Counter

24 Mart 2015 Salı

Kaplumbağa Deden..

Tabi ki bu ara en sık duyduğum kelime ki artık anlamını kaybetmeye başladı hafiften: NEDEN?
Ama duyduğu her cümlemden sonra mı söyler, evet söyler. Üstelik artık sadece merak da değil, eğlence olsun diye de, dikkat çekmek için de.. Misal:

Lara - Anne bunun adı ne?
Anne- Biliyorsun ya şekerim, deterjan.
Lara - Neden?
A - Ne neden?
L - Neden deterjan?
A - Çünkü ismi bu.
L - Neden ismi bu?
A - Çünkü ona bu ismi koymuşlar.
L - Neden bu ismi koymuşlar?
A - .......  (deriiin bir sessizlik görüntüde ama içimden neler neler..)
L - Anne neden diyorum?
A - Kaplumbağa deden Lara.
Bilimum kikirdeme ve cevap şu Neden kaplumbağa deden?


Ama kendisine soru sorulduğunda hele ki neden denildiğinde verdiği cevaplar o kadar enteresan ki insana soruyu unutturur ve dahi kendini kaybettirir. Yine misal:

Anne - Lara' cım neden bir sürü hiç okumadığımız kitabın olduğu halde sürekli bu kitapları okumak istiyorsun; çok merak ediyorum.
Lara - ........... Oku anne bunu oku, bunu istiyorum.
A - Tamam okumam demedim henüz sadece neden sürekli bu iki kitabı okuyoruz onu merak ediyorum.
L - Yaaa oku anne bunu oku hadiiii
A - Lara' cım bir cevap ver ama lütfen
L - Annecim bunu okumak istiyorum.
A - Ama hayatım ben de bu yenilerden okumak istiyorum. Onları günde 500 kere okuyoruz artık ezberledin (feci de sıkıldım). Bir söyle bakayım neden sürekli onları okuyoruz.
L - Çünkü, çünkü, çünkü... ııııı çünkü Caillou ağzını böyle yapıyor.

Anne suskun, şaşkın, anlamsız, şimdi ne diyeceğim ben kararsızlığında...  Çünkü ne o kitapların Caillou ile ilgisi var ne de ne bileyim ben. O meşhur kitaplar da Tübitak Yayınlarının Doktorda ve Diş doktorunda kitapları ki gören de sorunsuz gidiyoruz zanneder. Her seferinde hastaneyi yıktığımızı bilen bilir. Bilemedim a dostlar... Sakla kitapları mı diyorsunuz. Sanki işe yararmış gibi. Soruyor ki nerde de nerde, kitabım da kitabım... Eh bu da bir dönem canım biliyorum geçecek.

Nedenler bitmek tükenmek bilmiyor dedim ya bu ara bir de "sen gözünü kapat beşe kadar say ben kalkmış olacağım" ya da sen gözünü kapat üçe kadar say ben ağzımı açmış olacağım" lar çok popüler. Diş fırçalarken, uyumaya giderken, hemen her durumda.

Ajitasyon, bilimum mimik, poz zaten gırla. Okula giderken hala o alt dudak tam tur dönüyor aşağı ve "ama ben okuldayken seni çok özliycem" diyor defalarca. "Canım kızım ben de seni çok özliycem ama okulda eğlendiğini bilmek de beni mutlu ediyor" diyorum genellikle ama hala kimi sabahlar ağlıyor. Gitmediği günlerse sürekli okuldan bahsediyor, arkadaşlarından, öğretmenlerinden. Hatta bir de ingilizce öğretmeninden bahsetmeye başladı bir süredir (haftada bir kaç gün geliyor öğretmen), "bizim teacher, godivin godivin diyor anne biliyor musun? " Bu akşam da "Hello hello how are you, I am happy" şeklinde bir türkü tutturmuştu ki pek hoşuma gitti. "Happy perfect to you" dan sonra ingilizce kelimeler de çoğalıyor :)

Terrible two bir süredir geride kalmış ve ilişkimiz giderek keyiflenmekteyken o ne idüğü belirsiz horrible tabir edilen üç yaşa ve sendromlarına da girmiş bulunuyoruz malum. Terrible' dan antremanlıyım ya çok kasılmıyorum. Sadece kimi zaman hakikaten çenem ağrıyor konuşmaktan ve sakin sakin izah etmekten şişiyorum. Olsun pek de keyifli zamanları gerçekten hiiiiç şikayetim yok şu öksürükten gayrı. Hevesle ve umutla Nisan ayını bekliyorum. O zaman bitecek tüm bu hastalıksal durumlar diyerekten.

Çok dağıldım konudan konuya ama bu ara en çok, pek çok keyif aldığım şey de her sabah uyanır uyanmaz yanımıza gelerek o minnak parmağını nereme denk gelirse göme çıkara "bana yey açsana" deyip süzülmesi yatağa. Sonra uyusak da uyumasak da bol koklaşma bol sarılma. Missss. Hiç birlikte uyumadığımız için bebeklikten beri; nasıl tatlı geliyor anlatamam.

