Counter

18 Temmuz 2014 Cuma

Emzik, bez, aşk, nefret ve gözyaşı; hatta kreş ve diğer zımbırtılar tekmili birden. Az sonra...

Şimdi, bitti bu emzik hikayesi dedim ama (hayat biter, söz bitmez diye de bir laf var mı bilmiyorum neyse artık var) iki çift lafım daha var bu konuda.

Allah' ın sevgili kuluyum orası kesin. Genel anlamda şanslı bir insan olduğumu söylerim hep çünkü hayata pozitif bakma gibi bir saflığım (her manada) var. Ama bu da bir savunma mekanizması esasen çünkü depresyona meyilli de bir ruh halim var (belki çoğu kadın gibi). Bir de ikizler üzeri aslan mı yengeç mi ne olduğundan bir türlü emin olamadığım bir yükselen burç. Al sana bir çelişkiler silsilesi. Annem doğum saatim konusunda farklı dönemlerde farklı saatler için çok emin konuşunca ben de bir türlü net doğum saatimi öğrenemeyince sürekli bir yengeç, bir aslan, (hatta geçen gün bir başka hesaplayıcı da başak hesapladı) ruh hali dalgalanıyor tabi. Yani hep annemden ötürü :)



Şanslıyım tamam. Ki Lara benim kızım. Fevkalade hassas, kırılgan, çok konuşan, tatlı konuşan, genellikle söz dinleyen ve ılımlı. Tamam henüz sosyalleşme konusunda zayıf, yaş dönemi ve yetişme koşulları nedeni ile bana çok bağlı ve gördüğüm herşey benimdir kıvamında ama bunlar hep normal.

Şanslıyım ki koşullar gereği planlı sezaryen olmasına rağmen, hep kendi istediği zaman gelebilse keşke, keşke biz değil o karar verse diye diye çocuğu planlanan tarihten iki gün önce doğurdum, tamam yine sezaryen ama o karar verdi zamanına.

Niye bunları yazıyorum şimdi derseniz bu akşam ikimizi de çok takdir ettim kendim kendime, mutluluk sarhoşluğu bir nevi yazmazsam olmaz.

Lara bugün ilk kez evi dışında bir yerde emziksiz uyudu. Momo' larda, evet çok uzun sürdü ve evet bir yerinde biraz ağladı ve eve gidelim dedi sürekli ve son on dakika dedim içimden uyuyamazsa gideriz eve. Ama uyudu. Üstelik bir buçuk saat filan. Daha önce de uyumuştu Momolarda ama emziksiz ilk. Çok da keyifli uyandı, sonrasında güzel güzel oynadı; yemeğini yedi ve eve dönerken de inanılmaz uyumluydu (maşallah dediniz mi :)

Hatta o kadar uyumluydu ki bir kreşe uğrayıp fikir edinme teklifimi hemen kabul etti. Saat geç olmasına rağmen kreşin sahibi açtı bize kapıyı(işte yine şans) ve ilk kez bir kreş ziyareti yapmış olduk böylece. Biz sohbet ederken Lara bir oyun odasında tek başına oynadı ki genelde bırakmaz beni yeni ortamlarda. Üstelik aramızda bir cam vardı yani aynı odada bile değildik. Sevdik ikimiz de mekanı, sahibini. Ben de anlatıldığı kadarı ile sistemini, felsefesini ve yazdım bir kenara izlenimlerimi. Aklımda 3 kreş daha var ve sonrasında karar vermeye niyetliyim.

