Counter

9 Ekim 2012 Salı

Ateşli bir gün

Lara ilk kez ateşlendi ve ben aslına bakarsanız son derece kontrollü idim, kontrollüyüm. Onun ateşi düştükçe benimki yükseldi, onunki yükselince ben yine soğudum. 
Aslında son derece sıradan bir hafta sonu geçirdik, her zamanki gibi idi, tedbirliydik, terletmedik, üşütmedik, falan filan. Hatta cumartesi evden bile çıkmadık. 

Üstüne sabah ööööf yine temizlik günü mü ne psikolojisi içinde bile değildim. Son derece durumu kabullenmiş, sindirmiş, çalışmaya hazır ve keyifli idim ama canım kızım son günlerde adet edindiği üzere saat 7 ye gelmeden uyanınca belki biraz daha uyur mu ki diye düşünmedim desem yalan olur. Bizim sabahımız 7:30 gibi başlıyor genelde çünkü. Ama pek uyumaya niyeti yoktu bizimkinin, yatağının içinde şirinliğin bini bir paraydı, al beni diyebilse zaten o kadar da uğraşmayacaktı. Aldım kucağıma geldik salona. Oturduk önce ama hadi dedim bir kez daha deneyelim oynarmış gibi yapıp sarılır uyuruz belki sonunda. Yoktu niyeti pek kalktık oturduk. 
Uzatmayalım babamız da uyandı seslere ve gün başladı. Bu arada günaydın sütünü içti Lara ve ben kahvaltı hazırlamaya başladım o da babası ile oynamaya... Normal koşullarda 8:30 gibi kahvaltısını eder en geç 10 gibi de şekerlemesini yapmaya başlardı ama esniyor sürekli. Kahvaltısını yaptırmaya başladım; keyifsiz, isteksiz yiyor, esnemeye de devam ediyor. Hiiç ısrar etmedim. acıkınca yer dedim kaldırdım, baba evden çıkmadan uyku pozisyonu aldık. Ama yok uyku da istemiyor, kalktık. Baba gidince işe, döndük uykuya yine ve ilk orada hissettim sıcaklığını. Elleri, ayakları fazlaca sıcak... Bir ölçeyim dedim 37,2. İlginç, Lara' nın normali 36,4 filan. Genelde de böyledir herhalde dimi, Lara' ya özel bir durum değil. Uyudu bizimki, yarım saat, normali bu, baktım uyanınca yine: 37,5. 
Ee yükseliyor bu, sağlık ocağını aradım önce aşılarımızı yapan ebeyi, severim kendisini, serinkanlıdır ama ilgilidir, ilk minik ateşte doktorumuzu arayıp kendimi hatırlatmak istemedim. Ebenin telefonunu eşi açtı, aile hekimimiz, anlattım durumu. endişeye gerek yok, diş olabilir, 38 i geçerse değerlendiririz takipte kalın dedi. Tamam endişelenmiyorum zaten sadece şaşırıyorum, aşıları bile ateşsiz atlatmıştık ya ne oldu şimdi. Yarım saatte bir başladım ölçmeye. Bu arada ilk şekerlemede halıları kaldırmış süpürgeyi açmış temizlik alt yapısını hazırlamıştım ama herşey olduğu yerde kaldı tabi. Umurumda bile değildi zaten o an . 
Ateş 37,9 oldu paniğe bağlamadan doktorunu aradım. İlk aramada da ulaştım; o da 38 den önce ateş düşürücü verme, verdiğin halde düşmezse de yarın gel dedi rahat rahat. Bu arada evlatcım gözünü açamıyor, bildiğin halsiz, onu öyle görmek de bir dokundu ki sormayın. Normalde uyandığı an kalkmak ister ama yok bir sağa dönüyor bir sola. Gözler aralık, eller ayaklar alev, hepsi üstümde, sarılıyor. Uyumaya çalışıyor, uyuyamıyor, dalamıyor gibi... Biraz daha süt içti bu arada iştah fena değil. Biraz daha uyudu ama beni bırakmadan eller ayaklar sarılma dokunma pozisyonunda. Yarım saat sonra uyanınca ölçtüm yine ateşi, o ne 38,2. 
Hemen açtım şurubu okudum prospektüsü, yani ilk kez veriyorum düşünün, tedbiren almışız doğumdan eve gelirken hiç açılmadan duruyor; okumadan olmaz ya, verdim yarım ölçek, bu arada söylemeyi unuttum iki uyku arasında eklemlere, bileklere, alnına ıslak bez ile kompres filan yapmıştım. Şurubu verdim ama yine de soydum soktum banyoya ılık su ile yıkadım bir de arkadaşımın tavsiyesine uyarak, kurulamadan oturttum üstünde kurudu suyu. Ölçtüm yarım saat içinde tekrar, şükür 37,5. 
Saati 16:00 yaptık bu arada yarım saatte bir ölçmeye devam ederken 36,9 a dek düştü 18:00 da. Ama bu arada tarhana çorbasını da içti, meyvesini de yedi ayaklanıp.  
Sonra hoop yine yükselmeye başladı:
37,4
37,8
37,9 da dayanamadım bir yarım doz daha verdim. Sonrasında da uyudu. Saat başı ölçüyorum yavaş yavaş düştü yine ve normale döndü ama ben gönüllü nöbetçiyim bu akşam. Lafı bu kadar uzatıp dolandırmam da ondan. Vakit bol ne de olsa. 

