Counter

8 Eylül 2013 Pazar

Annikabi :)

Anlatacak bir çok şey birikti. Anlatamadıkça birikti anlatamadıkça birikti işte bugünlere kadar geldik. Şimdi nereden başlasam diye tırmalıyorum. 

Tabi ki hayatımın öznesi Lara, sonra yeni arkadaşlarımız, benim arada yapmaya çalışıp yapamadıklarım, hobiler, niyetlenip niyetlenip cesaret edemediğim işler, okuduklarım, gezmelerimiz ama bu kez uzun uzun anlatmak yerine kısa kısa yazayım diyorum bakalım becerebilecek miyim. 
1-2-3 başla : 

Efendim tedbirli temkinli kızımız Lara 20 Ağustos günü itibariyle İstanbul' da teyzesinin evinde desteksiz yürümeye başladı, en önemli haber bu. Zaten an meselesi idi biliyorsunuz ve hiç beklemediğim bir anda, bir de baktım zamanı gelmiş; elinde parmağım olmadan, kollar havada, parmakların hepsi açık, kırıta kırıta gidiyor ayna karşısına. Aynaları çok seviyor malum, sürekli mimik çalışıyor, kendisiyle sohbet ediyor. 

İlk uçak yolculuğumuzu yaptık kızımla geçen ay içinde. Aslında niyetimiz ailecek yapmaktı ilk seferini bayramda, ama babanın çalışması gerekince bayramdaki babaanne seyahati başka bir tarihe ertelendi bizim bayramdan bir hafta sonraki kız kıza teyze ziyaretimiz ilk uçuşa terfi etti.  

Hiç sorun yaşamadık çok şükür. Başta babadan ayrılmak biraz zor oldu ama sonrasında ne beklerken, ne uçakta, ne transferlerde huzursuz olmadı. Sadece inişte ve kalkışta emziği tutuşturdum ağzına; şaşırdı sadece uyku öncesi emiyor çünkü ama itiraz etmedi. 

Hala yabancılara karşı mesafeli ve temkinli ancak Temmuz ayı sonuna doğru Nurturia sayesinde tanıştığımız arkadaşları ve çok tatlı anneleri sayesinde biraz daha sosyal. Geçen yaz olduğu gibi bu yaz hiç hoşlanmadığım Antalya sıcaklarına rağmen evde oturmadık; oturamadık Lara' nın benden daha çok ihtiyacı vardı sokağa ve kalabalık ortamlara. Kapalı oyun alanlarında ve evlerimizde toplandık bir sürü kez ve çocuklar farkında olmadan kaynaşırken annelere de bir o kadar iyi geldi bu buluşmalar; kimi günler peşlerinden koşmaktan bir fincan kahve içmeye fırsat bulamasak ve iki kelime konuşamasak da.  

Arkadaşlarımdan ikisi blogger hem de pek marifetlilerinden Elif ki en çok onun tatlı kıpırdak Momosu ile anlaştı bizim nazlı kuzu. Elif nefis, şirin, şık, renkli, ahenkli kurabiyeler ve pastalar yapıyor ayrıca meslekdaşım :) Oğlu Momo Lara' dan 3 ay büyük ve ona göre çok daha hareketli ama bir araya geldiklerinde gerçekten güzel vakit geçiriyorlar. Bir de Yasea var Elif sayesinde tanıdığım, yakışıklı oğlu, bizimkilerle oynayamayacak kadar büyük olsa da Yasea ara ara katıldı sohbetlerimize çok tatlı güzel bir insan her yönüyle ve nefis takılar yapıyor ki şuradan görebilirsiniz onları da.  Bu gördüğünüzün bakırı benim kulağımda şu an :) Bir de Dilek, Begüm ve Fatoş oğulları Deniz, Atakan ve Engin oyun ve sohbet arkadaşlarımız. 

Bu akşamlık bu kadar yeter sanırım, arkadaşlar mevzusuna girince keyifli keyifli uzattım konuyu farkında olmadan çünkü. Lara ile ilgili diğer önemli yenilikler, yaptıklarım ve yapmayı planladıklarım, keyifle okuduklarım ve sıra bekleyen kitapları bir kaç gün sonra anlatayım. Havaların biraz serinlemesi ile beraber özüme dönmeye başlıyorum; yaz rehavetinden ve depresyonundan sıyrılıyorum yavaştan çok şükür. 

