyip deyip yaşıyoruz işte. Cok tesekkurler desteğin için, sevgiler :)

      Sil
  9. Ne güzel bir şey "anne" olmak :) ve ne zor değil mi canım.
    Allah bütün çocukları ailelerine bağışlasın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Tülin abla'cim, başlı başına bir sınav. Çok zor çok keyifli çok sabır isteyen... Çok şükür sağlıklıyiz da bunları düşünebiliyoruz. Gönülden amin güzel duan için. Çok teşekkürler.

      Sil
  10. samimi mesajlarınla, beni yalnız bırakmayıp acımı paylaştığın için, bana sadece bir izleyici değil, bir dost sıcaklığı olduğun için sonsuz teşekkürler, sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elif Hanım, rica ederim ne yaptım ki... ne diyeceğimi bilemedim. Allah sabır versin. Sevgiler,

      Sil
  11. hayırlı olsun şekerim terrible two unuz:)) Terrible twelve kadar sürmez inşallah ama anneler hep bundan şikayet eder durur da acaba sebep ne bilinmez. Tam 2 deyince damarı tutmuyor ya bu çoukların. Bence bu yaşa kadar süreç seni ve kendini keşfetme, bundan sonra ki süreçte kuralları ben koyarım sen de bana uyarsın çünkü beni seviyorsun seni maymun ederim debelenmesi. Lakin yaşın kaç olursa olsun kızlar ve anneler hep sevişir hem çelişir, didişir.Bir bebek bilir ki annesi onu en çok sevendir. PTT de durumlar fenaymış ama beni güldürmeden edemedi oradaki durumunuzu hayal etmek. Sen içerde çaresizsizn yaa baba aslında dışarıda daha çaresiz, sen lara ağlıyor çevredekiler niye ağlatıyorsun çocuğu diye mızıldıyor diye içinden kızıyorsun yaa baba da bu arada hem bankodaki memura ağır iş yapıyor diye hem müsebbibi olan sana 2 dakikalık işi bitirip çıkamadın oradan diye hem kucağındaki Lara ya susturamadı diye hem de bakanlara ve seninle tartışanlara kızgındır:)) Bu durumu defalarca yaşamış ve gzlemlemişimdir.Yani pay çıkar kendine yine deşanslısın bilesin:)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sorma Fiammacım duman etti ikimizi de o gün. Gerim gerim gerildik. Orada bir terör estirmedimse edebimden... Bu terrible two hadisesine ön ergenlik diyolar zaten. Aynen söylediğin gibi ben de varım mücadelesi, benim dediğim olacak burada benim borum öter vs durumları. Her çocukta 3 aşağı 5 yukarı aynı zamanda başlıyor çünkü fiziksel gelişim ile de alakalı beyin loblari vs. Fakat enteresandir alışkanlıklar da bu dönem percinleniyor. Yani taviz vermemek gerek ama inatlasmamak da gerek-miş. Nasil olacaksa artik? Bilimsel açıklamamı da verdikten sonra sevgilerimi gönderebilirim

      Sil
  12. Geçer bu da geçer diyeceğim sen de biliyorsun Ülkerciğim, şimdi seni okuyunca Deniz'in o yaşlarını hatırladım gerçi biz hala çabuk çıkamıyoruz evden bir de şu sıralar pek inat oldu, her şeye muhalefet halinde. Öperim ikinizi de özlemişim seni okumayı. Sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Fadiş'cim her dönemin kendine has zorlukları ve güzellikleri var haklısın geçecek. Çocuğun karakterini de kabullenmek lazım belki.
      Keyfini çıkarmaya ve tolerans göstermeye çalışmak en kolayı her iki taraf için de. Sevgiler bizden de :)

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...