Counter

18 Nisan 2015 Cumartesi

Sinüzit, bademcik, geniz eti ve dondurma

Bugün doktor kontrolü vardı Lara' nın KBB uzmanında. İlaçlar kullanıldı 10 gün  ve 11. gün doktor yolları göründü yine. Önceden haber vermedik yine Lara' ya; sadece sürekli dondurma yiyebilir miyim artık yaz geldi mi diye soran çocuğa haftasonu dondurma sözü verdik. Evden çıkarken de dondurma yemeden önce gidip bir doktora soralım dondurma yiyecek kadar iyileşmiş miyiz dedik.

Bu arada çocuk doktorunun değil KBB uzmanının verdiği ilaçları kullandık. Bu kısmı da uzun hikaye ama çocuk doktorunu arayıp KBB uzmanının teşhisinden, sinüzitten ve verdiği ilaçlardan bahsedince bir posta ayar yiyip "siz benim verdiğim ilaçları kullanın sonra kontrole gelin" ültimatomunu duymazdan geldik".

7 Nisan 2015 Salı

Ne gündü ama..

Çünkü Lara kreşe gitmedi ve iki farklı doktora gittik maaile.

Bahsetmiştim ya kreşe başladığımızdan beri ne burnumuz temiz ne boğazımız diye. Kuru öksürük de salya sümük de temizlenmedi bir türlü. Bir orta kulak iltihabı, bir de bademcik enfeksiyonu nedeniyle 2 tur antibiyotik de kullandık bu kış. Öksürük ve burun akıntısının mevsim itibariyle kesileceği umuduyla Nisan ayı ortasına kadar bekleyip sonra doktor kontrolüne gitmeyi planlamıştık ama özellikle uyku arasında uzun süren öksürüklere daha fazla dayanamayıp randevu aldık bu sabah için yeni bir doktordan. Doktor maceralarımızı ve beklentilerimi daha önce anlatmıştım bir kaç kez. Böylece yeni bir maceraya yelken açtık bu sabah da.

4 Nisan 2015 Cumartesi

Gelelim Dikiş Maceralarına Hem de Makineli :)

Bir zamanlar, hatta tam olarak 29 Temmuz 2011 de yazdığım dikiş makinesiz dikiş postu Allah sizi inandırsın bloğun en çok tık alan yazılarından biri olmuş (hatta 1926 tık an itibariyle ve en birinci tık alan yazı da eski havluları nasıl değerlendiremediğimi anlattığım yazı- 5135 tık). Demek ki memleketimde dikiş makinesi sahibi olmayıp dikişe meraklı çok insan var. Hatta eski havluları ham madde olarak değerlendirebileceğin bir şirket kurarsan hayatın kurtulur. Sadede geliyorum ben de bir zamanlar dikiş makinesiz hevesli gruptandım; neler diktim neler elde, zarf pantolon, polar battaniye, damacana kılıfları, uyduruktan yazlık elbiseler neler neler.

30 Mart 2015 Pazartesi

Küçük Kara Balık ve Lara

Daha önce anlatmadım sanırım, suskun dönemlerime denk geldi; geçen sene Kasım ayı içinde Lara ile tiyatroya gitme konusundaki deli isteğimi daha fazla dizginleyemeyip Büyükşehir Belediyesi tiyatrosundan Küçük Kara Balık için bilet almıştım aile boyu.

Bu dizginleyememe durumuma Küçük Kara Balık vesile oldu tek kelimeyle. En sevdiğim çocuk kitapları yazarının (Samed Behrengi); ennn sevdiğim, bütün arkadaşlarımın çocuklarına ilk hediye ettiğim kitabıdır kendileri. Hatta çok sevdiğim bir arkadaşım "oğlumu isyana teşvik ediyorsun kadın" diye çemkirmişti bana bu yüzden ki çocuk daha beş yaşında filandı (ve arkadaşım haklıydı aslında) :)

24 Mart 2015 Salı

Kaplumbağa Deden..

Tabi ki bu ara en sık duyduğum kelime ki artık anlamını kaybetmeye başladı hafiften: NEDEN?
Ama duyduğu her cümlemden sonra mı söyler, evet söyler. Üstelik artık sadece merak da değil, eğlence olsun diye de, dikkat çekmek için de.. Misal:

Lara - Anne bunun adı ne?
Anne- Biliyorsun ya şekerim, deterjan.
Lara - Neden?
A - Ne neden?
L - Neden deterjan?
A - Çünkü ismi bu.
L - Neden ismi bu?
A - Çünkü ona bu ismi koymuşlar.
L - Neden bu ismi koymuşlar?
A - .......  (deriiin bir sessizlik görüntüde ama içimden neler neler..)
L - Anne neden diyorum?
A - Kaplumbağa deden Lara.
Bilimum kikirdeme ve cevap şu Neden kaplumbağa deden?

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...