Counter

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Bezsiz 9. gün itibariyle ne haldeyiz sorarsanız:

Ruh halim değişken; kimi zaman oldu bu iş kıvamında, en pozitif; kimi zaman ben bir yerde hata mı yapıyorum soru işaretleri ile dolu; kimi zaman da Allah' ım sana geliyorum veya batsın bu dünya. Hatta bez kötü bir şey değil ki yaaa demem an meselesi. Bağlansın istediği kadar zaten bir seneye öğrenir bağlamayı; kendi alır bağlar dimi? Ama bu süreçte yapMAdığım tek şey Lara' ya kızmak, çemkirmek ve öflemek gibi eylemler ( hatta suyuna gidicem diye abarttım galiba bir miktar); çünkü neden, canımı seviyorum; hazır başlamış ve bir miktar yol almışken, çocuğun ayarlarını bozup aldığımız yolu da yemek istemiyorum. Yoksa O elinden geleni ardına koymuyor şalterleri attırmak için.

En son üçüncü günde kalmıştınız siz ama biz dokuzlara geldik işte. Sormayın ama nasıl geldik zaten isteseniz de istemeseniz de anlatıcam; fena doluyum, bildiğin ağlayacam size. Hayatımın hiç bir döneminde bu kadar zorlanmadım desem, ya da bu kadar motivasyona ihtiyaç duymadım desem abartmış olmam sanırım. Meme ve emzik bırakmak ne ki...  

Bildiğim; bu süreçte her çocuk farklı hızda yol alıyor, kimseyle kıyaslamıyorum durumumuzu, üstelik çocuğun hızına göre etiketlemiyorum da kimseleri aman ne akıllı çocuk ne başarılı anne ya da tam tersi işte. Bildiğim usul devam ediyorum yılmadan.  

Yalnız köprü geçilirken at değiştirilmez biliyorum da yine de yanlış yaptığımı düşündüğüm bir konuda taktik değiştirdim, o da ödül konusu. Ben Lara' ya boyama ödülü düşünmüştüm ama Lara ödülü sıradanlaştırdı, bir önceki yazıda bahsettiğim gibi, ne özel seçtiğim kalemi elinden alabildim ne de kağıdı kurtarabildim ben de ısrar etmedim ve ödülü değiştirdim. Ne oldu peki: Lara çikolata ile tanıştı... Şeker ve çikolatadan mümkün mertebe sakınmaya çalıştığım, hatta sen yeme evladım ben kendimi kurban eder hepsini yerim fedakarlığı ile kendimi feda edip geldiğimiz noktada, Lara zaten çikolatayı ingilizce resimli bir kitaptan ingilizce ismi ile öğrenmişti sadece. Tanışıklığı bundan ibaretti. Bir de bir gün misafirlikte elimden kapıp kahveme katık ettiğim çikolatamı yemişti yalaya yalaya. Sonra o kitapta görünce çaklıt çaklıt diyerekten başımın etini yemeye başlamıştı ama ben hep duymamazlıktan geliyordum malum. Ne zaman ki kakayı tutmaya başladı ben de son kozumu oynadım ve dedim ki eğer kakanı tuvalete yaparsan sana bir parça çikolata(organik ama). Tam olarak işe yaradı diyemem kaka tuvalete yapılmadı ama yüksek çabamla ucundan lazımlığa terfi etti ki ben yine de çikolatayı verdim. Teşvik primi babından. İşe yaradı mı, sanmam ama umutluyum. Olmasam ne yapacam ayrıca, mecburen umutluyum yani. 

Uzun uzun günlerimizi anlatıp daha fazla kaka çiş demek istemem aslında ama bu yollarda seyreden ya da daha önce geçmiş kadınlar alışık bu kelimelere değil mi? Neticede hepimiz yapıyoruz kırılıp dökülmenin alemi yok. 

Durumumuzu en iyi ifade eden tanımlama mehteran yürüyüşü kanımca. İki ileri bir geri, hatta bir ileri iki geri. İki lafı bir araya getirip anlatmaya çalışayım zira beynim karıncalanmakta yorgunluktan, sonra bu işten kurtulunca alnımızın akıyla açıp bu sayfayı okur okur gülerim kendime (bak bak nasıl motive ediyorum kendimi, geçecek geçecek şeklinde alttan alttan)

Bu ara bir de mevsim nedeniyle normalde 8 de uyuyan çocuk en erken 10 gibi uyuyunca hiç vakit kalmıyor yayılmaya dinlenmeye. Neyse buna da şükür neticede uyudu. Çok mu bırlandım dur bu daha ne ki sen devamını oku da bütün pozitif ruh halini silip süpüreyim. 