En son olarak haftasonumuzdan bir kare ile vedalaşayım şimdilik. Bisiklete binmeye parka gidiyoruz. Giysi beğendiremiyoruz küçük hanıma. İki seçenek filan sunmak da işe yaramıyor ki.
Lara - Bunları giymem, istemem. Aç dolabı.
Anne - Lara' cım bisiklete binmeye parka gidiyoruz kızım eşofman giy işte.
L - Bu olmaz elbisi giyerim ben (her gün okula elbiseyle gidiliyor ya)
A - Elbise yarın giyersin hepsi ütülenecek yok başka seçenek; bunu giy.
L- Bak etek var orda onu giyerim.
A- Peki bunu giy ama üstüne de şu poları giyelim.
L - O olmaz anne, dur bi ben bakiim.
Baktı baktı baktı ve seçti bir şey, bu dedi. İyi tamam dedim valla sıtkım sıyrıldı giysi derdinden.

İlk başta burun kıvırdım, olmadı dedim kendimce ama sosyal paylaşım şeysinde öyle bir tezahürat aldı ki utandım kendimden. Ben de ne kombin uzmanıyım ya kot tişört bot :) Çocuk işi biliyor sanırım. En son yaptığımız alışverişte almadan çıkmam diyerekten zorla aldırdığı devasa çiçek toka da pek yakıştı itiraf edemesem de.  

Dikiş makinem ile maceralarımı da anlatıcam en kısa zamanda. İlk bilirkişilik deneyimimi de.

Sevgiler, güzellikler..

   

9 yorum:

  1. Hem de ne güzel olmuş, bayıldım kıyafetine Lara'nın, geleceğin ikoncanlarından biri mi yetişiyor ne :)) Şaka yahu ama valla çok güzel bi kombin yapmış kuzu :)
    Ne komik di mi diyaloglar büyüdükçe, bizim de Nehir'le böyleydi :)
    Dikiş makinesi ile maceralarını heyecanla bekliyorum belki beni harekete geçirirsin makine almam konusunda :)
    Sevgiler, güzellikler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esen' cim sağol. Ben de ilkin olmaz deyip deyip sonra beğeniyorum kombinlerini. Ufkumu açıyor kuzu :) Geçenlerde bir kozmetik markette inanılmaz büyük ve çok pembe bir tokaya takıldı, alalım da alalım. Beğenmedim ama ben dedim, ben beğendim dedi. Neyse aldık, taktık kafasına kuş kondurmuş gibi ve acaip yakıştı; ama çok güzel oldu dememle "bu kötü bir şey annecim dimi sen beğenmedin yani dimi ?" diye sarstı beni :) Bak beğenmemiştin ama nasıl geldin lafıma demeye getirdi :))
      Öyle gülüyorum ki o diyaloglara, mimiklere, tepkilere... Çok eğlenceli zamanlar şükür. Sağol Esen' cim.
      Dikiş makinesi ile kendi çapımda arkadaşlığa başladım ve şu an daha önce tüm yaptığım işleri solladı bu keyif. Hatta geçen gün elbise dikerken Lara' ya hayatımın en zevkli işini yapıyorum diye düşündüm, hatta sesli düşündüm. Anlatıcam da göstericem de :) Bu arada o İsrail' lileri sildim defterden, olmadı; haber vereyim dedim sana.
      Öperim seni de kuzuları da :))

      Sil
  2. Ne tatlı!


    Ben de beklerim Kafa'ya... Sevgiler... :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, takip ediyorum sizi zaten uzun süredir. :))

      Sil
  3. ha ha ha kokoş hatun ne olacak! :))))) çok çok ama çok sevimli ve şık cidden şaka bir yana.ama sana bişi diyim mi birde neonlu parlak renklerin revaçta olduğu dönemlerin gelecek :))))))))))ayy seni düşünemiyorum :))))))))))))))
    yazılarını okurken hep çocuklarımın küçüklüklerine gidiyorum."bu ne" "niye" dönemleri...oğluşum birde hep kitap adı haline getirirdi öğrendiklerini :))))
    güzel ve keyifli zamanlar ahhh...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dolunay'cım hakikaten o dönemleri düşünemiyorum. Yo yo yooo :) Misal taşlı parlak neon hepsi üzerinde. Dur çağırmayalım diyeceğim ama biz çağırmasak da gelecek o günler en iyisi hazır olmak :)
      Çok sağol çok. Ben de ilerde okuyup okuyup güleceğim bu hallerimize.
      Bu ara Lara'nın 2 yaşını anlatan bir fotokitap hazırlıyorum; şimdiden o bez ve emzik dönemleri o kadar zaman geçmemesine rağmen güldürüyor beni çok. Ne daralmışım ama diye diye gülüyorum.

      Sil
    2. Dolunay'cım hakikaten o dönemleri düşünemiyorum. Yo yo yooo :) Misal taşlı parlak neon hepsi üzerinde. Dur çağırmayalım diyeceğim ama biz çağırmasak da gelecek o günler en iyisi hazır olmak :)
      Çok sağol çok. Ben de ilerde okuyup okuyup güleceğim bu hallerimize.
      Bu ara Lara'nın 2 yaşını anlatan bir fotokitap hazırlıyorum; şimdiden o bez ve emzik dönemleri o kadar zaman geçmemesine rağmen güldürüyor beni çok. Ne daralmışım ama diye diye gülüyorum.

      Sil
    3. kitap fikrine bayıldım.ne şanslı bişr çocuk harika ve son derece düşünceli bir annesi var!

      Sil
    4. Dolunay' cım Lara' nın her yaşının bir kitabı var :) Çok keyifli gerçekten. Aradan zaman geçince geri dönüp fotoğraflarla beraber yaşananları tekrar hatırlatıyor bize. Sağol canım. Bu kitaplar babanın fikriydi hakkını yemeyeyim ama hazırlaması benden :)

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...