Bu arada kreş seçiminin ne kadar önemli olduğunu bilen bilir, ben yeni öğreniyorum. Bir sürü yazı, yorum ve uzman görüşü okudum, dinledim bu ara ve öğrendiğim bazı şeyler ürkütmedi desem yalan olur. O nedenle de dedim ki kreş sahibine ne öğrettiğiniz çok da önemli değil, her zaman öğrenir, önemli olan sonradan çözülmesi zor düğümler atmayın ruhuna; yok saymayın, birey gibi davranın, hasarsız çatışmalar yaşatın. Dünyanın kendi etrafında dönmediğini gösterirken benliğini yok saymayın, kafasını çok bulandırmayın, yaşama sevincini almayın. Özgüven verelim derken egosantrik bir çocuğun tohumlarını atmayın, merakını öldürmeyin falan filan. İyi demiş miyim? :)  Neyse kadını sıkmadım canım, gıcık da etmedim tatlı tatlı konuştum höt höt değil merak etmeyin; az konuştum daha çok dinledim :) Neticede öğrenmeye gittik ukalalığa değil. Ama kafama takılan yarım gün sistemlerinin olmayışı ve cumartesileri kapalı oluşu idi (çalışırken cumartesileri sorun olacak çünkü), bir de fazla pahalılar sanki. Neyse yazdım bir kenara işte herşeyi. İki kriterim var prensipte; pedagog desteği ve birebir iletişimde olduğu öğretmenin iletişime açık ve kafa yapıma uygun biri oluşu .

Neyse sonrasında eve geldik, zeytinyağlı fasulyeden beklentimin üstünde (bu ara yemekle arası pek hoş değil) yedi. Enteresandır dün de ilk kez öğle yemeği için alternatiflerini söylediğimde (biri de makarnaydı üstelik ) bunlar değil, yumurta istiyorum ısırarak dedi ki sevmez yumurtayı hatta sarısını yemez (krep dışında ki bu ara krebi bile reddediyor), haşladım koydum önüne aa bir de baktım hepsini yemiş. Şaşırtıyor.

Ardından baba gelecek mi diye sordu ki ben de babanın uyku saatine yetişemeyeceğini söyleyecektim, o da arızaya bağlayacaktı, zor bir gece olacaktı filan. Baba ile beş dakika görüntülü konuşma, sessizce kabulleniş (hımm peki şeklinde), ardından biraz zıt anlamlar kartları ile oynama, azıcık kendi fotoğraflarına bakma, sonra Göksel' den Senden başka ve Athena' dan Ben böyleyim eşliğinde bolca kudurma son olarak da bir sürü öpücük yanağıma (acıdı mı yanağın öpeyim geçsin diyerek) ve gidelim mi artık uyumaya dediğimde tamaaam cevabı. Bununla da bitmedi. Dün giymeyi reddettiği pijamayı istemesi, ardından da sadece bir kez Caillou anlattırıp(normali min. beş), yanağımı seve seve sadece 24 dakika içinde uykuya dalması. 22:07 itibariyle (Burada maşallah deyip tahtaya üç kez vurmayanı vururum kesin). Çok şükür be yau.

Şanslı kadınım diye boşuna demiyorum dimi :)

14 yorum:

  1. Vaaayyy :)) Süpermiş yahu, vallahi tam yemelik olmuş kuzu, nasıl tatlı :) Maaşallah, suphanallah, 41,5 kere :)))
    Kreş dediğin oyun yeri bir nevi, bence de eğlensin, darlanmasın, eğlenirken hafif hafif öğrensin yeter :) Bir de niye yarım gün ki? Tam gün olsun bence, seviyor çünkü çocuklar, yarım gün ya da haftanın belli günleri giderse, neleri neleri kaçırır hem bi düşünsene ;)
    Bizimki, yani bizim bücür Ali Deniz ilk gün gitti ve sanki her gün gittiği bir yermiş gibi, döndü arkasını, bay bay dedi ve yallah sınıfa, her gün de öyle gitti sonra, biz bi korkttuk, bi şoka girdik, normal değil mi bizim çocuğumuz diye! Niye adaptasyon sorunu yok, nesi var bu çocuğun, bilmediği ortam, anne baba yok, o an için ona elalem gelen insanlarla yalnız nasıl kalır vs. ama şükür ki öyle oldu :) darısı başınıza kuzum :)
    Öp benim için o küçük hanımefendiyi ve ilet kendisine bu fotoğraftaki kreasyon süper, maşallah, suphanallah, 41,5 kere :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Esen'cim :)
      Şimdi öncelikle yarım gün istiyorum ki günün diğer yarısı bana kalsın yani bize :) Ikimiz de bir adaptasyon süresi geçireceğiz malum. Ama tüm gün evde işsiz ve Lara ' sız bana zor yaw. Ben de bu arada iş ararım filan. Ama ne zaman ki Lara artık eve gitmek istemiyorum kalıcam daha der o zaman tam gün olur, ben de kendi programıma dönerim yavaştan.
      Ali Deniz süper adate olmuş darısı başımıza gerçekten. Senin için de öperim çok çok zevkle :)

