Counter

25 Nisan 2013 Perşembe

Lara' nın halleri, bizden haberler

Bahar geldi ya, bana bir haller oldu. Bu her bahar içi coşan, uçuş uçuş evlere sığmayan insan modeline çok özeniyorum ama bende durum tam tersi.  Hoş buralara yaz da geldi sayılır. Şimdilik hala gündüz saatlerinde sokağa çıkabiliyoruz ama az kaldı park sefalarımızın gecelere taşınmasına belli. 

Bir miskinlik, bir isteksizlik, halsizlik, baktığım yere bakakalmak, kolumu kaldırmaya üşenmek filan. Hoş yine Lara ile ilgili mesaimi aksatmıyorum, söz konusu Lara olunca evde sürekli 'Ali babanın çiftliği ve Kırmızı balığın göldeki maceraları üzerine şakımaya, kendimi alkışlamaya devam ediyorum. Ama söz konusu kendim olunca o kol kalkmıyor arkadaş. Geçecek biliyorum ama yarı depresif, yarı yayvan ruh halimden sıkıldım.
Geçenlerde evde yine Lara ile Ali babanın çiftliğindeki kuzulardan konuşurken telefonum çaldı açtım üst kattaki komşum. İşe gitmemiş o gün evdeymiş. Şaşkın şaşkın sordu:
- "Sen şarkı mı söylüyorsun? "
- Eveet dedim ne var ki?
- "Pek bir coşkulu geldi de sesin, arayıp sorayım dedim iyisin herhalde? "
- Miskinliği soruyorsan değişen bir şey yok ama söz konusu Lara' ya şarkı söylemekse coşkulu olmaktan başka şansım yok.  Başka türlüsü kesmiyor çünkü bizim kızı.

İlginçtir ses tonunu veya verdiğin coşkuyu beğenmezse sızlanıyor bizimki. Herhalde kendince "böyle söyleyeceksen söyleme daha iyi" diyor. Bu vesileyle biraz daha bahsedeyim hayatımın en önemli konusundan.

Lara 13 ayı geride bıraktı 25 gün kadar. Bu arada yürümek adına yoğun çabalar devam ediyor. Oturmayı hiç sevmiyor. Hep ayakta dursun koltuklara tutunsun, ileri geri gidip gelsin. Ara sıra koltukların arasındaki çekmecenin başına otursun, açsın bir güzel, içindekileri döksün ortalığa sonra kalksın yine ayağa... Komik bir gelişme 23 Nisan' da emeklemeye başladı, geleneksel emekleme stilinde. Popo üzerinde ve diz üstünde sürünme aşamalarından sonra, biz yürümeye başlamasını beklerken bizimki emeklemeye başladı; bu durum yürümeyi daha da geciktirir mi bilemem ama ben 12 aylıkken yürümüşüm, babası 17 aylık yürümüş, baba tarafında 24 aylık yürümüş akraba da mevcut. Garantici Lara kendini ne zaman hazır hissederse o zaman yürüsün; ne zaman olacağını ben bilmem kendi bilir. 

Oyuncaklar çok popüler değil yine, kaşık, tabak, kürek, plastik spatul en sevdikleri. Oturduğu nadir anlarda dergi kurcalamayı pek seviyor. Hoş onu ayakta da yapıyor. Bayılıyor sayfaları tek tek açsın, eliyle gıcırtılı sesler çıkarsın ama kitap okutmuyor henüz, iki dakika içinde sıkılıp sayfaları çevirmeye başlıyor ki bendeki performansı tahmin edersiniz, okumuyorum yaşıyorum adeta. Gülüyor eğleniyor ama iki dakika geçmeden "boşver be anne çevirelim sayfaları neşemizi bulalım" deyip atıyor elini kitaba. Sayfaları çevirirken de bir sürat bir ciddiyet, çabuk çabuk çabuk çevirelim şeklinde... 