Başlığa gelince 18 aylık Lara' nın ilk kelimelerinden en ilgincini takdimimdir. Aslında sürekli karıştırdığı meşhur bir ayakkabı firmasının kataloğu sayesinde belki beşyüz kere telaffuz ettim ayakkabı kelimesini kızıma. Sürekli işaret parmağı mesaisi yapıyor ya küçük hanım e? e?
"ayakkabı kızım"
"ee?"
"ayakkabı kızım"
"ee?"
diye diye, geçen gün evden çıkarken çok sabırsızlandığı için kapının arkasında beni bekliyordu baktım ayakkabılarımı eline almaya hazırlanıyor, 
"kızım bırak ayakkabılarımı pis onların altı dokunma" dememle "ayakkabi" dedi pat diye. Efendim dedim; dönüp "ayakkabi" dedi 'i' ile tekrar. O gün boyunca sürekli ayakkabi idi o kelime ama bugün birden "Annikabi" oldu henüz çözemedim ne demek istediğini ama hayal kurmak bedava "annemin ayakkabısı" diyor bence :))

Görüşelim :) 

12 yorum:

  1. AYyyyyy nasılda hareketlenmiş birden, tutabilene aşkolsun artık, EEE??? ler artacakkkkkk günbegün iletişim zor zanaat:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Fiamma' cım düz koşulara da başladık hayırlısıyla :)) Bir de çene ki sorma gitsin. Sohbet ediyoruz bildiğin. Ama tam kadın muhabbeti, ikimiz de ayrı tellerden :))

      Sil
  2. Hadi bakalım, kim tutar Lara yı bundan böyle!

    Kocaman Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tülin ablacım bir başladı pir başladı kuzu:) Çok teşekkürler

      Sil
  3. meali güzelmiş:) anne ayakkabısı! süper..

    YanıtlayınSil
  4. E bence de görüşelim artık Ülkercim, lütfen yani :) Çok ihmal ettin çoook, söz vermişsin birkaç güne diye ama takipteyim bakalım ;)
    Ne güzel di mi çocukların sosyalleşmesi, bu bahaneyle de annelerin kafa dengi annelerle biraraya gelebilmesi :) Çok sevindim senin adına, zaten çok üzülüyordum o cehennemde ne yapıyorsun koca yaz diye ;) Azcık çekilir kılmıştır bu faaliyetler Antalya'yı :)
    Annikabi bence de annenin ayakkabısı demek kesinlikle, Larakkabi'yi de söylerse yakında şaşırma :))
    Öperim çok....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Esen'cim. Sana yetişmem çok zor hem yazı hem de el emekleri adına çok ağırdan alıyorum yine bu ara. Ama niyetim iyi bak umudumu taze tutuyorum en azından bu da bir şey dimi :))
      İnsanın kendini bir yere ait hissetmesinde çevrenin, arkadaşların önemi tartışılmaz gerçekten ve evet mutluyuz bu nedenle de. Burası yazın feci bir yer ama güzel havalar geldi şükür, bu da ayrı bir mutluluk. Çok teşekkürler marifetli arkadaşım benim :)

      Sil
  5. Bu cehennem de senin gibi harika bir arkadaşla tanıştığıma çok sevindim. Bu arada bigisayarda çok yazarken farkettim ki Çınar yi sökmüş yerinden:)( Şimdi uyuyor uyanınca sorayım nerede benim Ç ? ) Arkadaş derken umarım uzun yıllar yol arkadaşı oluruz ve miniklerimizi sağlıkla, huzurla mutlulukla birlikte büyütürüz. Eğer ki bu olursa kendimi çok şanslı ve mutlu hissederim.
    Annikabi'ya bayıldım. Öptüm Merkez. :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Ç yi buldun mu? :)
      Çok teşekkürler Elif'cim. Güzel dileklerine gönülden amiiiin dedim. Ben de çok mutluyum seni tanıdığım için. Sağol Sağol Sağol :))

      Sil
  6. Nasıl karıştırıyor mu ortalığı Lara Hanım? Karıştırma işini emekleyerek de yapıyorlar hoş ama yürüyünce mutluluktan nereye saldıracaklarını bilemezler:))
    Yeni arkadaşlıklar iyi olmuş, hem senin için, hem Lara için. Daha iyi kalabalığa alışır, okula gidene kadar sosyalleşir.
    Antalya sıcaklarını düşünemiyorum hiç. Normalde zaten sıcağı sevmem, bir de bunun Antalya versiyonu benden uzak kalsın:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Semi'cim temel gündem karıştırma üstüne zaten, sonra bıdılama, çığlık, kikirdeme, mimikler, pozlar...
      Lara benden daha sosyal olsun dilerim. Farklı mekanlar ve insanlar çok şey katıyor çocuklara, iyi geliyor her anlamda. Benim için de kesinlikle iyi oldu biraz gözüm gönlüm açıldı :))
      Ben de hiç sevmem sıcağı ama Antalya sıcaklarının bana en büyük faydası artık sıcağa sıcak demiyorum. Misal İstanbul, çok sıcakken kent sakinine ben nasıl rahattım anlatamam. İnsan malesef ve iyi ki her şeye alışıyor :)

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...