Bu arada halıları geri serdim, süpürge ile kova da hala koridorda duruyor, evet biraz umurumda şu an ama kalkıp onları yerlerine kaldıracak kadar değil. Yarın sabah bakarız. Eğer Lara' nın ateşi normalse, hatta belki dişi çıkmışsa sevinçten temizliğe fırsat bulamam diye düşünüyorum ama. 

Neyse bakarız... 

31 yorum:

  1. Canım benim gelmiş geçmiş olsun inşallah, ne kadar aciz kalıyor insan değil mi çocuk hastalıkları karşısında:( Hele o durgunlaşmalarını görmek yok mu ah ahhh... Belli ki diş çıkaracak seninki, ilaçla düşdüğüne göre. Yapılacak herşeyi yapmışsın, şimdi bekle bakalım ilk incisi nereden çıkacak?Öpüyorum ikinizi de...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fiamma' cım, o durgunluk işte insanı bu kadar çaresiz bırakan haklısın. Önemli bir durum olmadığını hissediyorum bir şekilde yani diş yüzünden diyorum hep hala beklemedeyim. 37,1 de sabitlendi sabahtan beri... Sağol, ben de öperim..

      Sil
  2. Hep söylüyorum çok iyi anlıyorum seni diye zira inan aynı şekilde hissediyordum ben de, hem soğukkanlı hem duygusal ve telaşlı! 'Çocuklar böyle büyüyor' lafına sinir olurdum o günlerde, şimdi hastalansa yine sinir olacağım gerçi karşımda rahat rahat 'birşey olmaz' diyenlere ama hasta olacaklar ille, dua edelim hep böyle basit sıkıntıları olsun ömürlerince.
    Çok geçmiş olsun Lara'ma, ağrısız sızısız çıksın dişleri inşallah tez zamanda.
    Bu arada nöbet tutma be canım, ertesi gün senden nöbeti devralacak kimse yok sonuçta, saati kursan saat başı baksan? Bölük pörçük de olsa uyursun hiç olmazsa.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esra' cım evet bu anlamda hepimiz birbirimize benziyoruz. İnsan yaşamadan anlamıyor işte, ateş der geçersin ama yaşayınca o ateşin ne demek olduğunu anlıyorsun bir şekilde. Ben de şimdi anlıyorum sanki... Dün senin tavsiyen mi Calpol mü ikisi birden mi işe yaradı bilmiyorum ama bir daha 38 i görmedik. Dur bakalım bugün ne olacak, 5-6 saattir hiç oynamadı derece, akşam 19:30 da vermiştim ateş düşürücüyü. Çok teşekkür ederim. Uyudum zaten dediğin gibi saati kurarak bir kaç saat; sadece 5 ten sonra uyumadım. Şimdi de sabah şekerlemesinde, burnu açık başka belirti de yok çok şükür.

      Sil
  3. Öncelikle umarim bugün Lara daha iyidir ve atlatmistir atesli zamanini...
    Seni okurken bir yandan da düsündüm tabii. Sahi ben de böyle miydim diye. Olmadigima karar verdim, hatirlamiyorum bile ilk kez ne zaman ateslendi ya da ateslendiler.
    Yanlis anlama sakin, sana yanlis yapiyorsun demek istemiyorum sadece ben anormalmisim sanirim:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada fotografi cok sevdim:)