4. gün itibariyle Lara ilk kez sabah ıslak uyandı ve hiç klozeti kullanmadı. Yani ilk günden de beter. Saat başı soruyordum ama hep yok dedi ama her seferinde hemen ardından bıraktı. Hiiç sinirlenmedim, dedim kas hakimiyeti gelişiyor, olur, olacak. Ama gel bir de içime sor. Kakalar çişler her yerde. Bir de o gün Muzipo günü. Gitsek mi gitmesek mi derken klozetin rezervuarı sen çat diye çatla. Biz salonda Lara ile kitap okuyoruz banyodan bir ses bildiğin çekiçle seramiğe vurmuşsun gibi. Bir baktım her yer su. Neyse değiştirdik komple dün itibariyle eski usul kova maşrapa sistemi ile kullanıldı bir kaç gün. Üstelik uykudan sonra Muzipo' ya da gittik. Bir kez derste bir kez de dönerken apartman kapısında kaza oldu anne gündelikçiye bağladı, sildi pakladı geçti gitti. 

5. güne uyanırken dedim ki içimden bugün pozitif gün, dünden kötü olamaz sakin sakin kalk bakalım. Evet yatak kuru idi ve evet klozete yaptı uyanır uyanmaz. Bu gün yine ara ara sordum hep belirtileri koklayıp ve genel anlamda iyi bir gündü sadece iki kez kaçtı. Evde de çok daraldığını düşünerek sırf dağılsın kafası diye markete kadar çıktık. O kadar hesapladım, tahmin ettiğim saatte eve dönmek için ama o erken bırakınca üçüncü sokak kazamızı da yapmış olduk. Olsun geneli iyi bir gündü dedim sineye çektim. 

6. gün tuvaleti kullanmayı reddetmeye başladı ben de sormayı bıraktım. Ben sormayı bırakınca o da "annea çiiiş" demeye başladı. Allah dedim süper bak demek ki sormamak lazımmış, o biliyor geldiğini, bezdirmemek lazım sora sora ama o kadar sık gidiyorduk ki tuvalete hatta kimi zaman 3 dakikada bir ve kimi zaman daha oturmadan yokmuş diyordu dönüyorduk. Her seferinde gittim ama ve yine hiç kızmamayı başardım. Hoş havayı koklayan çocuk beni de koklamıştır ve sıkılıp daraldığımı anlamıştır ama o kadar da değil yani insanım neticede. Bir kaç kez kaçırdı ama olsun. Bu arada hep kakayı tutmadığı için şükrettim ama ne oldu... 

7. gün itibariyle kakayı tutmaya başladı. Zaten hiç klozete yapmamıştı ama bu kez tutmaya çalışmaya başladı. Son ana kadar mızıldanıp sürekli çiş diyerek tuvalete koşup sonra mızıldanarak yoook diye oturmadan kalkmaya başladı. Kaka olduğunu anladım ve motive etmeye çalıştım, ısrar etmedim sadece kakayı bırak ki arkadaşlarının yanına gitsin, birlikte oynasınlar, senin de midende yer açılsın filan diye sayıkladım işte. Ama bu seanslar zordu ve kakayı bırakmamak adına çişler hep kaçtı, sonuçta kakalar da kaçtı ama benim enerjim halim gücüm kaldı mı kalmadı. Bir de kakadan korkmuyor diyordum çünkü bezsizken yapmıştı bir kaç kez sahilde, banyoda. Bu gün işte dedim ki Lara' ya kakanı tuvalete yaparsan sana bir parça çikolata vereceğim. Belki de o gazla tutmaktan vazgeçip sayemde lazımlığın ucundan içine yaptı ve dönüp "hadi ver çilokatamı" dedi aynen böyle. Sanki bir saniye önce ağlayan bebe o değil. Direk değişti moodu. Verdim gazı oh be ne rahatmış değil mi, bak işte kaka gitti, el de salladık, o arkadaşları ile oynasın sen de çikolatanı ye şeklinde sayıkladım yine. 

Sıkıldınız mı, valla okumayın kardeşim sıkıldınızsa ben kendim yazar kendim okurum. 