Altta 3(biri gerilerden bir azı), üstte 4, toplam 7 dişi var ve ısırmalara doyamıyor. Ekmek en sevdiği şey. Taze soğan, kereviz sapı, salatalık, armut ve çilek favorileri. Önceleri meyveleri minik minik doğrayıp koyuyordum önüne edeplice alıp yiyordu tek tek, şimdi doğrayınca elini bile sürmüyor. Direk tabağı alıp ters çeviriyor ve tabakla oynamaya başlıyor.  Dilim veriyorum eline artık. İlk aldığında kibar kibar minik minik ısırarak yemeye başlıyor ama arkamı döndüğüm an hepsini tıkıyor ağzına. E tabi kıpırdatamıyor ağzında o kütleyi. 

Kulaklar, ağız ve burun gösteriliyor sorunca, önce bizimkini sonra kendisininkini gösteriyor, aynadaki görüntüsünü ve kimi zaman da babasıyla bisikletten döndükten sonra beni yalayarak kendi stilinde öpüyor.  

Hayır' ı öğrendi sayılır. Dokunmasını istemediğimiz şeyler için kafasını sallıyor hayır anlamında ama yine de deniyor şansını. Kafayı sallaya sallaya yaklaşıyor. O esnada bizden gelen hayır' la elini çekiyor, bir kaç dakika sonra tekrar deniyor. 

Gözlerini delice kısıp burnunu çekerek derin soluklar alıp vererek şirin oluyor,  kollarını hatta parmaklarını ayıra ayıra kocaman açarak kendince seni seviyorum diyor. 

Bez değiştirilirken hala arıza, sinir oluyor bu iş için yatmaya, türlü türlü oyunlar uydurduk bunun için ama yine de tahammülü yok pek. Bezsiz bebek iletişimimiz işlemiyor dolayısıyla yapacak bir şey yok. 

Kafama herhangi bir şey taktığım zaman saç bandı, şapka ne olursa ayyyy diyerek bir atlayışı var sormayın, kendi kafasında ise şapkaları barındırmamaya başladı ancak unutursa şapka rahat ben rahat. 

Anlat anlat bitmez ki, daldan dala bu kadar işte. 

Bu arada ben yine traş oldum pek kısa. Sanırım bu rahatlığa alıştıktan sonra da zor uzar o saçlar artık. Görüciz. 

19 yorum:

  1. Ülker eray da tam yürümeye başlar dediğimiz sırada emeklemeye başladı ama yürümesini geciktirmedi yani ben öyle düşünüyorum 2 ay sonra da yürüdü gecikmemiş di mi.. En güzel zamanları dedikleri zaman gıcık olurdum ama okurken aynı o cümleyi düşündüm inan en güzel zamanları:) Annesi öp yerime..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ayla' cım en güzel zamanları sözüne inan ki gıcık olmuyorum. Kim söylerse söylesin. Neyin üzerine söylenirse söylensin. Evet en güzel zamanları bence de :) Ben sürekli bunu söylüyorum zaten kendime. Her anı bir öncekinden güzel benim için zaten. İlk zamanlar sadece göz teması veya gülümseme yakalamaya çalışırken şimdi kıkırdıyor ya mesela, daha mutlu olamam diyorum zaten ama anne dediği anı da düşünemiyorum mesela. Neyse işte anladın sen beni :))
      Lara da Eray gibi zamanı geldiğinde yürüyecek zaten dimi, geçi erkeni yok bu işin :)) Sağol Ayla' cım.

      Sil
  2. Ece hiç emeklememişti. direkt sürünüyordu. ve 12 aylıkken de sıralıyordu.
    ben en çok ağzı dolu Lokum'u hayal ederken çok güldüm. Sanki kaçıran var elinden.
    Şu şirin olma olayının kriteri midir burun kışıştırma göz kısma :D
    kimden öğreniyorlar? ya da çirkin olma olayı. ama şu bir gerçek çok tatlı oluyorlar yaw.