      Sil
  2. maşallah maşallah maşallah! zaten tatlı bir kuzuydu şimdi tadından yenmez.ayy birden kırmızı başlıklı kızdaki kurt gibi hissettim yazdıklarımdan:)
    lara hep söylüyorum şanslı çocuk senin gibi.bilinç düzeyin tam bir çocuğun ihtiyacı olacak düzeyde.herşey daha iyi olacak Allah'ın izniyle.her ikinizide öpüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Alemsin Dolunay'cım. :))
      Neden yerim diye severiz bilmem ama ben de öyle seviyorum hep.
      Çok teşekkürler, sevgiler, biz de öperiz seni çok.

      Sil
  3. Tüh.. İlk kez yorum bıraktım buraya, başaramadım:)
    Ama özetle bizim emzik hikayeleri biteli 2 yıl olsa da sizin emzik hikayeleri ile tanıdım sizi. Çok keyifli bir yazı dili, çok tatlı bir Lara ve çok içten bir anne. Okunası bundan sonra..
    Ve süreçle ilgili olarak da maşallah, maşallah, maşşallah:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Duygu hanım, hoşgeldiniz ama başarmışsınız işte :) Şaka bir yana, siz de bu yollardan geçmiş bir anne olarak sevdiyseniz buraları çok mutlu olurum. Samimiyet benim için birinci koşul zaten :))
      Ama ben de sizi okumak isterim ulaşamadım blog adresine. Yazarsanız çok sevinirim. Çok teşekkürler. Sevgiler,

      Sil
    2. Benim emzik hikayelerim defterlerimde ama.. Ben geç keşfettim bu blog mevzusunun güzelliklerini.. Onun için olmadı benim blogum.. Sevdiğim birkaç blogu takip ederek ve arada yorumlar bırakarak katılabiliyorum sizlere sadece:)

      Sil
    3. Tamam o zaman :) Belki sonra siz de hem yazıp hem okuyanlar kervanına katılırsınız. Çok teşekkürler tekrar.

      Sil
  4. ya şu yükseleni herkes karıştırıyo.Ben oraya takıldım.Nasıl doğurduğun saati bilmezsin anam!Nasılll!!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Plaza sesi, bir de diyorlar ya 30undan sonra yükselen burç daha dominanttır ama ben bir türlü emin olamıyorum işte. Anneme de kizamiyorum çünkü teee 73lerde normal doğum, koşullar, bir şekilde her sorduğumda net bir şekilde söylüyor ama hep iki farklı saat :) Arada da 2-3 saat fark var. Ama bence yengeç belki de başak, :)))

      Sil
  5. Ne güzel! Mutlu bir anne-kız hikayesi okudum :)) sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Tülin ablacım. Bir iyi bir kötü geçinip gidiyoruz işte. Maksat iyiler iz bıraksın :)) Bizden de sevgiler

      Sil
  6. dilini ısır şanşslıyım diye diye döndürme:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben olumlama psikolojisi de yapıyordum aynı zamanda aslında çaktırma. Çok söylersen olur dedilerdi. :)

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...