      Sil
    2. Hiç 38 i görmedim bugün şükür Semi' cim. Seni yanlış anlamam için bir neden yok ki biliyorum eleştirmiyorsun, sadece farkını ortaya koyuyorsun. Anormal nedir, normal ne tartışılır ama ben fazla tedbirliyim belki de... İlkleri bir yerlere yazıyorum ayrıca sonra birlikte okumak için.
      Çok teşekkürler fotoğraf eşimin bana hediyesi :)

      Sil
  4. kıyamam prensesime.sana da tabiki!geçmiş olsun canım.böyle bir bir endişeyle geçiyor zaman ve bir bakıyorsun kocaman olmuşlar.ilkleri yaşamak her daim daha badirelidir.ikinizide kocaman öpüyorum canım.sevgiler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Dolunay' cım, illaki kalbin kendinden önce onun için atıyor ya endişelenmemeyi öğrenebileceğimi hiç sanmıyorum bu nedenle. Sadece ilerde belli etmemeyi öğrenebilirim belki tedirgin olmasın diye :)Çok teşekkür ederim tekrar.

      Sil
  5. Ülkercim, iki çocuktan sonra, doktorumuz sayesinde öğrendiklerimi söyleyeyim sana, diş için olan ateş 38'i geçmezmiş, 38'e kadar olan ateş korkulacak bir ateş değilmiş... "Ateşi hızla yükseliyorsa şurup vermekte gecikme çünkü o zaman şurup etki etmez, artmaya devam eder" demişti doktorumuz, Şurupları da 4 saatte bir iki değişik surubu dönüşümlü veriyorduk... Bir de sakın unutma çocuklar, bebekler yüksek ateşe dayanıklılarmış, büyükler gibi çok etkilenmezlermiş... Geçmiş olsun çok kuzuya...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esen' cim ben de duymuştum diş ateşinin 38 i geçmeyeceğini. Bizim doktor da bugün aradığımda inceden bir ayar verdi bana "sen buna ateş mi diyorsun, ateş görmemişsin" diye. Görmedim tabi dedim ona da görmediğimden arıyorum zaten. Çok da hızlı yükselmedi şükür yarım saatte bir ölçtüm ya takip edebildim.
      Bu arada ben 16 yaşında kızamık geçiren biri olarak diyebilirim ki o bebeler nasıl dayanır o kızamığın ateşine bilmem. Perişan olmuştum ben. Yani yine haklısın bizden daha dirençliler şükür ki.

      Sil
  6. Çok çok geçmiş olsun Ülker'cim ilk ateşlendiği zaman ben resmen yıkılmıştım,serin kanlı olamamıştım ama zamanla öğrendim..İlk ateşlenmeyi 11 aylık olunca sanki hiç ateşlenmeyecek gibi düşünmüştüm galiba ne saçma di mi? şimdi soğukkanlı olsam da ateşli olduğu geceler uyuyamam, o ateşli olduğu için üstünü örtemezken bende örtemem bu garip bir duygu garip bir yürek ağırlığı...İnşallah Lara kuzucumun da ateşi geçmiştir,hiç çıkmamıştır bugün..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ayla aynı şeyi hissettim biliyor musun? Yani aşıları da ucuz atlatınca bizimki hiç ateşlenmeyecek sanmışım zahir :)) Dün gece uyudum güya ben saat kurup ama o saat hiç çalmadı ki ... Çok sağol.

      Sil
  7. Prensesim hasta olmuş. Kıyamam ben Lara'ma. Ülkerim ilk deneyimin, inşallah son olur dicem ama olmayacak maalesef. Tek tesellimiz hastalığın onları güçlendirdiği. Biz böyle gecelerde yanyana yatıyoruz genelde. İnsanlık hali, olur da uykuya dalarsam en ufak bir temasta teyakkuza geçiyordum. Bakalım ne zaman göreceğiz, ilk inci tanemizi?
    Çok geçmiş olsun bebeem, öperim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nilhan' cım sağol bebeem :) Haklısın bak bunu bugün annem de söyledi. Güçlendiriyor evet. Bu düşünce biraz rahatlattı beni :) Yanyana yatmayı düşünmedim değil ama daha da fazla ısıtırım gibi geldi çocuğu, ne bileyim amaaan bendeki evhamlar bi bol ki ...
      Bu arada diş mi bilemiyorum hala hafif bir burun akıntısı var sanırım öğleden sonra başladı gibi.. Dur bakalım yarın çıkar kokusu...