    Öperim Ülkerim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben Lara' nın da hiç emekleyeceğini düşünmemiştim Nilhan' cım. Emekleme zamanları geçti diyordum kendimce. Koltuklara tutunup sıralamaya da başlayınca hepten geçti zamanı diye düşündüm. Demek ki emeklerken görmeyeceğim kuzuyu derken yine şaşırttı beni işte :)
      Ya sorma ağzı dolu olduğunda ve gerçekten ağzında çeviremeyeceği kadar büyük ise onu bu dertten kurtarmak için hiç hayır diyemeyeceği bir şey gösteriyorum ona rüşvet sayılır mı bilmiyorum ama mesela ekmek. O zaman açıyor ağzını :)))
      Kimden öğrendi şirin olmayı bilmiyorum ama dikkatimi çekeceğinden öyle emin ki seslenmek için kullanıyor işareti, :) Sağol Nilhan' cım.

      Sil
  3. Yazdıklarını okurken acaba sende de hipotroidi mi var diye düşündüm Ülkercim, bu halsizlik bende de çok vardı, sürekli uykum geliyordu, başka belirtiler de olunca tahlil yaptırmıştım, hipotroidi çıktı, sonrasında da zaten ameliyat oldum, uzun yıllardır ilaç kullanıyorum troid hormonu için, bi baktır istersen, hamilelik-doğum bu tür şeyleri tetikleyebiliyor...
    Lara kuzusunu sen anlattıkça ben ne çok benziyor bebekler dedim, Ali Deniz de öpmek kesmediği zaman, ki bu zamanlar genelde bişeye çok sevindiği zamanlar, yalıyor güzelce yanaklarımı :))
    öperim kuzuyu çok, seni de ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sanmam Esen' cim. Bir kaç yıl önce bakılmıştı T1 T2 filan normaldi. Bu tamamen baharsal. Hep olur bana. İnsanlar her bahar aşık olur ben her bahar depresif... Bahar benim bütün enerjimi sömürüyor. Normalde tez canlı bir yaradılış olduğumdan bu miskinlik beni hepten yıpratıyor. Amaaan ne sen sor ne ben anlatayım işte :)
      Bir laf var ya bütün çocuklar aynıdır ebeveynler farklıdır diye. Ben de aynen böyle düşünüyorum. Sağol Esen' cim.

      Sil
  4. ben larayı yerim yaa :)))
    ayyy torun istiyorum benn :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Figen ablacım, Allah gönlüne göre versin, çok teşekkürler,

      Sil
  5. Lara'yı dinledikçe benimkilerin bebeklikleri canlanıyor gözümde. Ve çok özlüyorum o küçük suratları, elleri, ayakları...Tadını çıkar canım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Tülin abla, tanıdığım bir çok anne aynı şeyi söylüyor. Çok teşekkürler, ne kadar tadını çıkarsam da bu günleri özleyeceğimden eminim. Sevgiler, teşekkürler.

      Sil
  6. Tülin'e katılıyorum.Bazı şeyler yaşanılan an için zor olsa da,zaman geçip büyüdüklerinde insan o hallerini çok özlüyor Sevgili Ülker.Büyüklerimiz "zaman su gibi akıp geçiyor" demekte o kadar haklıymışlar ki.Hatta belki siz bile Lara'nın ilk bebekliğini daha şimdiden özlüyorsunuzdur:)

    Yazdıklarımın size bu gün için bir faydası olmasa da,geçici hallermiş diyerek belki gülümsetmişimdir.

    Sevgiler size ve güzel bebeğinize:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gülden Hanım' cım yazdıklarınız her zaman kıymetli benim için, her zaman mutluluk kaynağı. Çok teşekkür ederim ve haklısınız şimdiden bu kadar hızlı büyümesine inanamıyorum ve ilk günlerine dair hatırlayamadığım durumlar var. Her şekilde özlediğim günler de var... Çok teşekkürler ve sevgiler bizden de...

