Counter

26 Ağustos 2014 Salı

Lara kreşte, peki ya anne?

Dün, 25 Ağustos 2014 Pazartesi, Lara' nın kreşteki ilk yalnız günü idi.

Enteresandı benim için, şaşkın tavuk gibiydim. Ne edeceğimi bilemedim ama zamanın nasıl geçtiğini de anlamadım sanki. Garip işte...

Sabah evden çıkmak istemedi ilkin, strese bağlı belki bağırsakları deli çalıştı bir anda. Sakindi ama gergindi, sessizdi, değişikti işte. Kahvaltı ettik, hazırlandım sabah Caillou' sunu izledi yine ve elimde elbisesi ile beni görünce salonda istemiyorum dedi sadece. Elbiseyi koltuğa bıraktım döndüm mutfağa; çay aldım kendime, oyalandım, elbiseyi tekrar aldım elime ama baktım hiç reaksiyon yok kuzuda; sarılalım mı dedim. Tamaaaam dedi atladı boynuma. Anlattım yine, ben de çalışmak istiyorum artık, anne babalar çalışır, çocuklar okula gider bıdı bıdı... Hiç cevap vermeden dinledi sadece ve giyindi; hiç direnmeden çıktık zamanında evden. Yolda benim eski çalışma arkadaşlarımdan birine rastladık adı Meltem olsun, severim de çok; bir de kızı var onun da adı Eylül olsun. Şans işte ilk kez rastlaşıyoruz buralarda oysa işyeri bizim eve çok yakın.


Meltem- Aa nereye gidiyorsunuz sabah sabah,
Ben - Okula gidiyoruz, Lara okula başladı geçen hafta.
Meltem- Aaa çok sevindim hayırlı olsun. Lara' cım günaydın, nasılsın
Lara- İyi
Ben - Meltemcim sen de işe gidiyorsun değil mi?
Meltem - Evet evet Eylül' ü okula teslim ettim, ben de işe gidiyorum.
Lara - Aaa okulda mııı?
Ben- Tamam o zaman Meltem' cim tutmayalım biz seni; görüşürüz yine, bekliyoruz sizi eve de tamam mı?
Lara- Tamam mı Meltem?

Sonrasında Lara beş kere filan Eylül nerdeymiş, Meltem işe mi gidiyormuş, diye tekrarladı durdu ama sanırım bunun da faydası oldu bize.

Kucağıma gelmek istedi kreşe yaklaşınca aldım ve yine aynı şeyleri söyledim, ben de endişelenirdim senin yaşındayken annem beni  okuldan almaya gelecek mi diye ama hep gelip aldı hiç unutmadı biliyor musun? (aslında ben o yaşlarda sokakta oynuyordum muhtemelen okul mokul nerde?). Sen eğlenmene bak, bana güven, gelip seni alıcam tamam mı?

Girdik içeri bizimki dudakları ısırmaya başladı, ağlamak istemiyor belli ama tutamıyor da kendini. Ayakkabılarını değiştiriyorum öğretmeni geldi, Lara' cım gidelim mi bahçeye dedi, hayııı anneyle dedi bizimki. Ama bugün anne beklemeyecek sanırım değil mi annesi diye döndü bana evet dedim Lara biliyor, biz konuştuk. Tamam o zaman hoşçakal diyelim mi anneye dedi ve başladı bizimki ağlamaya. Çıktık yine Nur Hanım' ın odasına oturdu kucağıma her teklife hayır diyor klasik, anlatıyorum ama dinlemiyor da uzarsa daha da gerilecek, öğretmen ile Nur Hanım kendi aralarında bakıştılar ve Lara hop uçtu kucağımdan anneeaaa diye bağırarak Açelya' nın kucağında bahçeye ışınlandı. İki dakika içinde yine oynamaya dalmıştı bahçede. Gideyim bari dedim, tabi tabi dedi Nur Hanım, merak etmeyin ben sizi ara ara bilgilendiririm siz de ne zaman isterseniz arayın lütfen ve ben çıktım. Garip tabi, insan bir tuhaf hissediyor doğal olarak. Doğduğundan beri hiç ayrılmamışsın, kimselere emanet etmemişsin, en yakınlarına bile (benim psikopatlığım tamam) ama şimdi hiç tanımadığın (az tanıdığın diyelim tamam) bir yere bir takım insanlara emanet edip çıkıyorsun, ortam yabancı, insanlar yabancı ama bu işler de böyle işte.

