Uzuuun zamandır yazamadım yine ve yine ama bu kez farklı nedenlerle. Son bir ayda dünyam değişti, sizin değişmedi mi? Bakış açılarımız, değer yargılarımız, duruşumuz, nefes alışımız bile değişmedi mi? Okuduklarımız, duyduklarımız, gördüklerimiz bizi duygudan duyguya sürüklemedi mi? "Kimi" hayvanlar ön plana çıkıp sempatimizi kazanırken (misal penguen dememe gerek bile yok ama) "bağzı" insanlar, "bir takım" medya ve yüzde değerlerle ifade edilen kitleler olarak bölünüp bölünüp toplanmadık mı? Gezi' den önce ve sonra olarak bölünmedi mi hayat? Artık hiç bir şey aynı değil, olmayacak değil mi?
Counter
2 Temmuz 2013 Salı
1 Haziran 2013 Cumartesi
20 Mayıs 2013 Pazartesi
Ser ser ser, sonra da bırlan dur
Bir "98. Geleneksel Bir Süre Ortadan Kaybol Sonrasında Bloga Dön ve Alabildiğine Bırlan" konulu yazıyla daha karşınızdayım. Yani yaratılan üretilen bir iğne yok, yaptık ettik, olsaydı iyiydi ama falan filan laf kalabalığı....
Yine günler olmuş yazmayalı, ben bi ara mı versem acaba, yani resmi bir ara.
En azından göğsümü gere gere ara verdim ki ben yazmıyorum derim kendimce.
Neler yaptın da geçti gitti günler camiadan(!) uzak derseniz hiiiiç derim ama yine de bir özet (gerçekten özet bak devam et göreceksin, kısacık) geçmek için buradayım tabi.
25 Nisan 2013 Perşembe
Lara' nın halleri, bizden haberler
Bahar geldi ya, bana bir haller oldu. Bu her bahar içi coşan, uçuş uçuş evlere sığmayan insan modeline çok özeniyorum ama bende durum tam tersi. Hoş buralara yaz da geldi sayılır. Şimdilik hala gündüz saatlerinde sokağa çıkabiliyoruz ama az kaldı park sefalarımızın gecelere taşınmasına belli.
Bir miskinlik, bir isteksizlik, halsizlik, baktığım yere bakakalmak, kolumu kaldırmaya üşenmek filan. Hoş yine Lara ile ilgili mesaimi aksatmıyorum, söz konusu Lara olunca evde sürekli 'Ali babanın çiftliği ve Kırmızı balığın göldeki maceraları üzerine şakımaya, kendimi alkışlamaya devam ediyorum. Ama söz konusu kendim olunca o kol kalkmıyor arkadaş. Geçecek biliyorum ama yarı depresif, yarı yayvan ruh halimden sıkıldım.
31 Mart 2013 Pazar
Aranan Tarifler Bulundu :)
Her telden çalan hobili girişimci anne, bu pazar günü de mutfağından seslenmeye karar verdi. Çünkü yıllardır aradığı kurabiye ve poğaça lezzetlerini buldu, ikisini de aynı günde üstelik. Şaka gibi...
Yemek blogu değilim tamam ama yemeyi yedirmeyi pek seven; evini kurabiye, kek kokuları ile doldurmayı daha da seven, hepimiz gibi mecburiyetten yaparken daralan ama keyifle mutfakta vakit geçirmeye bayılan bir kadınım neticede. Hamurla muhabbete de bayılırım. Kimi zaman sürekli yapar kimi zaman uzun aralar veririm. Bunlar uzun aradan sonra ilk.
Sözü çok uzatmadan tariflere geçeyim:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