8. gün ben tükenmeye yakın Lara arızaya bağlamış olarak uyandık. Güler yüz maskemi taktım pür neşe attım tuvalete ilk iş. Yaptı çişini mutlu oldu, ama sonra sürekli bırakmaya başladı. Hiç sormadım bir süre sonra çünkü sorsam da sormasam da aynı hesap. Öğleden sonra yine kendisi söylemeye başladı ama arada beş altı sahte alarm verdi yine. Kaka rutini eskiden kahvaltı sonrası ve akşamüstü meyveden sonra idi ama bu vesile ile bozuldu işte sabahı atladı akşam yine kırkbeş dakika boyunca gidip gidip geldik tuvalete. Sonunda yine yere yaptı rahatladı; yine seremoni ile uğurladık kendisini ama yine çok ıslak bir gündü yekten. Lara uyuduktan sonra uzun uzun düşündüm karıncalanmış beynimle ne yapmalı diye ama ne bunca çabayı boşa atmak istedim ne de vazgeçmiş olma hissini yaşatmayı ikimize de ve dedim ki bir hafta daha devam edelim. Böyle ve daha kötü olursa bırakırız; neticede ömrünün sonuna kadar süremeyecek demek ki zamanı değilmiş. Ama az biraz gelişme kaydedersek de devam ederim motive olup. Yoruldum yaw.

Geldik bugüne, 9. gün, sabah uyandığında bir kaç itiraz etti ama baba da tuvalette filan diye attım kuzuyu banyoya; baba traş olurken o da sağolsun oturur oturmaz saldı çişi rahatladı. Sonra yine aynı rutin, sadece sıkıştığını anladığımda sordum ve hiç ısrar etmedim, o da genelde söyledi ve yetiştik. Ama kaka yine bela oldu. Kabız olmasın diyerekten iki gündür çocuğa kayısı ve erik dayadığım ve bolca su içirmeye çalıştığım için tutamıyor da, tutmaya çalışıyor ama kıvranıyor, ben de banyoya soktum belki kaçar da rahatlarız diye ama ne oldu, banyo oyuncak oldu bu seferde. Bir saat içinde beş kez banyo yaptık, olsun netice önemli ama işe yaramadı, tuttu ve hatta geri gönderdi kakayı. Baktım olmuyor hadi dedim uykuya. Normal saatinden iki saat geç gittik ama uyudu sonunda. Ki bu ara uyku rutini de bozuldu, kısa uyumaya başladı özellikle öğle uykularını. Öğleyin uyuyunca Lara, daldım yine annelerin deneyimlerini okumaya ve tuvaleti süsledim o uyanana dek Minnieler Daisyler. Uyanır uyanmaz sana sürprizim var diye attım banyoya, beğenmedi ilkin, sonra farketti sanırım aaa filan dedi oturdu ama yok dedi kalktı yine. Bu arada yeni tuvaletin kendisi için yapıldığını söylediğim için de benim tuvaletim diyor oysa ama orada kitap okumak da istemiyor artık. Stickerlar işe yarar dedim ama taşıdı hepsini söküp söküp salona. Ben de dedim ki sen bilirsin ben tuvalette sana arkadaşlık etsinler istemiştim. Tamam dedi geri taşıdı bu sefer ama tahmin ettiğim ilgiyi de göremedim açıkçası. 

Çok bırlandığımı düşünüyorsan valla az bile yazdım. İyi idare ediyorum diye kendimi gazlıyorum boyuna ama elim ayağım kesilmeye başladı yavaştan, bugüne kadarki en zor Lara dönemi yeminle. Şimdi yeni kitaplar sipariş ettim kuzuyu keyiflendirmek için, yeni parmak şarkıları öğrenmeye çalışıyorum tuvalette yapalım diye, ne şekilde özendirebilirim diye düşünüyorum sütlaç beynimle. İnat mı ediyor, kullanıyor mu, nedir bilemiyorum ama Lara da gergin bir kaç gündür. Dilerim uzlaşırız yoksa geri dönüş beni daha çok yıpratır kanımca. 

Önerin varsa buyur konuş, yok eleştirip bazı blog ve forumlarda gördüğüm modeller gibi aaa demek ki çocuk hazır değil, benimki iki günde öğrenmişti valla; sen de bir yerlerde yanlış yapıyorsun muhakkakiyyetnen şeklinde konuşacaksan sonsuza kadar sus. En son ihtiyacım olan şey negatif eleştiri ve muhalefet. 

