Counter

31 Temmuz 2014 Perşembe

Sevgili bezli bebe anası, okur yazar kişilik, sözüm sana:


Bezsiz ilk günler, desem anlarsın sen onu dimi?
Bu konuda bilimum kitap, blog, uzman, yorum ve tavsiye okuduktan sonra yola çıkma cesareti bulan anneye madalya verilmeli zaten baştan söyliim. Bir deli cesareti, bir kendini bilmez haller, bir özgüven patlaması filan işte. Okuduğum pozitif ve olumlu blogger sayısı bir elin parmaklarını geçmez; vazgeçen mi dersin, aman bez zaten iyi bi şey çocuk büyüsün kendi karar versin bezi bırakmaya diye yan çizen mi, sinir sahibi olan mı; ananeye havale eden mi...

Sen sen ol sinirliyken, gerginken, başka streslerin varken kalkışma bu işe; hem kendini hem bebeni üzme, hırpalama, daha da germe. Bu işi paslayabiliyorsan birilerine yani anane olur, babane olur, kreş olur, bakıcı olur, yani varsa bir güvencen, hiç bulaşma zaten. Ama el mahkum sen yapacaksan şöyle helva kıvamında olduğun, kafanın iyi olduğu bir dönemi seç ki iyi bir şey yapıyorum derken dönülmesi zor yollara girme. Henüz doğurmadıysan direk bezsiz bebek olayına gir bu bez işine hiç bulaşma.

Korktun mu?

Şaka şaka :) (Fonda cadı kahkahası hayal et tam olsun :)

An itibariyle 3. gün bitiyor, hala sağlıklıyız bak. Bayramın ikinci günü baba çalışmaya başlayınca biz de bezsiz günlere başladık kuzuyla.

Benim okuduklarımdan ve tecrübeli arkadaşlarımın aktardıklarından anladıklarımla çıktık yola. Hap gibi madde madde vereyim mi formülü, yok çok bildiğimden değil, taze tecrübe diye, fikrin olsun:

  • Evdeki tüm bezleri kaldırdım bir kere en üst rafın en arkasına. Hani bir çılgınlık anında elim gitmesin diye. Yok, atmaya kıyamadım; ihtiyacı olan birine devrederiz diye. 
  • Bütün halıları kaldırdım, koltuklara örtü örtmedim ama zaten Lara koltuk kullanmıyor. 
  • Temizlik bezleri ve kova hep orta yerde ama lazımlık ve adaptör salondan banyoya taşındı, artık göz aşinalığı oluştu sonuçta; banyoda kullanılsın. 
  • Bilimum Minnie, Hello Kitty, ayıcık ve sevilen karakterlerin resmi olan külotlar bebenin fikri alındıktan ve "ay bunu çok biğendim" repliği duyulduktan sonra alındı.
  • Lazımlık kullanacaktım ama bir önceki yazıya gelen yorumlardan sonra hemen bir adaptör edindim ve direk klozete alışmasını teşvik ettim. Aynı zamanda portatif lazımlık olanlardan. Dışarı çıktığımızda da lazım olur diye. Lazımlık da önerdim son çare hem de salonda TV izlerken ama Lara da tercih etmedi ilginçtir. 
  • İlk gün çiş ve kaka saatlerini not ettim; periyodunu anlamak için faydalı aslında ama Lara ilk gün neredeyse 20 dakika ara ile ıslattı çamaşırını ikinci gün bu aralık uzadı biraz. 
  • Alez dışında olur da gece kaçırırsa ve çarşaf değiştirirken uykusu açılırsa aman da uykusuz kalmayalım kıymetli uykumuzu bölmeyelim diyerekten bez değiştirme örtülerinden de edinip üç kat çarşaf serdim yatağına. 
  • Yüzümü hiç ekşitmedim ve sesimi hiç yükseltmedim; aksine hep önemli değil, olabilir, haklısın çok yeni bir durum, anlamak zor olabilir, bir dahaki sefere tuvalete yapmaya çalışırsın dedim. Klozete oturmaktan sıkılınca ısrar etmedim, kitaplara ve binbir eğlenceye rağmen kalkmak istediğinde hemen kaldırdım ve sadece oturup denediği için takdir ettim ve aferin dedim. 
  • Alıştırma külotu, çocuğu bezden daha da rahatsız eden bir nane ya da benim aldıklarım öyle. Hem feci terletiyor hem de bacakları sıkıyor fazlaca, sıkmazsa da sızıyor zaten bir anlamı yok. Yani çocuk bezden kurtuluyorum derken külotttan nefret edecek diye kullanmaya çekindim açıkçası. 