Yolda yürürken babası aradı ona anlattım düğüm düğüm ve yürüye yürüye geldim kuaföre, saat daha 09:20, randevu 10:00, ortam sakin, herkes yerli yerinde, içtim sert kahvemi, aldım bir doz kızkardeş muhabbeti en desteklisinden, saçlarımı teslim ettim emin ellere. Adamcağız haklı olarak diyor ki "uzasın istiyorsunuz ama ensenize de değmesin mi? Neyse yazı geçirin bari ama o saç bir ara o enseden geçecek söyliyeyim de size." Haklı ama o ara şu ara olmasın; malum memleket çıldırdı sıcaktan bu ara. Çıktım kuaförden caddenin karşısındaki avm' ye attım kendimi, hava öyle sıcak ki, bu ara Nur Hanım sürekli muhabir gibi bilgi aktarıyor sağolsun. Güya kitap bakacaktım uzun uzun ama baktım vitrin bile gezmiyorum; koridorda volta atıyorum Lara stili (mağaza sevmiyor koridor seviyor bizimki). Girdim bir mağazaya bir elbise aldım bizim kıza en şekerinden. Sonra Elif aradı o da paylaştı garipliğimi sağolsun ve döndüm eve, Elif ve Momo geldiler; biraz da onlarla oyalandım. Yemek yaptım sonra, bir de kurabiye. Hesapta okula götürecektim kurabiyeyi ama elimin ayarı yok işte, genellikle sadece Lara için yaptığımdan, 20 kurabiye çıktı; yetmez diye yarısını götürdüm Nur Hanım' a (bari o yesin ben yemiim) ama meğerse zaten okuldaki tüm çocuklara kadar yapılmıyormuş ki, sınıftaki çocuk sayısına göre yapılıyormuş. Ne bileyim ben:) Sınıfta 8 kişiler şimdilik :)

Neyse 15:45 itibari ile kreşte idim. Bizimki yemeğini yemiş, kendi kendine ağlamadan uykuya da dalmış (Evdeki oyuncaklarından birini atmıştım çantasına ona sarılmış), evdekinden uzun da uyumuş, uyku üzerine kekini de yemiş, sınıfta oynamakta. İzledim biraz ve kavuşma anı geldiğinde kapıya geçtim. Bizimki aşağı iniyor öğretmeni ile ama benim geldiğimden habersiz, beni görmesi ile hıçkırıklarla ağlamaya başlaması bir oldu. Elinde yaptığı seramik el izi ve boyadığı balık. Aaa ne güzel balık bana mı yaptın deyince hemen sustu, başladı anlatmaya :)

Eve kucağımda geldi durup durup sarıldı. Evde de çok keyfi yerindeydi, nereye gittin dedi ben de Nur Hanım' la kararlaştırdığımız üzere işe gittim dedim. Gitme dedi ama ben çalışmak istiyorum annecim, çalışmak beni mutlu ediyor, sen de okulda eğleniyorsun, arkadaşlarınla oynuyorsun, öğretmeninle oynuyorsun dediğimde hiç sesini çıkarmadı.

Beklenen durum yarın sabah gitmek istememesi ki sinyalleri bugünden başladı.
- Anne yarın okul kapalı mı?
- Hayır annecim değil.
- Hayııı kapalııı çok kapalı...

Yarın ne yapacağımı merak edenlere özel dip not: Buzdolabı ve mutfak dolapları, akabinde kapı ve camlar sırasıyla; yaz ortası temizliği :) 

4 yorum:

  1. ;))) Çok kapalı! Çok güldüm, yazık kuzuya yaa, üzüldüm de bi yandan...
    Hoşgeldin okula kurabiye, kek gönderenler kulübüne şekerim :))) Takip et benim pazartesi ödevlerimi, beğendiğin olursa çekinme, tarifleri postalarım hemen :)
    Çok sıkıcısın ama sen Ülkercim, vallahi öylesin, darılma ama! ikinci günkü planı bu mu olur insanın??? Ben olsam bol bol serbest etkinlik yapardım :) Sen onları ertele, boşver, keyfine bak azcık kuzum :)
    Kolay gelsin, ikinize de, öperim çok o güzel kuzuyu :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esen'cim direk seni ve tariflerini düşünerek sordum okulda böyle bir uygulama var mı diye,' yokmuş ama sakıncası da yokmuş. Ben yapar götürürüm ara ara senin tariflerden de takıldığım yer olursa da hemen sorarım elbet.
      Gerçekten çok sıkıcıyım biliyorum ama o buzdolabı benden davacı olacaktı artık camlar perişan haldeydi. En azından bir kısmını hallettim ama yarın benim mesela. Sadece benim. (Umarım). Sağol sekerim benim, ben de öperim.

      Sil
  2. ahhhhh hala temizlik yazısı görüyorummmm!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bugün hiç bi şey yapmadım temizlik adına. Tamamen.kendime ayırdım günü pek de güzel oldu sekerim. :)

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...