Buraya kadar okuyan herkesten affımı dilerim ama rahatladım yahu yarın yepyeni bir gün ve full enerji yola devam. Şu işi bir atlatalım daha kreş olayını anlatıcam size. Hala okuyanım kalırsa tabi :) 

8 yorum:

  1. Rengimmmm telefondan tamamini okuyamadim ama sakin geri donme!!! Yoksa sil bastan larayi bes yasina kadar bezlersin. Hem lara daha diger alisan cocuklara gore kucuk bu duruma gelmen bile cok iyi bence. Bu dogal bi durum sende asicaksin cnm bi kac gunluk surec kalmis cocugun soylemesini bekleme saat basi gotur. Cunku alismaya baslayinca gereginden fazla gidiyolar sonra normala donuyor kaygilanma ben oglumu iki ayda alistirdim.kizim bir haftada ikiside ikibucuk yasindaydi. Oglum bir sene oldu hala gitmeyi erteliyor yaris sistemi yaptik once kim yapicak diye yoksa saatlerce tutabilir. Zor ama alisinca cok rahat ediceksin cnm

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İlerleme yok ki Maviş, aynı düzen devam ediyoruz. Bırakmak niyetinde değilim hiç ama ekstra inatçı oldu ve gergin. Deniyoruz bakalım, durmak yok. Olumsuz etkilenmesinden endişeleniyorum sadece. Lara da Eylülde 2,5 olacak.

      Sil
  2. Cicim demek ki çocuk hazır değil, bizimkisi iki günde öğrendi valla.. inan demeyeceğim. Biliyorum zor bir süreç. Ama bugünlerde hayırlısı ile geçecek. Gecene kadar daralman, bunalman, konuşman çok normal. Bir de yanında sana yardımcı olacak hiç kimsen olmadığını düşünülürse iki kat hakkın. Keşke sana önerebileceğim bir şey gelse aklıma zaten her şeyi yapmışsın demek ki azcık daha zaman var. Bu zamanda daralırsan sen yaz sayfalarca ben okurum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Senin dilindeki kahve şarkısı gibi benim dilimdeki şarkı da geçecek geçecek Ayla' cım :) Biliyorum geçecek ama çocuğu negatif etkilemesini istemiyorum sürecin. Malum tam inat çağı, inşallah halledicez, umut olmazsa hiç olmaz. Sağol moral desteğin için, çok teşekkür ederim.

      Sil
  3. Korku filmi gibi yahu! Bu ne Ülker, yazık sana, ne zor bir sınav olmuş harbiden ve ne sabırlıymışsın gerçekten! :) Tebrikler sana ama ne desem ki sana bilemedim şimdi, değişik bir şey aklıma gelmiyor, her şeyi güzelce denemişsin, te tuvaleti süslemeye varana dek... Pes etme sakın, bu kadar diyim bari, pes edersen bu 9 günü sil baştan tekrar yaşarsın yeniden tuvalet işine karar verdiğinde, ki pek fena olur bu da! Kakayı tutmak pek çok çocukta duyduğum ve Ali Deniz'de şahit olduğum bir şey, bir gün ağlamıştım tuvalette, o kadar sinir bozucu...
    Bol şans diliyorum sana, ihtiyacın yok ama olursa sabır da diliyorum, kolay gelsin kuzum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Keşke daha sabırlı olabilsem Esen' cim, dişlerimi sıkmaya başladım, mideme kramplar giriyor iki gündür. Şimdi yeni bir tuvalet adaptörü sipariş ettim, merdivenli olanlardan. Belki onu sever de kendisi gitmek ister. Yoksa git dön, oturmadan gidip geliyoruz banyoya.
      Çok teşekkür ediyoerum. Şimdi pes edersem önümüzdeki ay da kreşe alışma dönemi diye geçer tee ekime kasıma kalır bu iş ki kışın daha zor. Pes etmemem lazım. Sağol canım arkadaşım desteğin için. Neden direndiğini bi anlasam çözülecek bu iş de...

      Sil
  4. Kolay gelsin canım yaaa, bak bunlarda geçecek emin ol, sadece olumlu bakmaya çalış. Çocukların her döneminde farklı zorluklar oluyor işte. öptüm ikinizi de sevgiyle kocaman kocaman.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Dilek' cim geçecek inşallah, hasarsız geçsin de :)) Ben de öperim çok çok.

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...