      Sil
  8. Geçmiş olsun diyelim Lara'ya da size de, geçsin gitsin bir daha gelmesin inşallah, Çok zorlamadan atlatırsınız inşallah bu günleri. Ve diyorum ki annelik ne kutsal şey, dünyanızı, hayatınızı adıyorsunuz size emanet olan can'a, kendi canından bile değerli bilerek...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler sevgili ay-ser. Hayat böyle, bir zamanlar benim başımda beklerdi annem geceleri; şimdi ben onun başında bekliyorum, dilerim o da bir gün kızının başında bekleyecek :))

      Sil
  9. canım çok geçmiş olsun..Böyle zamanlarda soguk kanlı olmak en doğrusu,,
    Bunlar çok normal artık büyüyo Lara'cık.
    tekrar geçmiş olsun Sevgiler canım...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok geçmiş olsun Huzur' cum. Sağolasın, sevgiler...

      Sil
  10. üff hadi geçmiş olsun. macera gibi okudum valla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Deep, hem iyi dileklerin hem de bloğundaki tanıtım için tekrar...

      Sil
  11. oğlum doğduğumda ilk düşündüğüm şey bir gün ateşi çıkarsa naparım dı .Şimdi 3 sene geçti hala her ateşlendiğindeki sayısını hatırlamıyorum öyle kötü oluyorum ki her anne gibi.Seni o kadar iyi anlıyorum ki .çok çok geçmiş olsun şükür cabuk geçmiş inşallh devamı gelmemiş sadece diş için yükselen bir ateş olsun.
    sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Sezobigo, bugün de burnu akmaya ve ufak ufak öksürmeye başladı, ateş yok şükür ama besbelli hastalandı. Ben vicdan yaptım kesin üşüttüm çocuğu diye ama sevgili arkadaşlarım beni yatıştırdılar virüs de olabilir hemen vicdan yapma diye, çok teşekkürler, inşallah bizim soğuk algınlıkları gibi ilaçsız 1 haftada geçer haftaya pazartesi birşeyciği kalmaz, yoksa o öksürdükçe içim eriyor.

      Sil
  12. Canım benim. İnşaşllah kısa sürede iyileşecek Lara. Senin endişeni, nefessiz kalışlarını öyle iyi bilirim ki. Gülbilge'nin 6 ay boyunca hiç ateşlenmemesi beni korkutmuştu. Neden biliyor musun? Mikroplarla tanışmazsa onlarla savaşma yeteneğini kazanamaz diye. Mikrop olmalı ki kanda antikor üreyebilsin ve bebeğin mikroplarla savaşan bir ordusu olsun. İşte bu yüzden; Zeynep, "Anne Gülbilge ateşlendi" dediğinde kocaman bir nefes almıştım. Tedbirli oluşun ve serinkanlılığın için seni kutlarım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gülsüm ablacım, biraz geciktim yanıtlamakta ama biz bayram tatili sonra babaanne, büyük teyze, anane, dede, teyze derken gezdik çokça ve ancek döndük kürkçü dükkanına :)
      Çok şükür Lara bir soğuk algınlığı yaşadı 10 gün kadar tabi ki ben de onu takip ettim ama seyahate çıkmadan önce ikimiz de iyileştik ve senin de söylediğin gibi bence de bu kış grip aşımızı da yaptırmış olduk bu hastalık sayesinde. Tüm kış bir daha hastalanmayız inşallah bu sayede. Çok teşekkürler, Gülbilge' yi de koklarım :)

      Sil
  13. rengim merhabaaaa.bayramını kutlamak istedim.sana eşine ve minik prensesime iyi bayramlar ve sevgiler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Dolunay' cım, senin de geçmiş bayramın kutlu olsun :)

      Sil
  14. Ülkercim, nerelerdesin, herşey yolunda mı, çok merak ettim seni, bir ses versen.....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Banu abla' cım, biz 17 Ekim' de çıktık evden İzmir' e doğru, ancak döndük işte :) Önce düğün, sonra bayram sonra evlatlık ve torunluk görevlerimizi de yapıp döndük evimize. Son yazımın hastalık ve ateş üzerine olması tamamen talihsizlik çok şükür 10 gün içinde atlattık hastalığımızı. Çok teşekkür ederim, sevgiler bizden size :)

      Sil
  15. Merak ettim seni Ülkercim, uzun süre ses çıkmayınca bi kapıyı tıklatmaya geldim ama öğrendim ki Banu Ablaya yazdıklarından iyiymişsiniz, sevindim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Esen' cim, uğrarım en kısa zamanda ben de sana sen neler yaptın bakalım bu ara :)) Sevgiler,

      Sil

Diğer yazılardan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...