Counter

mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Aslında TAKMAMAK lazım ama...

Ece' min annesi, Nilhan' cım, mimledi bu kez. Hatta sanırım Deep de mimlemişti bu konu ile ilgili ki o zaten sürekli mimliyor biliyorsunuz, mimmatik. 

Bu vesile ile farkettim ki takıntılarımdan tez vakitte kurtulmam lazım. Takıntı demek önyargı demek bir yerde ve önyargı kötüdür yahu. 

Takıntıların kadar önyargılısın değil mi?. Yoksa bu da mı bir önyargı? 

Tevekkeli değil yazmaya korktum ben bu konuyu, demek ki varmış bilinçaltımın bir bildiği. Çok düşündüm üzerinde ama her seferinde yazmak için açtım açtım kapattım sayfayı, notları aldım aldım biriktirdim, yani çok birikti. Anladım ki ben gıcık bir insanım, taktım mı takıyorum daha da gıcık oluyorum . :)

İnsanlarda taktığım, hazetmediğim hatta gıcık olduğum şeylerle başlayalım. Misal bunlardan bir an evvel kurtulmak lazım çünkü yorucu şeyler, yani bir insanı ya olduğu gibi kabullen ya da hayatından çıkar, takıntılarınla hem kendine hem de etrafına dar etme dünyayı dimi. 

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Mim mi, ben mi, nasıl yani :)



Bugüne dek anlı şanlı (!) blog tarihimde sadece iki kez mim yazısı yazdım, yazabildim, çünkü özetle: ben mimlenince, konu dışarıdan dayatılınca yazamıyorum. Bakış açım kötü dimi...

Tembelim galiba ya da işte görevlendirilince "sen bu konuda birşeyler yaz" denilince, hemen görevimi yerine getirmem gerekiyor, düşün düşün daralıyorum; yazsam bi dert yazmasam daha bi dert... Yani sözün özü baktım daralmaya müsait yapım keyifle yazdığım blog sayfalarında ferahlayacağına daralıyor, dedim ki ben muafım arkadaşlar, özrüm de budur. Ama ne oldu benim köfte arkadaşlarım Hypo ve Nil elbirliğiynen mimlediler beni. Yani Hypo mimledi, Nil de Hypo mimlemeseydi ben kesin mimlerdim diyerekten serzendi :)

Bilirim ki beni çok severler, bugüne dek de isteğime saygı duyup mimlemediler; e ben şimdi kırayım mı yani onları, sinmedi ki içime.

9 Aralık 2011 Cuma

Mimler, Kaplumbağa Aşkı ve Anılar

Aslında mim konusunda sıkıntıya gelemeyip kendimi muaf ilan ettim ya ilk ve son kez muafiyetime kısa bir ara veriyorum. Çünkü: 
1. İki çok sevdiğim bloggerdan birden geldi, ikisi de anlayışlıdır bu konularda kızmazlar bana ama iki kişi birden olunca ben rahat edemedim. 
2. Elimdeki işler bitemiyor, araya minik tefek işler giriyor ve hiç bir şey paylaşamıyorum 4-5 gündür. 
3. Yeni takip etmeye başladığım güzel baba Hypo dün çok güzel bir yazı yayınladı ve benim kaplumbağa anılarım canlandı, Nil de teşvik edince bu konudan bahsetmek de farz oldu. 

Derken derken ürün paylaşımı dışında kocaman bir başlık çıktı ortaya. Hal böyleyken başlığımdan da anlaşıldığı üzere konumuz uzun, şimdiden sabrınız için teşekkür ederim. 

Önce sevgili arkadaşım Hobihuzur, ardından da yine Berk' in annesi canım Nil mimledi beni aynı konuda... 

Hakkımızdaki 7 gerçek. Çok tehlikeli bir konu :) Yazmak ya da yazmamak işte bütün mesele. Ya yazmamam gereken şeyleri de yazarsam ya kendi kendimi mahcup edersem, utandırırsam. Haydi hayırlısı : 

4 Ekim 2011 Salı

Yeni sepet, yeni sticker, yeni mim (!)

Yine bir sepet yaptım. Geçen sefer söylemiştim ya çok sevdim ben bu işi devam ederim diye. Dedim ki bir sürü yapayım elimin altında olsun, kiminin içine cici sabunlar, kiminin içine kuru çiçekler, kiminin içine banyo setleri (şampuan, kese, losyon, havlu, ıvır zıvır) kiminin içine meyveler doldurup hediye ederim :)

İşte bu düşünce ile bir tane de dün yaptım ve bu kez kenarlarını farklı bitirdim. Ben daha çok sevdim, daha sade oldu.

Yalnız sanırım dikine birleştirilen parçalar biraz daha kalın olmuş çünkü 24 değil 23 tane dikebildim ve hal böyle olunca bir kahve bant işi bozdu ve alttan üstten örerken finalde üstten üstten oldu ve üstte kalan o fazla kahve parçaya da pullar dikip süsledim ki göze batmasın. İşte sonuç :


1 Ekim 2011 Cumartesi

Alanay' dan aldım bakalım nerelere vericem?

Şimdi bildiğiniz gibi ben bu blog işlerinde yeni sayılırım mimmiş, ödülmüş, dürtmekmiş pek anlamıyorum ama sevgili Alanay, nam-ı değer komşum beni mimlemiş cuma günü. Onu da ecnebi bir abla mimlemiş taaa Brezilya' lardan. O da sağolsun bizlere dağıtmış mimi. Bizim de yapmamız gereken dağıtmakmış, bir nevi saadet zinciri ki zor iş. Kimi istemez, kimi neden ben yokum der, kimine zor gelir, kiminin eli ayağına dolaşır benim gibi dev bir sorumluluk olarak hisseder ne edeceğini bilemez :)

Kimseyi zora sokmak da üzmek de istemem ama görevi de yerine getirmek lazım o nedenle şimdiden hem bahsi geçenlerin hem de geçmeyenlerin affına  sığınırım.

Kimlerden bahsetmeli diye düşünürken en kolay aklıma gelenler bugün ziyaret ettiklerim oldu ki zaten hepsini hepiniz tanıyorsunuz.

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...