      Sil
  7. Sevgili ülkercigim.. Uzun zamandan beri ilk bakiyorum bloglara.. Demek minik hatun iyice büyüdü...benim ki süt, kaka, uyku, süt , kaka uyku seklinde gidiyor..arada karni agriyor..tuvalet iletisimi iyi gidiyor sizinkinin tersine..;)))) kizimda ise 2yasina kadar beklemisim kaslari gelissin diye.. Sonra inat dönemine girmis ve 3 yasina kadar uzamisti olay.. Halbuki iletisime cok yatkin bir bebekti ilk yilinda..ben de gec kalmistim..;( 3yasinda söyledi..ama geceleri yine de bez taktik 3bucuk olana kadar..altina yaptigindan degil hani..kendine güvenemediginden.. Her gece altimi bagla diye aglardi..;( bu ara türkiyeden misafirler vardi.. Okuyamadim arkadaslarin bloglarini..seninkini de ancak okuyorum..bakayim kacirdigm neler var..;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Narçiçeği'm. Ben de blog takibi konusunda çok iyi değilim bu aralar. Seni çok iyi anlıyorum yani. Lara ile tuvalet iletişimi için umudumu kaybettim aslında ama belli olmuyor işte bir günü bir gününü tutmuyor ki, belki başarırız tekrar. Dur bakalım. :) Sizinkinin iyi gitmesine çok sevindim. Hep böyle gitsin inşallah...

      Sil
  8. Bu arada yürüme olayini dert etme.. Karsilastirmamak gerek baska bebekler ile ..her bebek büyüyecek yürüyecek.. Kimi anneler bunu yaris konusu gibi yapiyor..cok kiziyorum.. Saglikli her bebek kendini hazir hissedince yürür.. Bahar yorgunlugunun cabucak gecmesini diliyorum..ben kasimda olurum senin dedigin gibi..tam depresiv.. Hep örgü örerim o zaman.. Renkli renkli yünler cok ise yariyor bende...;)))))) yada renkli renkli seramik hamurlari...tekrar tekrar öptüm seni de minik yavrunu da..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yürüme sürecini de diş çıkarma sürecini de dert etmiyorum aslında aynı söylediğin gibi illa ki yürüyecek, illa ki çıkacak o dişler. Bir süredir emekleme ve tutunarak yürüme çabalarında ya özgüven tavanda bizim kızın; huy değişiyor, şaşkınlıkla izliyorum :)
      Bahar yorgunluğum sadece bahardan da değil aslında evet bahar suçlu, yardım ve yataklıktan ama asıl uykusuzluk, sürekli hareket halinde olma ve herşeye yetme yetişme çabası da var. Çok teşekkürler ben de öperim senin bezelye ve börülceyi; tabi seni de :)))

      Sil
  9. rengim merhaba.daha önceki yazıların gibi laramın büyüme ve gelişme evrelerini keyifle okudum.anı olarak artık bende uzak olsada zaman zaman çocuklarımın küçüklüklerine dönüyorum ara ara.her çocuk kendi hikayesini yazıyor ve kardeş olsalar bile asla birbirini tutmuyor.önemli olan zaten sağlıklı büyümeleri her anlamda.çook uzun bir yolculuk sizinki ve çok eğlenceli geçecek bazende sancılı olacağı gibi.rabbim bu yolculukta sağlıkla sınamasın sizi.yürek dolusu sevgiler.laramı ve seni öpüyorum kocaman..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Dolunay' cım. Şehir dışında annemlerin yanındaydım bir haftadır farketmemişim yorumunu kusura bakma lütfen. Çok sağol güzel dileklerin motivasyonun için. Öperim seni de :)

      Sil
  10. Merhaba canım,
    Bloğunu yeni keşfettim ve çok beğendim. Maşallah güle güle büyütün bebeğinizi inşallah. Evet arkadaşlarımın yorumlarına katılıyorum. Yürümeyi kendinize sorun etmeyin lütfen. Her çocuğun büyüme hızı farklıdır. Benim kız da 15 aylık yürümeye başladığında.
    Bu arada sizi izlemeye aldım, bana da beklerim:
    http://fatoscatadlar.blogspot.com/
    Güzel paylaşımlarda görüşmeyi diliyorum.
    İzmir'den kucak dolusu sevgiler...

    YanıtlayınSil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...