Şimdi sen bunları neden anlatıyorsun kadın, başardın mı yani, bitti mi bu iş derseniz nerdeeee derim;
daha üçüncü gün bitireydin de öyle anlataydın derseniz, haklısınız ama insan psikolojisi işte bir dolu gel git; değişmeden yazıvereyim dedim.

Gelelim bizdeki duruma: İlk gün bilanço çok feci idi, gözünüzü korkutmak gibi olmasın 15 tane külot, 3 tane çarşaf yıkadım ki çarşafları uyurken değil, yatağında zıplarken ıslattı. Hep kuru uyandı ki zaten beni zamanlama konusunda yüreklendiren durum bu idi ama gün içinde sorsam da sormasam da, klozete otursa da oturmasa da o çiş hep külota yapıldı. Hatta kaka da. Hoş kaka konusunda okuduğum, külota alışırken kabız olan bebe hikayeleri yüzünden bu konuda gergindim biraz ama şimdilik yapmaya devam ediyor en azından. Hiç bir zaman istekli ve gönüllü gitmedi banyoya, hep teşvikle ama ancak akşama doğru bir kez tuvalete yaptı çişini ki çok tezahürat yapmayın aferin yeter öğüdünü dinleyemedim. Çok ihtiyacım varmış bu motivasyona bir miktar sevinç alkışı yaptım ne yalan söyliim. Ama bu aşamada ödül olarak düşündüğüm boyama işi fena çuvalladı; çünkü duvara çizdiğim ağaçta sadece bir tane portakalı boyaması gerektiğini bir türlü anlatamadım. Kalemi de elinden alamadım. Neyse o da zaten sonraki aşamalarda ağaca pek itibar etmedi, ödül işini beceremedim yani.

Ertesi sabah, gece uyandıracak enerjim olmadığı için uyandırıp tuvalete götüremediğim halde kuru uyandı ve uyanır uyanmaz klozeti istekle kullandı, başardı, ellerini keyifle yıkadı, kendisi de mutlu oldu ve sadece 6 kez kaçtı çiş külota. Bir o kadar da klozeti kullandı. Hatta bir ara bir saatliğine dışarı çıktık ve kuru döndü eve. Saat başı sordum malesef, sormayınca anlamıyor çünkü henüz ama hemen her sorduğumda yaptı klozete. Gece uyumadan önce, her zamankinden fazla oturmasına rağmen klozette, yapamadı ama kalkmak isteyince kaldırdım; kesin ıslatır gece dedim ama (akşam sekizde yapmıştı en son) on gibi uyuyup yedi otuz gibi yine kuru uyandı.

Kuru uyandı ama uyanır uyanmaz tuvalete gitmeyi reddettiği için kaçtı yine çiş. Sinirleri bozuldu ağladı bir süre. Ama temizlenip giyinince keyfi yerine geldi. Evde iki gündür sıkıldığı için nereye gidiyoruz diye sordu kahvaltı ederken. Denize gidelim dedim birden en rahat orada vakit geçirebiliriz diye düşünerek ve iyi de oldu. Öğlene dek kaldık denizde ne zaman yaptı; yaptı mı hiç farketmedim çünkü her soruşumda yok dedi klasik. Fakat eve dönünce ilk güne döndük yine. Klozeti hiç kullanmadı ve hep külota yaptı. Yani acaba dedim çocuğa yanlış bir mesaj mı verdim, bez gitti ama çişler kakalar külota yapılır diye mi düşünüyor; çünkü hiç gitmek istemedi tuvalete ve her defasında beş dakika sonra yere yaptı çişini. Bu nedenle bir başka blogger annenin yöntemini denedim ve dedim ki "annecim klozeti kullanmadığın ve hep külotuna yaptığın için ben sürekli külot yıkıyorum ve seninle oynamaya vaktim kalmıyor, eğer tuvalete yaparsan, oyuna daha çok vaktimiz kalır." Ama bu da işe yaramadı. Hatta en sevdiği elbisesini giydirip çiş geldiğinde haber ver elbisen çiş olmasın demem de işe yaramadı, elbise de umurunda bile değildi olay anında. Anne bi şey oldu dedi sadece yerdeki göle bakarken.

Yani sözün ve üç günün özü sanırım iki ileri bir geri bu şekilde biraz gidecek. Olsun neticede bitecek biliyorum, umarım Lara da biliyordur. İşin özü sabır ve empati sanırım, hemen her konuda olduğu gibi. 

8 yorum:

  1. kolay gelsin.. en kısa sürede aşarsınız inşallah sorunu...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Emine Hanım, her çocuk gibi Lara da öğrenecek elbet ama sabır, sabır sabır...

      Sil
  2. offf gözüm korktu iyicene...benimkisi ben bez istiyorum diyor başka da bişi demiyor 2,5 yaşında ne zaman başlayacağız bilmiyorum bu işe...sanırım ondna çok benim hazır olmam gerek bu döneme ama inanın sizin gibi gözümü karartıp başlayamıyorum bir türlü..Umarım Lara en sorunsuz şekilde atlatır bu geçiş dönemini...deneyimlerinizi merakla takip edeceğim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sercan Hanım çok üzgünüm gözünüzü korkutmak istemezdim ama zormuş yahu. Bakmayın gözümü karartıp atladım ama kreş planları yapıyorum da ondan. Belki bu kadar hızlı girmezdim ama neticede pedagog da hazır olduğunu söylemişti Lara' nın anlattıklarımdan yola çıkıp. Bugünkü yazımı okuyun isterseniz. Sevgiler, kolaylıklar size de.

      Sil
  3. Yazdıklarını okuyunca eski günlere gittim:))
    Çocuk büyütmenin en sıkıcı günleri. Lara daha 2 yaşını yeni geçmişti değil mi?
    Ben o kadar erken başlayamadım. Zaten erkekler hep daha geç olur derler, bizimkiler de öyle oldu. İkisi de 3 yaş civarında bıraktılar. Bizim annelerimize sorarsan bizler çok çok erken bırakmışız. Okuduğum bir kitapta yazıyordu. Şimdiki bezlerin durumundan dolayı bez bırakma yaşı daha ileriymiş. Doğru tabii, şimdiki bezler konforlu, çocuğu çok rahatsız etmiyor ki. Şu alıştırma külotlarından ben de hiç kullanmadım. Gereksiz gelmişti bana ve naylon çoğu.
    Sana bol bol sabır diliyorum. Kaldı ki başaracağından kuşkum yok:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Semi' cim en sıkıcı ve yıpratıcı günler bugüne dek yaşadığım. Sen de öyle diyorsan sevindim demek ki bunu atlatırsak bu kadar zoru olmayacak bir daha. Lara Eylül itibari ile 2,5 olacak. Ama geceleri hep kuru uyanıp gündüz de bir kaç saat kuru kaldığı için ve kendimi çok iyi ifade ettiği için hazır diye düşünerek çıktım yola. Uzun zamandır da konuşuyorduk anlatıyordum filan. Sen de zorlandın mı bu kadar? Anneme kalsan bir yaşında oturtsaydın klozete bu kadar zor olmazdı diye bırlanıyor hala. Sanki şu anıma bir faydası var söylediklerinin. Çok teşekkürler, sağol desteğin için ama inşallah geri adım atmayız diyorum hala...

      Sil
  4. selam cnm koştum geldim bloğuna.off napcaz biz ugün 7.günümüz bitiyor ve dün denize gittik tek kelimeyle rezill oldum bugün de düğün var deniz bezini giydircem mecbur napayımm.instagram varsa ordan takipleşelim.izmir demiiydin?bloğumu takiplemeni beklerim.zeliskurtt instagram hesabımm by kolay gelsin bizee

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 3. gün biz de denize gitmiştik hem de otobüsle; şükür ki sıkıntı olmadı ama düğüne mecburen deniz bezini külot süsü vererek giyecek başka çare yok. Bloğunu da ins hesabını da takibe aldım. Kolay gelsin ikimize de.Antalya' dayız bu arada biz.

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...